Yani özne, imgesel bir illüzyonun sonucu değil, Simgesel yapının Gerçek karşısındaki çaresizliğinin bir sonucudur.
Özne, tözün (yapının) kendini tamamlama eylemindeki bir "hata"dır.
Zizek’in o meşhur esprisiyle: "Tanrı dünyayı yaratırken bir hata yaptı ve o hata biziz."
Ya bu hata bir zorunluluksa?
Özne için zorunluluk özgürlük boşlugu ise?
Hatta şöyle de ifade edebiliriz; zorunluluk özneye özgürlüğü yükleyen bir eylemdir. Sartre’ın "İnsan özgürlüğe mahkumdur" sözünü hatırlatır. Öznenin "tözsüz" olması, onun kendi kendini kurma zorunluluğunu doğurur.
Özne, doğası gereği bir "oluş" ise, onun özgürlüğü bu dönüşümü gerçekleştirebilme gücündedir. Sabit bir "Ben"e sahip olmama zorunluluğu, bizi her an yeniden başlama özgürlüğüne götürür. O zaman hala hata
diyebilir miyiz buna ?