bahçedeki iğde ağacı da kurudu
onu bir kız izlerdi avludaki çeşmeyi ağlatırken,
dalgın dalgın izlerdi yüzündeki ağrıyla,
insanların tüm sabahlarını merak eden şairler gibi
biri annesine koşardı şimdi köşede bir öksüz hıçkırırdı.
o bahçe o kızın ruhuyla
uzaklara bakmanın en uzaklara çok uzaklara
düşüncelerimizin bile yetişemeyeceği kadar uzaklara
ciğerlerimizdeki nikotinin bizi aniden savaşın ortasında bırakamayacağı kadar uzaklara..
o bahçe beni köksüz bırakıp
sonsuza çekiliyor şeyhimin parmaklarında.
anlamıyorum ben, beni ademin ilk günahkarı mıyım?
anlamıyorum ben havva’nın tövbesinden önceki son kızıyım
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.