Bence, Marcia'nın kimlik statüleri bağlamında "ipotekli" yani bağımlı kişiliğe sahip bireyler yetiştiriyoruz. Bu kişilerde atılım yapmaya cesaret edemediklerinden asla birey olamıyor, hep birinin gölgesi altında yaşayıp sorumluluk bilinci geliştiremiyorlar. 4 yaşındaki bir öğrencimin hala ebeveynleri ile birlikte yattığını öğrendim geçenlerde. 23 Nisan'da da aynı çocuğu zar zor gösteriye getirdiler, neymiş evden çıkmak istememişmiş. Çocuğa öyle köle olmuşlar ki, 4 yaşındaki çocuk şimdiden insanları nasıl kullanırım'ı çözmüş. Ne özbakım becerilerine sahip ne otonoma. Gitme saatinde biri ona eşyalarını giydirsin diye bariz kıt akıllı rolüne yatıyor. Anne ve çocuğun fiziksel bağı, göbek bağı kesimiyle sonlanır. Duygusal bağ ise diş çıkartma ile sonlanır. Bunu söyleyen Mahler, bu iki süreç bireysel bağımsızlığın temelini oluşturur. Zannımca empati ve sempati arasındaki farkı bilen tiplerde değiliz. Aileler çocuklarıyla empati kuracaklar diye yaşayan sempatiye dönüşüyorlar; çocukla bütünleşiyorlar ve onlara yapılan iyi eylemler haz ögesi, kötü eylemler ise yıkım ögesi oluyor. Çocuk yoluyla egolarını tatmin etmeye çalışan ebeveynde özdeşimden sebep ot bok her şeyde kendine pay çıkartıyor ay nasılda bu mükemmel canlıyı yaptım, dünya benim sayemde dönüyor diye kfkskdkdmd