Yorum

Lynda isimli okurun asıl gönderisini gör
Kuran kesinleşmiş zina suçuna dövme cezası veren bir kitaptır. Böyle bir kitabın, Sadakatsizlikten KUŞKU haline aynı cezayı vermesi bir tutarsızlık olur. Nisa 34''e genel manada bakılırsa öngörülen bir ceza yok, bazı tedbirler vardır. Dayaktan tedbir olmaz ceza olur. Peygamberin hayatı boyunca zina iftirasına maruz kalan eşi de dahil, hiçbir hanımına el kaldırmamıştır.(Böyle bir bilgi hiçbir kaynakta bulunmamaktadır.) Konu ile ilgili Cengiz Özakıncının "Dünden Bugüne Türklerde Dil ve Din" ve Yaşar Nuri Öztürk'ün "İslam nasıl yozlaştırıldı" kaynaklarına başvurabilirsiniz.
Türkçeye bile geçmiş olan bir kelimeyi bükmeye çalışıyorsunuz. "Darp raporu", "darp etmek" ,"darbe" gibi kelimeler sana ne çağrıştırıyor?
Aynı fiil Kuran'da Zühruf Suresi 5.ayette "uzaklaştırmak, uzakta tutmak" Taha suresi 77.ayette "Yol açmak", Nisa 94 ve Maide 106'da Gezip dolaşmak anlamlarında kullanılmıştır. Önceki yorumuma bakarsanız böyle bir yorumun Kuran'ın geneli açısından tutarsız olduğunu görebilirsiniz. Tabi ki Kuran'da vurmak anlamında kullanıldığı ayetler vardır.
Eğer modernistlerin iddia ettiği gibi DaRaBe kelimesi vurun/dövün anlamına gelmiyorsa o zaman Kuran'daki DaRaBe kelimelerinden hiçbirinin "vurun/dövün" diye anlaşılmaması gerekir. Eğer Kuran'daki herhangi bir ayette DaRaBe kelimesi "dövün/vurun" dışında bir anlamda anlaşılamıyorsa Nisa 34'deki DaRaBe kelimesinin "vurun/dövün" diye anlaşılmasına Kuran'ın kendisi onay vermiş oluyor demektir
Çevirmenlerin "bu fiil hiçbir zaman Vurun, dövün anlamına gelmiyor" gibi bir iddiaları yok, Kuran'ın da "bakın bu fiilin 10 anlamı var, Dövün anlamını alacaksınız" gibi bir iddiası da yok. Ayetin bağlamına göre kelime yorumlanabilir. Çevirmenlerin çoğu erkek olduğu için önceki dönemlerde böyle bir anlam verilmiş olabilir, bu da sadece kötü niyet göstergesidir.
Verdiğin ayetlerde darabe kelimesi harfi cerlerle geçiyor. Harfi cersiz darabe kelimesi ne anlama geliyor ona bak.
Türkçeye bile geçmiş olan ve "kötü işlerin karşılığı" manasına gelen "ceza" kelimesi Arapça'da iyi işlerin karşılığı olarak da kullanılır. Türkçeye bile geçmiş olan ve "bir şeyi zorla yaptırmak" anlamına gelen "emretmek" fillinin Kurandaki kullanımını incelediğinde "önermek, söylemek" manasına kullanıldığını görürsün. Ayrıca "itaat etmek" fiili de Fussilet 11'deki zıt anlamıyla birlikte kullanımına baktığında "isteyerek, gönülden" yapılan işleri kasteder. "Türkçeye bile geçmiş" argümanın ne kadar doğru? Bir dilden bir dile geçerken kelimelerin anlamı değişebilir, daralabilir. Ki bu aynı dilin içinde bile olabilir. 1000 sene önceki Karahanlı Türkçesiyle yapılan besmele çevirisine baktığında, "Ol bagırsak Tengri adıyla" olduğunu görürsün. O zamanki Türkler "bağrına basan, seven, merhamet eden" anlamında "bağırsak Tanrı" terimini kullanmış fakat sen bunu şu an elindeki Türkçe sözlüğe baktığında anlamsız bulursun. Çünkü bağırsak kelimesinin anlamı aynı dilin içinde bile zamanla daralmış. Bunları "dilimize bile geçmiş" dediğin saçmalık üzerine yazdım. Asıl sorum şu, 1400 yıl önceki bir Arapça metinden yanı kurandan, "darb etmek" fiilinin "dövmek" anlamında kullanıldığı ayetleri getirir misin?
Enfal 50'deki darabeden ne anlıyorsun ?
Bir insanın bir insanı dövmesini anlamıyorum :) sen öyle anlıyorsan boşver
Peki Arapça'da müdaraba diye bir fiil var "karşılıklı darblaşma", "iki kişinin birbirini darb etmesi" demek. Senin verdiğin anlama göre bu fiilen ne anlıyorsun?
Senin kafandaki darabe kelimesi ile Enfal 50'yi,Bakara 73'ü çevir/meallendir aha buraya koy bakalım. Bekliyorum
Şimdi Bakara 73'te kullanıma bakarsak Vurmak ve dövmek aynı şey mi sorusu ortaya çıkar. Ölüyü dövmek gibi saçmasapan bir anlam çıkıyor. Arapça bilmeye gerek bile yok böyle bir anlam vermek için..
Benim kafamdaki anlamı ne yapacaksın? Ben senin kafandaki anlama karşı çıkıyorum ve iddia ediyorum bu kelime Nisa 34 hariç kuranın hiçbir yerinde "bir insanın bir insanı dövmesi"ni kastedecek manada kullanılmamıştır. Sen de bu kadar emin isen göstermen lazım ayetleri bana. Ama konuyu saptırıp, benim kafamdaki anlamı soruyorsun. Ben "vurmak" anlamında kullanılmamıştır demedim ayrıca, "dövmek" anlamında kullanılmamıştır dedim. Ve vurmak anlamı da, "bir insanın başka bir insana fiziksel şiddet uygulaması" olarak kullanılmamıştır. Misal vurmak, damga vurmak, duvar vurmak, asayı kayaya vurmak gibi. Tıpkı kapı dışarı vurmak gibi...
Şu en baştaki, kelimenin Türkçeye geçen formlarını da eksik söylemişsin. Bilmiyorum, bilerek mi yaptın bilmeyerek mi. Mesela Darphane kelimesindeki "darp" kısmı Arapçadan, "hane" kısmı Farsçadan gelir. Ve buraya "paranın dövüldüğü yer" diye düşünerek darphane dememişlerdir eminim ki.
Mehmet bana vurdu. Mehmet beni dövdü. Mehmet beni darp etti. ---------- İstesende istemesende yukarıdaki 3 cümle aşağı yukarı aynı anlama gelir. 3 cümlede zihnimizde şiddet canlanır. Bu Türkçede olduğu gibi İngilizcede de geçerlidir. Strike,hit,beat... Nisa 34'deki vurun muydu, dövün müydü, darp edin miydi diye tartışmak boş. Sanki vurmak, dövmek kelimeleri "siyah-beyaz" gibi iki zıt anlama geliyor. Enfal 50,Bakara 73 aha orda. Elmalının meali aha orda, diyanetin meali aha orda, İngilizce mealler aha orda...
Sakin olabilir miyiz lütfen :l
Sen şunu yazdıktan sonra daha da uzatmak istemiyorum. Naçizane temennim yorumların silinmemesi ve gönderiyi okuyanların, yorumları da incelemesi. Anladığım kadarıyla ben Kurandaki hiçbir darabe fiiline dövmek kelimesini koyamıyorum, sen "vurmak, dövmek aynı şey" deyip her birine koyabiliyorsun ve anlamlı buluyorsun. Anlayış farkımız var biraz. Umarım Michael Jackson'ın şarkısında söylediği "beat it" kelimesini de "döv onu" olarak anlamıyorsundur :)
As for women of whom you fear rebellion, admonish them, and remain apart from them in beds, and beat them(Nisa 34) As for women of whom you fear rebellion, convince them, and leave them apart in beds, and beat them. (Nisa 34)
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.