Yorum

NigRa isimli okurun asıl gönderisini gör
Hey millet nasılsınız? Tek ben mi okuyorum Orhan Pamuk ki. :/ Etkinlik kapsamında 3 kitap okudum O.P'dan.
Kırmızı Saçlı Kadın
Kırmızı Saçlı Kadın
-
Beyaz Kale
Beyaz Kale
ve
Kara Kitap
Kara Kitap
. Aralarında Kırmızı Saçlı Kadın'ı çok yavan bulmakla birlikte, Beyaz Kale oldukça ilginçti. Kara Kitap'ı dün gece itibariyle bitirdim ve bittiğinde üzüldüm, hani çok güzel kitapların bir an önce sonunu görmek isteriz de bitince bir boşluğa düşer, biraz daha okuyabilmeyi dileriz ya aynı öyle oldum. Çok güzeldi. Ufak bir ara verip devam etmeyi düşünüyorum Orhan Pamuk okumaya.
Ben
Cevdet Bey ve Oğulları
Cevdet Bey ve Oğulları
'nı bitirmiştim. Gerçekten de çok beğenmiştim. Sonra,
Sessiz Ev
Sessiz Ev
'i okumaya başladım. Ama derslerin yoğunluğu nedeniyle az az okuyabiliyorum. Ama Sessiz Ev'de OP çok muhteşem bir Bilinç Akışı yöntemi kullanmış... Tutunamayanlar'dan sonra okuduğum en şahane (Bilinç Akışı yöntemiyle yazılan) kitaptır.
Sıraya Sessiz Evi alayım o zaman.
Bence pişman olmayacaksınız.. :)
Pamuk okuyan pişman olmaz.:)
Pişman değilim. :))
Hımm burada bir etkinlik vardı dimi:) Pamuk, kafamı karıştıran bir yazar, sevdiğim yazarlar arasında olsa da. Fikirleri, savundukları, düşünceleri değil kafamı karıştıran. Örneğin Beyaz Kale; kurgusu, fikri güzel ama benim içime sinmeyen bir şeyler var. Doğal bir akıcılık ve kurgu yok sanki. Zaten bunu kitabın sonundaki bölümde kendisi de dile getiriyor. Tarihteki bazı karakterleri inceleyip bunu kurguya dahil ettiğini. Bir yazarın eserini açıklamasını anlamlı bulmuyorum. Neden bunu okura bırakmıyor? Şunu şu karakterden esinlenerek şöyle yazdım demek, o eserin bendeki etkisini azaltıyor. Pamuk, bir romanı anlamanın o kitaptaki anlatılanın kim tarafından anlatıldığını anlamakla olabileceğini yazıyordu, Kafamda Bir Tuhaflık Var'da da kitap bölümlerden oluşuyor; her bölümün başında anlatıcı kahramanın adı belirtiliyordu. Evet, okuyucu açısından anlamayı çok kolaylaştırmıştı bu durum ama benim romanın akışında kopmama neden oluyordu bu durum. Yazar, kitapla okur arasına girmemeli, kitabını okuyucuyla baş başa bırakmalı. Bir yandan postmodern tekniğin ilk örneklerini vermesi edebiyatımızda süregelen ana akımdan ayrılması yönüyle Pamuk kitaplarını seviyorum. Etkinlik süresince dört kitabını daha okumama vesile olduğu için NigRa'ya ve düşüncelerini paylaşan okurlara teşekkürler, iyi okumalar.
Ben Beyaz Kale'nin kurgusunu sevmiştim, hafif ürkütücü, gergin, karanlık bir hava vardı kitapta sanki. Özellikle sonunda ucu açık bırakılmasını sevmiştim. Kafamda Bir Tuhaflık Var'ı okumadım ama Benim Adım Kırmızı'da da her bölümün başında anlatıcının adı vardı, ben böyle çok anlatıcılı kitaplarda ismin belirtilmesini seviyorum böylece baştan zihnimde o karaktere ait oluşturduğum görüntüyü canlandırıp öyle okuyorum. :)
Benim Adım Kırmızı kitabına devam ediyorum şuan. Sonunu çok merak ediyorum ama sürekli okuyamıyorum maalesef. Fazlasıyla yoğunum bu günlerde.:(
Sevgili Effy, okurken ben de aynı merakla okumuştum hatta bir katil tahminim de vardı fakat tutturamamıştım. :))
En sona ben kaldım sanırım ya... On beş gündür bitmedi kitap. Benim Adım Kırmızı'yı okuyorum, sonunu baya merak ediyorum fakat ilerleyemiyorum bir türlü. Yazılar küçük küçük, gözlerim ağrıyor okurken. :(
Yaren
Yaren
Ben devam edeceğim daha. Benim Adım Kırmızı çok güzel bir kitap sadece bazı kısımları bayabiliyor. At at at.. şeklinde ilerken kitabı elimden atıveresim gelmişti. :))
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.