Yorum

Kübra isimli okurun asıl gönderisini gör
Kitap öncelikli bir durumda değildi benim için fakat şu eleştirileri gördükten sonra okuyasım geldi. Umarım Lars Von Trier izleyip bu nasıl sanat, adam cinsel organ gösteriyor, bildiğin porno çekmiş tarzında eleştiriler kıvamında değildir eleştiriler. Detaylı bir şekilde okuyamıyorum yazılanları spoiler yememek için fakat anladığım kadarıyla bu tarz eleştiriler mevcut. Umarım yanlış anlamamışımdır. Kitabı söylediğim tarzda bir değerlendirme yaparak eleştiren tüm arkadaşlara Trier'in Antichrist isimli muazzam filmini öneririm. :)
Yani bu kitapta düşünülmekle kalmamış yazıya aktarılmış bir fantezi söz konusu. Sanırım siz seversiniz, çünkü kalan yerlerde dilin sanatlı kullanılması eserden bir şey eksiltmeyebilir sizin için. Ben de bunu ne yadırgar ne de başka bir şey söylerim. Çünkü klişenin alası: zevkler ve renklerdir.
Bir sanat eserinde cinselliğin dile getirilmesi veya gösterilmesi ahlaki açıdan böyle bir değer yargısına sahip kişiler için "bile" bir sorun teşkil etmemeli diye düşünüyorum. Ama cinselliğin kullanımı aynı diğer malzemeler, olaylar gibi destekleyici bir şekilde değil, rastgele, amatörce kullanılırsa bunun karşısında olmak, bunu beğenmemek oldukça doğal. Kitabın içeriğini bilmediğim için varsayımda bulunuyorum tabi. Söylemek istediğim sadece ve sadece, bir sanat eserini ahlaki yargılarımızın kısıtlayıcı etkileriyle ele almamamız. O zaman ne Pasolini, ne Sade, ne de Klimt bize güzel gelir. O yüksek sanatın içine nüfuz ettiğimiz an, bu ahlaki kaygılarımızın bir önemi kalmaz, kalmamalı.
Çok doğru dediniz. Fakat aşağıda bir yorumda kendimi net ifade ettiğim örneği buraya da yazmak isterim. Isabel Allende de oldukça müstehcen sahneler barındırır kitaplarında. 2 kitabını okudum. İkisinden de puan kırmadım. Çünkü onlar diğer olayların gölgesinde kalmıştı. O kadar iyi yazmıştı ki 1 puanı dahi kırmaya kıyamadım. Yani mevzu yazarın derdidir. Filmin derdidir. Olmasa da olur sahneler ve tabi ki ahlaki değer yargılarımı zedeleyecek ögeler beni iter. Bunu da birileri ifade etmeli ki okuyacak kişilerin beklentisi daha makul bir yerde dursun.
Yazdığınız o güzel yazı ve ön yargılarınızın beni sürüklemesiyle kitabı okumaya başladım hatta yarıladım şu anda. İyi ki "bence" sığ olan bu eleştirinizi görmüşüm ve ciddiye alıp kitabı okumaya başlamışım. İnanılmaz bir eserle buluşturdunuz beni. Çok teşekkür ediyorum. Umarım siz de bir gün Trier filmi izlemekten, Hasan Ali Toptaş okumaktan (sapıkça olsa da) haz alacak bir açık görüşlülüğe ulaşma fırsatı bulursunuz. Sanatın böyle sınırlar içinde hapsolması inanılmaz üzüyor beni. Bu söylediklerimi lütfen sizi provoke etmek için yazdığımı düşünmeyin çünkü büyük bir samimiyetle yazıyorum bunları. Teşekkürler tekrardan.
''Açık görüşlülük, sen sığsın, ben muhteşimim, elitistim, vuhhuuu.'' Ben de tüm samimiyetimle söylüyorum, çok da tın. O muhteşem entelliğinizle okuyun. Beni ilgilendirmediğini zaten incelememde belirtmiştim :)
Gölgesizler'i okumanızı önermiştim, vazgeçiyorum. Zaten kitabın başlarındaki ahlaksız kısımları okuduktan sonra bırakırsınız okumayı. Boşuna değerli zamanınızdan olmayın, biz enteller okusun Hasan Ali'yi. :)
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.