İncelemen bana Gölgesizler'i hatırlattı. Aynı şey yüzünden sıkıla sıkıla esneye esneye okumuştum. O kadar yoğun, uzayıp giden -bana göre- hiçbir anlam ifade etmeyen tasvirler vardı ki, sağ olsun illallah ettirdi. En son Vadideki Zambak'ta bu kadar sıkılmıştım. Bir olayın içinde bir şey hatırlıyor, giriyor çiçekten, çıkıyor ovadan. Uzuyor da uzuyor... "Hadi artık" dedim bilmem kaç kere, bir yere bağla şunu... Karakterleri hissedebilseydim biraz, durum değişirdi ama fazlasıyla suyu çıkarılan bir eser olarak gördüm. Edebiyatın özü betimlemeler olabilir fakat bir yakınlık, en ufak bir duygu geçmemişti bana Gölgesizler'de. Tabii farklı yaklaşımlara saygı duymak gerek diye düşündüm, benim beğenmediğimi, bir başkası kendi yorumuyla içselleştirip beğenebilir.
Ben de Heba'ya gideyim o zaman. Ama bu incelemeden sonra nasıl olacak? :p Zaten yeterince önyargılıyım bu konuda.
Kalemine sağlık, gerçekten çok iyi değerlendirmişsin, her incelemende olduğu gibi.