Onu sevdiğimi sanıyordum... Şimdi aslında bilmeliyim ama şimdi de bilmiyorum Sofya’yı sevip sevmediğimi. İyi, akıllı, sessiz ve sıcak kalpliydi ama Tanrı bilir neden, uzun süre köyde yaşadığından mı yoksa başka bir nedenden mi onun ruhunun dibinde (ruhun dibi varsa) gizli bir yara vardı, daha iyi bir ifadeyle, ne kendisinin ne de benim adını koyabildiğimiz ve hiçbir şekilde iyileşmesi mümkün olmayan bir yara kanayıp duruyordu.
Bir bilselerdi… Şimdi sizinle yaptığım şu konuşma gibi zirzoplukların dışında, içimde hiç de öyle bir orijinallik olmadığı için mahvolup gittiğimi… Bu zirzopluklar da zaten beş para etmez. Bu en ucuz ve en alçak orijinallik biçimi.