Konuştuğumuz Türk dili, dilimiz, ana dilimiz... Öyle görüyorum ki biz kendi dilimizi, konuştuğumuz, yazdığımız, insanlarla iletişim kurmakta aracı olan Türkçemizi sevmiyoruz.
Neden mi? Seviyor olsaydık, dilimize özen gösteriyor olsaydık çocuğumuza gösterdiğiniz ilgiye, sevgiye, özeni, emeği Türk diline vermiş, verebilmiş olsaydık bugünkü duruma düşmezdik. Osmanlıcadan, Acemce den alıntı sözcüklerden arındırılmış bir Türkçeyi yerleştirmek uğruna cumhuriyetten günümüze yapılan çalışmalar süredursun ,Türk Dili Şimdi de yepyeni bir tehditle karşı karşıya: küreselleşme adına, İngilizcenin kuşatması altında ,giderek benliğinden ,özünden uzaklaşıyor. Kimi aydınlarımız, yazarlarımız, çizerlerimiz, basınımız, sanatçılarımız, televizyon kanallarımız, reklamcılarımız, sözün kısası hemen hepimizin katkısıyla dilimiz giderek yozlaştırılıyor...
Öyle bir duruma geldik ki alfabeyi bile değiştirdik, harfleri İngilizce telaffuzu ile dillendirmeye başladık. Taksim , " Taxim" diye yazılıyor. Bununla kalınsa iyi ,başka hiçbir dilde görünmeyen bir buluşta yabancı dillere özenilerek müthiş bir yaratıcılık örnekleniyor. ( Dönerchi... Eskiji gibi ) Türkçe sözcükler İngilizce eklerle zenginleştiriyor! ; Börek Center ( sentır), Boncuk Center...
•Ayaküstü lokantaya yakıştırılan "şip şak " gibi güzel bir ad, ne hikmetse İngilizce olarak Ship Shak ( uydurma bir İngilizce) yazılabiliyor. • Elinizde bir broşür; " why-b" , ( vay be yerine )
(...)
Sözün özü ; Dilimizden utanmayalım. Bir ulus ulus yapan temel ögenin dil olduğunu, ulusu parçalamaya götüren yolunda önce kültür ve dili in yozlaşmasından başladığını unutmayalım ! 🤗
Deniz BANOĞLU