Seda Dağdelen

Seda Dağdelen
@yucesedaa
Her kitap, başka bir Seda’yı gün yüzüne çıkarıyor. Unutmamak için burdayım, kitapların bendeki tesiri burada! Peki, sen hikayelerin neresindesin?
Sevgi neydi? Sevgi emekti.
Puan vermedi·140 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 13:59
Bir hikâye, insanın kalbini kitapta başka, perdede başka yerinden vurabilir mi; üstelik biri diğerini gölgede bırakmadan? Selvi Boylum Al Yazmalım benim için tam da böyle bir yerde duruyor. Normalde
Selvi Boylum Al YazmalımCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202113,5bin okunma
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2025 33. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2025 01:06
Olga Tokarczuk bu romanda bize hem bir polisiye hikâyesi anlatıyor hem de insanın doğayla ilişkisini sorgulatan derin bir metin sunuyor. Hikâyenin geçtiği kasaba soğuk, sisli ve biraz ürpertici. Bu atmosfer, romanın neredeyse her sayfasına sinmiş durumda. Romanın merkezinde Janina Duszejko var. İnsanlar onu tuhaf, yalnız, yaşlı bir kadın olarak görüyor ama o aslında çevresinde olup biteni herkesten daha dikkatli fark eden biri. Hayvanlara duyduğu sevgi aşırılık gibi görünse de romanda bunun aslında bir vicdan meselesi olduğu hissediliyor. Janina, insanın doğaya yaptığı kötülüklere tahammül edemiyor. Kasabada bazı insanlar bir bir ölmeye başlayınca, Janina bu ölümlerin hayvanlara yapılan yanlışlarla bağlantılı olduğunu düşünüyor. Tokarczuk burada klasik bir “katil kim?” sorusu sormaktan çok daha fazlasını yapıyor. Asıl soru şu: Doğa bize yaptıklarımızı geri verir mi? Roman boyunca toplum tarafından “ciddiye alınmayan” insanların sesi duyuluyor. Janina’nın yaşadıkları bize şu gerçeği hatırlatıyor: Bazen insanların deli ya da tuhaf dediği kişiler aslında hakikati en açık şekilde görebilenlerdir. Tokarczuk’un dili sade ama etkili. Okur olarak hem kasabanın karanlık havasını hissediyoruz hem de Janina’nın iç dünyasına yakınlaşıyoruz. Roman bittiğinde, şunu düşünmeden edemiyoruz: Doğaya zarar veren gerçekten güçlü müdür, yoksa kendi sonunu hazırlayan bir zavallı mı? Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde, insanın doğayı yok saymasının aslında kendini yok saymak olduğunu, bunu da sakin ama sarsıcı bir dille anlatıyor
1000Kitap
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri ÜzerindeOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 20203,054 okunma
Ama Sizden Değilim; Belki de Siz’im
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2025 13:48
Nihan Kaya’nın bu kitabı, okuduğum ilk kitabı ama son olmayacak dedirten bir ahenge sahip. Hikâyeler arasındaki o fark edilmez ama sürekli akan ritim, sade bir dille kurulmuş gibi görünse de okudukça derinleşen bir duygusal örgü yaratıyor. Her hikâye bittiğinde diğerine geçerken aynı mahallenin yan sokağına yöneliyormuşum hissi var. Bu akışkanlık, kitabı sadece bir öykü toplamı olmaktan çıkarıp aynı duygusal evrenin farklı odaları hâline getiriyor. Aynı mahallede yaşayan insanların birbirini tanıdıklarını zannetmelerine rağmen, hikâyeler ilerledikçe aslında birbirlerini hiç tanımadıklarını fark etmek, kitabın en çarpıcı katmanlarından biri. Dışarıdan bakınca tamamlanmış görünen hayatlar, içeriden bakıldığında gizli odalarla, saklanmış inceliklerle, kimsenin fark etmediği kırılganlıklarla dolu. Aynı yerde yaşamak, aynı dünyayı paylaşmak değil. Kitabın adındaki “Ama sizden değilim” cümlesi ise bu noktada bambaşka bir derinlik kazanıyor. Çünkü o “ama”, bir sınır çizgisi gibi dursa da, aslında bizden biri olduğunun zarif bir itirafı gibi. Reddedişten çok, incelikle kurulmuş bir ait olma hâli. Sanki “biraz uzağınızda duruyorum ama kalbim sizde” diyor. Tam da bu yüzden, tam da bu “ama” yüzünden, aslında bizdensin. Ve belki de bu yüzden, petunyasını seven Münasip Efendi gibi karakterler bir anda kalbimize yerleşiyor. Onların sessiz iyilik hâlleriyle biz de kendi içimizde unutulmuş incelikleri hatırlıyoruz. Nihan Kaya bu öykülerle insanları dışarıdan değil, içeriden tanıma cesareti veriyor.
1000Kitap
Ama Sizden DeğilimNihan Kaya · Eksik Parça Yayınları · 2020567 okunma
Bekle Beni
7/10
·192 syf.··
2025 36. kitabı
Türkiye’de 68 kuşağının politik, kültürel ve psikolojik mirasını yeniden düşünmeye davet eden bir anlatı olarak konumlanan kitapta Livaneli, dönemin gençliğini şekillendiren idealler, hayal
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518bin okunma
Bir Duygu Atlası: Cumhuriyet’in İlk Sabahı
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2025 34. kitabı
Cumhuriyet’in İlk Sabahı… Bu kitapta sadece bir hikayeyi değil, içimde yeniden doğan bir duyguyu yaşadım. Şermin Yaşar’ın o yumuşacık anlatımıyla, İlber Ortaylı’nın bilgece çizdiği tarihsel çerçeve
1000Kitap
Cumhuriyet'in İlk Sabahıİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 20234,615 okunma