• 600 syf.
    ·8 günde·7/10
    Bu kitaba ne yorum yapacağımı bilemiyorum şu an. Öncelikle Mustafadan başlayayım. Hem sinirlendim hem üzüldüm. Hastalıklı düşüncelere sahip takıntılı bir adam. Aşık diyemiyorum çünkü saplantı haline gelmiş duygulara sahipti ne yazık ki. Çocukluğunda yaşadığı travmalara ve ailesinin yanlış tutum sergilemesine bağlıyorum durumunu. Gerçek sevgiyi gördüğü en yakınındaki kişiden çıkarmak istemiş tüm o sevgiye açlığını. Tüm yaptıklarına rağmen sonu beni üzdü. Çağın'a gelecek olursak ne yazık ki günümüzde yok böyle güzel seven adamlar. Kitap boyunca tek bir kötü özelliğini göremedim gıptayla okudum resmen. Çisem narin kırılgan ve fazla saf kızımız. Şehirde ve aile sevgisiyle büyüyen bir kızın bu kadar baskı altına alınması ve yanıbaşında olanları hiç sorgulamadan kabullenmesi tuhaf geldi bana. Kitabın sonuna yakın tüm karakterlerin gerçek aşkı bulup apar topar evlenmeleri gerçek dışı olmuş ne yazık ki. Ya kitabın geneline yayılarak anlatılmalıydı kısım kısım, ya hiç acele bir son verilmemeliydi. Özetle biraz türk filmi tadında bir kitap olmuş. Bölümlerin girişindeki şiirler güzel ve kurguya uygundu. Okunabilir ama konuya bakılacak olursa 600 sayfa kadar uzatılacak bir kurgu değildi bana göre...
  • "Boşuna uğraşıyorsun bu kadar, git açık açık anlat küçük yengeciğime o anlar seni, sonra da kaçırırsın," diye işi gırgıra alan Çınar üçüncü ekmeğine Nutella sürmeye devam etti. Önünden bir hışımla alınan kavanoza anlık şaşkınlıkla bakıp sinirle Efe'ye döndü. Her sabah aynı şey oluyordu.
    "Yine ne oluyoruz ulan! Versene şunu lokmama mı göz diktin," dedi huysuz bir tondan Çınar.
    "Kaçıncı ekmek dilimin o?"
    "Üççç... Ne olmuş yani?" diye umursamaz bir cevap verip elindeki ekmeği yemeye devam etti.
    "Bak göz diksem sayardım bay ukala," dedi Efe bilmiş bir şekilde.
  • 600 syf.
    ·3 günde·Beğendi·8/10
    Yazarın, anlatımını ve olayları kurgulayışını sevdiğimden Watpadd de yayınlanan hikayelerini düzenli takip ediyorum. Yüreğimde Saklı Sevdan kitabı ile ise biraz geç tanıştım. Karakterlerin hepsinin ayrı bir hikayesi var : Çisem, Mustafa, Demiralp….
    Çisem’in masumluğu, aile özlemi, sevgisi, sadakati..
    Mustafa’nın saplantılı aşkı, karanlık dünyası…
    Demiralp ise işte sanırım beni en çok etkileyen de onun geçmişi oldu.
    Çağın ise bu üçlünün arasına hiç beklenmedik bir anda girmesiyle domino taşlarının tek tek devrilmesi gibi gerçeklerin ortaya çıkmasını sağlayıp; Çisem’e gerçek bir aile, aşk ve sevgi kazandırıyor.
    Çağın’ın kardeşi ile kuzeni ise kitapta beni en çok eğlendiren ikiliydi.
    Kitapta sadece sonlara doğru herkesin çift olması bana aceleye gelmiş gibi geldi.
    Demiralp’in hikayesini ise büyük bir merakla bekliyorum, yanılmıyorsam onun hikayesi de yazılacak.
    Tabi şimdi hepsinden önce Doğu’nun İncisi kitabının bir an önce yayınlamasını bekliyorum. Umarım fazla beklemeyiz..
  • 600 syf.
    ·1 günde·Beğendi·10/10
    Çisem
    °Melek... Onun için ne diyebilirim ki. Narin, zarif ve iyi kalpli. Kendisi için kimsenin üzülmesini istemeyen. {İnsan dışı bir varlıl çünkü o melek}
    Çağın
    Aşık, fazlasıyla aşık. Sevdiği kadın için yapamayacağı şey yok. Takıntılı bir adama bile... Sabretti, sevdasını içinde yaşadı ve zafer onun oldu.
    Mustafa
    Onun aşkımı demeliyim yoksa takıntısı mı? Bilemiyorum. Sevdi ve bu sevgi bazı insanları dokunuyorbazılarına özlem çektirdi. Onun açısından hiçte iyi bitmedi.
    Çınar
    Ahhh o Çınar yok mu! İnsanı her daim güldüren bir karakter. Hep muzurluk peşinde ya Efe'ye yada Çağın'a sarıyor.
    Efe
    Sayduyulu bir insan. Çisem'i kardeşi olarak benimseyen, evin hamarat erkeği ve onun da kalbini çalan bir 'ruh ikizi' var
    Sonbahar ayında içimizi ısıtan. Okurken Çağın ile Çisem'in dünyasına ışınlayan
    Aşk'ı farklı bir konuda, yeni bir bakış açısı yarattı. Okurlara 'vay be nasıl aşk'LAR varmış' dedirten
    Yazar'ımızın sade, yalın, sürükleyici ve aşkı muhteşem bir şekilde kaleme alması biz okurları kendine hayran bırakıyor. Özellikle kardeşlik bağları
    Dikkat!
    Bu kitabı okurken Çınar'ın bütün hallerine özellikle 'küçük yengesi'ni deli edişlerine bağımlı olursunuz.
    Çağın ve Çisem'in aşkını okurken bol bol dua edersiniz.
    Çağın-Çınar-Efe benim deyimim ile üç silahşörlere aşık olursunuz.
    Tabi ki Demiralp ve Turaç'ı unutamam. Onların ayrı bir havası var.
    Bölüm başlarındaki şiirler ise gün içinde aklımızdan çıkmayan ve yüreğimize dokunuyor
    Mutlu olabilmek için her gün rastgele bir bölüm açın ve okuyun.

    Tavsiyemdir
  • 600 syf.
    ·3 günde·7/10
    Sürprizlerle dolu bir kitaptı. Yüreklerde saklanan sevdalar zamanla açığa çıkıyor, kimini vuslat olurken kimilerinin imkansızı oluyor. Töre, aile, aşk, dostluk, vefa gibi bir çok konuyu ele alarak sürükleyici bir anlatımla okurlara sunan yazarı tebrik ediyorum. Eğer seçmeniz gerekseydi, gerçek aşk mı gerçek sevgi mi hangisini tercih ederdiniz? Derin ve karışık bir aile yapısı içinde her şeyden habersiz büyüyen Çisem ve hayatın ona getirdikleri, kaybettirdiklerini unutturabilecek mi ? Güzel bir romandı, keyifle okunuyor ve mutlu sonla bitiyor çok şükür...
  • '' Gece olup gökyüzünde ay tüm ihtişamıyla yerini alırken, iki genç odalarına geçip içinde aşk olan, ama başka kahramanlara ait hayallere daldılar.''
    Nevra Karataş
    Sayfa 40 - Büyükada Yayıncılık