Edebi değer açısından gerçekten harika bir eser. Tüm o betimlemeler ve bozkır atmosferinin, kopan fırtınaların dinamik olarak aktarılması, kasvetli havanın ve buhranın alışık olmadığımız kadar çarpıcı yansıtılmış olması eserin Rus edebiyatı'nın ustalarından birinin tezgahından çıktığını ilk sayfadan itibaren hal diliyle ifade ediyor. Bunun yanında Rus toplumuna yönelik bir çok sosyolojik tespit bulmak mümkün. Çok gezen mi bilir çok okuyan mı denkleminde adeta yeni bir bilinmeyen buluyoruz bu kitapta. Kitabın kendisi zaten bir yol hikayesini işliyor. Karakterler kitaptaki tüm öğeler gibi çok gerçekçi düşünülmüş ve yazılmış. Tüm olaylar küçük bir çocuğun gözünden(Yegoruşka) anlatılıyor ve bu çocuksu bakış açısı bir an dahi kaybedilmiyor kitap ilerledikçe. Benim kitapla ilgili tek eleştirdiğim nokta hikayenin alt metninde çok belirgin bir önerme olmaması, yani bir yere varmaması. Hikayenin bazı kısımlarında yazarın verdiği ipuçlarından dolayı beklenmeyen olayların vuku bulacağını düşünüyorsunuz ama esas olarak dişe dokunur bir şey olmuyor. Herkese iyi okumalar