İvan İlyiç’in Ölümü
İvan İlyiç Golovina, hikayeden çıkarımlarım doğrultusunda yaşadığı hayattan bahsetmeye gerek duymayacağım ana karakter.
“Herkesin bu kahredici korkuyu sürekli yaşamaya mahkum olması mümkün değildi.”
Ölüm düşüncesini böyle karşılıyor İvan İlyiç.
Ölüm sıklıkla karşılaştığımız, üzerine düşünmekten bile kaçındığımız, herkese yakıştırıp bir kendimize yakıştıramadığımız gerçeklik. (En azından hayatımızın bir döneminde.)
İvan İlyiç ve ölüme dair düşüncelerinin yolculuğu, her birimizin eninde sonunda İvan’ın tecrübe ettiği aşamalardan geçmek zorunda olduğumuzu çarpıyor suratımıza.
“Yoksa şu dünyada tek gerçek O mu?”
“Bütün bunlar niçin? Bu dehşet niçin?”
Yaşarken tattığımız zevkler, başarı hikayelerimiz, tanıdığımız insanlar, çocukluğumuz ve hayatımıza dair hatırlayabildiğimiz tüm detaylar...
“ Hayat gitgide artan acılar demek; artan bir hızla en dibe, en korkunç acılara doğru uçmak demekti.
İşte ben de uçuyorum.”
Bunlar İvan İlyiç’in geriye dönüp baktığında yaşama karşı, ölüme karşı düşündüğü cümlelerdi. Peki bizim vardığımız sonuç ne olacak, o sonuca varabilecek miyiz?
İvan İlyiç’in Ölümü, kaçmaya ara verip bir süre düşünmek için, düşünebileceklerimizi tahmin etmek için güzel bir fragman oluşturdu hayatımda.