Bu gece bir ayaz geceydi. Gökte üşümüş yıldızlar, donmuşça bir pırıltıya gömülmüşlerdi, tek tük. On dörtlük bir ay gökyüzünden akıyor, köyün evlerinin, yalnız kalmış ağaçlarının, derimevine, Kel aşığa gelen insanlarının gölgelerini ak karın üstüne uzatıyordu.