Zamanüstü Dil
20.08.16 tarihinde Türkiye ve özellikle İstanbul hakkında bir roman yazmak isteyen Maximillian Dorner ile buluşmuştum. Cemil Meriç'in: "Valery'yi, Mallarme'yi, kaç bahtiyar anlar? Hangi Fransız aydını bir "Legende des Siecles"i lügat karıştırmadan, bütün kelimeleri, bütün imajlarıyla kavrayabilir? " tespitini şahsen tecrübe ettim.

Max bana neden Almanca öğrenmek istediğimi sormuştu. Bir kalıp olarak ezberlediğim: "Goethe'yi, Kant'ı anadillerdinde okuyup daha iyi anlamak" cevabını verdim. Biraz durup, "E biz onları biz zar zor anlıyoruz zaten dedi". Ama biz Türkiye'de "atıştırmalık" gibi Goethe okuyoruz dediğimde, onu bilemem senin kendine daha ufak hedefler koyman gerekir demişti.

Ondan sonra anladım bizim su gibi okuduğumuz Shakspeare'ler, Goethe'le birer vehimden ibaret. Bu halleriyle bile bu kadar etkileyici iseler, anadillerinde okumak gerçekten büyük bahtiyarlık!

Süheyl Karakaya, bir alıntı ekledi.
 02 Haz 2017

Zamanüstü Dil
Valery'yi, Mallarme'yi, kaç bahtiyar anlar? Hangi Fransız aydını bir "Legende des Siecles"i lügat karıştırmadan, bütün kelimeleri, bütün imajlarıyla kavrayabilir? Bu bir kuşak meselesi değil, bir kültür meselesidir.

Jurnal Cilt 1, Cemil Meriç (Sayfa 50)Jurnal Cilt 1, Cemil Meriç (Sayfa 50)