Ülkemden hatırıma hep sefiller geliyor
Bin yüzlü Ebrehe'ler, kara filler geliyor
Şimdi devran değişti; ebabiller geliyor
İbrahim bahçesinden taze güller geliyor
Alemde, duyulacak kutlu bir avaz kaldı
Ufka bir bak yiğidim; inkılâba az kaldı.
Istıraptır yiğidim azığımız, hicrandır
Mirasımız mahkûmdur, mahzundur, perişandır
Gene de ye'se düşme yiğidim; imtihandır
Filizlenen her ölüm, mazlumlara nişandır
Ne gönüllerde sevinç, ruhlarda beyaz kaldı
Ufka bir bak, ilerle; inkılâba az kaldı.
LİME LİME
Gel karanlığıma, korkma; yıldızlarım var
Karanlığım kadar büyüktür yıldızlarım
Göğüm gibi berraktır gözlerimin bebekleri
Gel yalnızlığıma, yalnız kalsın acıların
Nisan kelebeğisin, yüreklere konup kalkan
Haziran çiçeğisin, bulutlarda yağmur kokan
Rüzgârsın, esip geçmeyi bilmeyen rüzgâr
Rüyasın her gece görüp görüp ağladığım
Kader köprüsü gözyaşlarım üstünde
Avuçlarımda ıslan sonsuza kadar...
Sanma ki deniz
Hayallerimiz
Selahaddin'den
Kalmadı bir iz
Dünyanın hâli
Yorgun ve deli
Kendini sokan
Akrep misali
Bense kötürüm
Sağır ve körüm
Sensiz kalmışım
Sanma ki hürüm
Çekmişim naza
Düşmüşüm dize
Ellerini aç
Dua et bize
Mayası küfrün
Kanlı ve derin
Bizi de sarsın
Nurlu ellerin
KUDÜS
Mü'minlere küs
Müsün ey Kudüs
Bu hüsran bizim
Bu zavallı süs
Kanımız aksa
Ne gam ne tasa
Bilmeyiz nasıl
Mescid-i Aksa
Yad eller almış
Bahçeler solmuş
Ayaklarımız
Çakılıp kalmış
Kıssadan hisse
Düşmüşüz ye'se
Gece yol giden
Bizi bir görse
Temeli yıktık
Kubbeyi yaktık
Seni tenhada
Yalnız bıraktık