"Insanın hedef alması gereken en büyük gayenin ve en büyük kararın Allah'ın rızasını kazanmak olduğuna inanıyorum. İşte bu yüzden şartlar ne olursa olsun ezanı duyduğunuz anda namaza kalkın. Kuran'ı Kerim'i okuyun, inceleyin veya dinleyin. Azıcık zamanınızı bile yararsız işlere ayırmayın."
Hasan el- Benna...
Sürekli zikir halinde olan Müslüman genç:
- Her sabah: "La ilahe illallah" (Allah'tan başka ilah yoktur.) diyerek yola çıkacak.
- İşe başlarken: "Rabbişrahli sadri ve yessirli emri. Vahlul ukdeten min lisanî yefkahu kavli" (Ey Rab- bim! Yüreğime genişlik ver. İşimi kolaylaştır. Dilim- den düğümü çöz ki anlasınlar beni) diyerek yardım istemeyi unutmayacak.
- Yenilmez ordularla bile karşılaştığında: "La havle ve la kuvvete illa billah" (Güç ve kuvvet ancak Al- lah'ındır.) diyerek Allah'a dayanacak.
- Hiçbir çıkış yolu kalmadığında: "La ilahe illa ente subhaneke inni küntü minez zālimin" (Senden başka hiçbir ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum) diyerek yolunu açacak.
- Verilen her nimete ve zafere karşılık: "Sübhanallahi ve bihamdihi sübhanallahil azim" (Allah'ı, O'na hamd ederek tesbih ederim, Yüce Allah'ı tesbih, ederim) diyerek şükrünü unutmayacak.
Bu şekilde Allah'ın zikrini hayatına işleyen Müslüman genç bilmelidir ki; Allah'tan ve O'nun zikrinden gafil olmak belaların en büyüğüdür, felaketlerin en korkuncudur. Çünkü Allah'ı unutmak, Allah tarafından terk edilmek olacaktır.
İman, eminliktir, güvenilirliktir. İnsanların, akrabalarımızın, komşularımızın elimizden ve dilimizden güven içinde olmaları demektir. Çünkü Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki: "Vallahi iman etmiş olmaz. Vallahi iman etmiş olmaz. Vallahi iman etmiş olmaz" sahabeler, kim Ya Rasulallah diye sorduklarında "Yapacağı fenalıklardan komşusu güven içinde olmayan." diye buyurdu. (Buhari) Yine buyurdu ki: "Müslüman yani iman eden kimse, elinden ve dilinden diğer Müslümanların zarar görmediği kimsedir." (Buhari)