• Zavallı solgun çocuk, niçin böyle çığlık çığlığa söy­lüyorsun hırçın ve nobran şarkını, çatıların efendisi ke­diler arasında kaybolup giden şarkını? Pembe ipekten ağır perdelerini bilemediğin ilk katların pancurlarından sızamayacak ki şarkın.

    Yine de söylüyorsun şarkılarını inatla, tek başına yü­rüyen, kimseye güvenmeyen, yaşamını kazanan bir kü­çük erkeğin dirençli güveniyle. Senin de bir baban oldu mu? Ya da hir yaşlı kadın oldu mu, akşam meteliksiz eve döndüğün zaman, döve döve, sana açlığını unuttu­ran.

    İşte çalışıyorsun kendi ekmeğin için: bütün gün so­kaklarda ayakta, sırtında büyükler için yapılmış, üstün­den dökülen soluk giysiler, boyundan büyük bir zayıflık­la, karnını doyurmak için, şarkı söylüyorsun canhıraş, kaldırırnda oynayan öteki çocuklara çevirmeden o hay­laz gözlerini.