Hani bazı anlar olurdu ya, göğsünüzde sıkışan kalbinizin çırpınışlarından başka hiçbir şey duyamazsınız. Kulaklarınızda dehşet verici bir basınç, hızlanan nefeslerinizin ve hareketsiz kalan bedeniniz. Güneş geriye çekilip yerini kara bulutlara bırakınca, masmavi gökyüzü karanlığın rengini alırdı. Sonra kopan fırtınaya dayanamayan bir çiçek, bükerdi boynunu ve veda ederdi bağlı olduğu toprağa...