• 238 syf.
    Uzun yıllar okumak için beklediğim kitap benim için ilginç bir serüven oldu ama küçük bir hayal kırıklığı da yaşamadım diyemem.

    Öncelikle kitap tarihi değil fantastik bir kurgu olarak göze çarpıyor. Döneme ait çeşitli detaylar yazarın ne kadar özenle ve uzun araştırmalar sonucunda bu eseri ortaya çıkarttığını gösteriyor. Bu açıdan keyifliydi.

    Kitabın üzerine kurulduğu felsefe Descartes rüya kuramı gibi geldi. Bir miktar varoluş sorgusu ile de güçlendirilmiş ancak Sofienin dünyasından devşirilmesi biraz üzdü.

    Kitap benim gibi betimleme ve karakter analizinden hoşlanan bir okuyucu için fazla akıcı ve harala gürele tadında edebiyat ve üsluptan yoksun olduğunu düşündüren bir yapıda. Yani bu kadar yüksek tempolu olmasından hoşlanmadım, çok fazla karakter bulunması ve bunların en sonda bir miktar birbirine bağlanması fena değildi ama kitap biraz daha uzun olsa veya 3 günden uzun sürede okunsa çok sıkıcı da olabilirdi.

    Genel anlamda akıcı, eğlenceli ama edebi yönü zayıf ve felsefi alt metni yeterince açıklanmamış diye düşünüyorum. Yazarın başka kitaplarını okuyacağımı sanmıyorum.
  • 133 syf.
    Türk edebiyatı geçmişimizin tozlu raflarında kalmış kadın yazarlarımızı tanıma serüvenimde yola Müge İplikçi ile devam ediyordum fakat yolumdan dönesim geldi.

    Umarım her kitabın böylesine anlamsız değildir. Umarım yazarken en karışık ruhsal dönemine denk gelen kitabını seçmişimdir. Umarım o hata bendedir...
    Çünkü gerçekten çok zor dayandım. Yani kadınlar evet ee yani? Hani yazmak için yazılmış sanki. Bir yerlerden başlamaya çalışmışsın arada yakalamışsın sonra kopmuşsun ne bileyim şu an ben kitabı aktaramıyorum bile.

    Kesinlikle kurgu yeteneği çok zayıf. Betimleme sıfır ve işin komik tarafı -her yazar betimleme yapacak, imgelemeler kullanacak diye bir şey elbette yok- ama Müge İplikçi beceremediği halde kullanmaya çalışmış. Noktalama işaretleri ise felaket yani okurken şu virgülü sal artık dedim ya. Tırnak işaretinden hiç mi haberin olmadı Müge İplikçi? Ya da konuşma çizgisinden? Tamam haksızlık etmeyeyim konuşma çizgisini yine kullanmışsın ama asıl kullanmak gereken yerleri de nedense es geçmişsin.

    Cümleler o kadar kopmuş ki birbirinden... O kadar anlamsız olmuş ki sayfalar. Daha fazla diyecek hiçbir şeyim yok inanın. Böylesine bir inceleme normalde yazmazdım ama gerçekten büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Şu an sizlere sadece bir sayfa atacağım ve okuyun. Ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır.

    https://ibb.co/Hxhtmjw