İnsanı en çok anlatamadıkları yaralıyordu belki de.
Sustukları, söyleyemedikleri, içinde birikenleri...
Hepsi birer zehre dönüşüyor ve o zehir, günden güne damarlarında gezinen sinsi bir katil gibi insanı öldürüyordu .
Duy beni
Yalvarırım sana, neredeysen çık gel yeniden yanıma. Yüzüme bakma, elimi tutma, sesini bile esirge benden ama çık gel yeniden yanıma, yamacıma.
Tamam, hak etmiyorum. Hak etmiyorum ona dair hiçbir şeyi ama bir kez baksın gözlerime istiyorum.
Her şeyi kaldıran dünya, bu bencilliğime mi burun kıvırıyor yalnızca ?