İlk vahiy olayını yaşayan Hz. Muhammed "Allah'ın Elçisi" olma şerefine erdiğinde bu inanılmaz hadiseyi anlatmak için derhal biricik eşinin yanına koşmuştu. Cehrail ile ilk kez karşılaşmanın verdiği heyecan ve korkuyu onunla paylaşmış, onun sözleriyle sükunet bulmuştu. Zira bu yaşadıklarna bir anlam veremeyerek "Kendimden endişe ettim." diyen Allah Resulu'ne Hz. Hatice'nin cevabı şöyleydi: Öyle deme: Allah'a yemin ederim ki, Allah hiçbir vakit seni utandırmaz. Çünkü sen akrabanla ilgilenirsin, işini görmekten aciz olanların yükünü yüklenirsin, yoksula kazanç kapısı sağlarsın, misafiri ağırlarsın, başa gelen her türlü musibette yardım edersin. (Buhari, Bedu'l-vahy. 1) Yaşamının en zor anlarında eşinin dudaklarından dökülen bu sözler peygamberimiz için oldukça manidardı. Peygamber efendimizin bu ilk vahiy tecrübesini paylaştığı Hz. Hatice, onun getirdiği dine ilk inanan kimse oldu (Kimse inanmazsa, ben inanırım!). Hz. Peygamberin hayatının en zor zamanlarını yaşadığı döneminde onun en büyük desteği Hz. Hatice annemiz olmuştu.
İlk vahiy indiğinde, Kur'an'ın rehberliği, onun tüm insanlığa gönderildiğini ve nübüvvetinin kıyamete dek yürürlükte kalacağını bildirerek görev alanı belirlenmişti.
Hz. Peygamberimizi örnek alan, onun izinden yolunu çizen, sünnetlerini hayatına geçirenlerden olmak dileğiyle...