Yıllar önce kıyafetleri farkı, yüzü yabancı bir atlıyı çevirip hangi halktan olduğunu sormuşlardı ona" Acısı gökyüzü kadar büyük, yarası yıldıar kadar çok ve çocukları güz yaprakları gibi dağılmış bir halktanım" demişti yorgun adam.
Her geçen gün şiddetlenen bir yangın teslim aldı küçük çeçenyayı. Ve gözler önünde eriyip bitiyor insanlık. Şairler sussa da, yazarlar kalemlerini kırsa da sen anlar ve anlatırsın onları. Bu koca şehirde onları dert eden hiç kimse yoksa da sen ve içinne binlerce şair, binlerce çocuk, binlerce mazlum sığan yüreğin yeter. Gel, onların dillerini sen anlarsın. Sen bilirsin garipliklerini ve yaralarını en iyi sen sararsın
Açıkçası, saf dini olgu yomtur, hiçbir olgu da yanlızca ve tamamen dini değildir. Çünkü din, insan ile ilgili omasından dolayı, biraz soysyal, biraz dilbilimi, biraz ekonomi ile igili de ilgili olmak durumundadır.