Çocuklar ikide bir kaplumbağa yakalarlar. Ama kimse kaplumbağayı uzun zaman tutamaz. Ne yapılırsa yapılsın, bir gün yolunu bulup kaçar, uzaklara gider. Kimsenin bilmediği yerlere. Benim gibi.
“Batı dünyası “din duygularını rencide etme” endişesini yenebildiği ve dini ve peygamberleri eleştirip yerebildiği içindir ki AKIL ÇAĞI’na yönelmiş ve İslam dünyası bunu yapamadığı içindir ki geriliklere, ilkelliklere gömülmüştür.”
“Batı, bugünkü gelişmesini ve ilerlemesini ve uygarlığını, din adamı'nın sahte saltanatına ve olumsuzluklarına son vermekle, onu dünya işlerinin dışına itmekle, imtiyazlarını ve yetkilerini yok etmekle sağlamıştır.”
Dolayısıyla hayatımız öncelikle bize başka bir şeyle değil, ancak bakır bozukluklarla yapılmış bir ödemeye benzer; ki bizim bu ödemeye karşı bir alındı makbuzu vermemiz gerekir; bakır bozukluklar günler, alındı makbuzu ölümdür. Çünkü sonunda zaman, içinde ortaya çıkan bütün var olanların kıymetiyle ilgili doğanın yargısını bildirir, çünkü o onları yok eder.
Dolayısıyla mutluluk her zaman gelecekte,
değilse geçmiştedir ve içinde bulunulan an, rüzgarın güneşli bir vadinin üzerinde sürüklediği küçük kara bir buluta benzetilebilir; bulutun önünde ve arkasında her şey pırıl pırıldır. Sadece kendisi her zaman bir gölge düşürür.