İnsanlar, iyiye kodlanmış bir yaşamı var etmek için tekil yahut kolektif aktörler olarak tarihte seyir halindedirler. Bu süreçte insanlann bir kısmı aktif özne olarak tarihsel hareketlilik içinde seyrederler, bir kısmı ise geleneksel bilinç alanı içinde pasif öznelere dönüşürler.
Kur'an, bunlann birincisine şeh'id (aktör insan) , ikincisine şahid (seyirci insan) adını vermektedir.
Seyir halindeki bu insanlar farklı inançlara sahip olabilirler,ama Allah, insani yaşamın asgari standartlarını sağlayacak "hayırda yanşı" herkese ortak hedef olarak göstermektedir. Esas olan, insanların yöneldiği yönler (kıbleler ve onlann temsil ettiği dinsel farklılıklar) üzerinden birbirini yok ederek tüketmek
değil, hayır olanı var etme yanşına girerek hep birlikte var olmaktır.
Hayata dair kutsal nutuklar atarak binlerce yıldır sonsuz hale gelmiş ihtimaller içinde dolanmak değil, Dostoyevski'nin dediği gibi 'ahlaki bir seçim yapmak'tır.