"Bahşeden ve bağışlayandır o. Yalnızca bağışlayan değil, geri alandır da aynı zamanda. Her şeyin sonudur, başlangıcı değil. Biz var olduğumuz için var o da. Her şeyin sona erdiği gün, görevini yerine getirecek ve Ölüm'ün ta kendisi olduğu için o da ölecek."
"Aslında hiçbir şey kar değil insana
Ne gücü, ne zayıf yanları, ne de yüreği
Gölgesi bir haç gölgesidir kollarını açsa
Ve kırar ve göğsüne bastırırken sevdiği şeyi"
"Bu dünya da çobansız da, köpeksiz de yaşanabilirmiş. Ama bunu anlamak için her defasında bu kadar kanlı kurbanlar verecek olursak pek çabuk neslimiz kurur. Bari siz gözünüzü açın da, ileride başınıza yeniden itler, hele kendilerini kurt sana palavrası itler musallat olursa, sürüyü canavarlara paralatmadan onları defetmeye bakın."
Başkalarından daha erken ölecektim, orası aşikardı. Ama herkesin bildiği gibi, hayat yaşamaya değmez. Aslında, doğal olarak başka kadınlar ve başka erkekler yaşamaya devam edeceklerine, üstelik bu binlerce yıl böyle sürüp gideceğine göre, ha otuz yaşında ölmüşsün ha yetmiş; bir önemi olmadığını biliyordum.
Uzun lafın kısası; bu, gün gibi ortada. Ha bugün olmuş ha yirmi yıl sonra, neticede ölen yine ben olacaktım.