Kudüs sendromu ilk defa 1930 lu yıllarda psikiyatrist Heinz Herman tarafından bir rahatsızlık olarak tanımlanmıştır . Jerusalem sendrome olarak anlıyor . Kudüs’e gelen bir kişinin şehirden çok fazla etkilenmesi , mistik ortama kendini kaptırması, din odaklı halüsinasyonlar görmesi, kısacası bir çeşit akıl tutulması olarak tanımlanıyor.
İnsanın bağımlılık oluşturan maddelerden aldığı haz ile başkasına ettiği yardımdan aldığın haz , beyinde aynı bölgeye tekabül ediyor. Demek ki haz duygusu sadece tüketerek değil, başkasına yardım ederek de sağlanabiliyor .
Dijital medyanın sebep olduğu depresif ruh halinden kurtulmanın çarelerinden birisi belki de en önemlisi sosyal medyadan sosyal meydana inmek, insanlarla cam cama değil can cana sohbet etmek.
İşte bu titizlik olmadığında buldum /bildim zanlıyla cehaletinin farkında olmayan cahiller, cesaretleri ile toplumun kılcal damarlarına kadar derinlemisine nüfuz ediyor.