Çok şükür ki Sigmund Freud, toplama kamplarına içeriden tanıklık etmeden kurtuldu. Onun danışanları Auschwitz’in pisliklerinde değil, Viktoryen tarzda tasarlanmış divanlarda uzanıyordu.
Ben “sahibinin sesini” tekrarlayan papağanlar yetiştirmekle değil, meşaleyi “bağımsız ve hünerli, yaratıcı ve yenilikçi” ruhlara teslim etmekle ilgileniyorum.