Bir demlik çayımla güzel bir arkadaş oldu Siddharha. O evini babasının Brahman öğretimini arkasında bıraktı ben çayımı yudumladım. Arkadaşı Govinda da ona katıldı. Beraber Samanalara yani çilekeşlere katılıp az yediler, az uyudular, çok beklediler bir deri bir kemik kaldılar, içindeki beni bulmak ve atmak için, ben ise onlara o haberi olmadan arkadaşlık ettim çayımla beraber. Artık öğrenebileceğim bir şey kalmadı dedi ve adını çok duygukları Gotomaya yani Buddha görmeye gittiler. Arkadaşı dostu orda kalırken siddhartta öğretmen istemiyordu artık bu yüzden yola devam etti, ben de ardından seyirttim. Bir kadından sevgiyi öğrendi, iş tuttu, ve sürekli kendi benliklerin kölesi olduğunu düşündüğü çocuk insanlar gibi oldu. Yıllar sonra yine Siddhartha nın sesini duydu ve yola devam etti. Çayım bitti Siddhartha yoldaydı bir ırmak kenarında suyun sesine verdi kendine. Ve dediği gibi bilgi öğretilebilinir, öğrenilebilinir fakat bilgelik öğretilemez, öğrenilemez fakat bulunur, görülür kendi içinde. Yıllar sonra oğluyla ve arkadaşıyla kesişir yolları. O sayfaları uzun uzun yazmak gerekir fakat yazıyı burda bitirelim, ve onu okuyacak okura bırakalım.