Dünya dediğimiz rüyalar alemi,bir uykudagezerin şaşkınlığı içinde kapısından giriverdiğimiz bir evse eğer,edebiyatlar da alışmak istediğşmiz bu evin odalarına asılmış duvar saatlerine benzerler.
...yaşamın kendisiyle ölçülünce hiçbir yaşam görüşü ona önemli görünmüyordu.Bütün düşünce ürünü çalışmaların eylemden yaşamdan ayrılınca ne kadar çıplak kalacağını iyice biliyordu.
Ancak dua öznel açıdan gereklidir,ama dualarımızın nesnesi olarak yöneldiğimiz Tanrı isteklerimizi öğrensin ve yerine getirmek için harekete geçsin diye değil,tersine sırf kendi öznemiz istediğ için.Biz insanlar kavramları söz biçimine sokmadan anlaşılır hale getiremeyiz.Demek ki yerine gelmez isteklerimizi ve güvenimizi,daha somut tasarlamak için söz biçimine sokarız.
"Yıldız"ına (yazgısına) inanmasaydı insan,çaba göstermeden en küçük bir eylemde bulunamazdı.Bir bardak su içmek devasa,hatta anlamsız bir girişim olarak görünürdü.