"Kendine bak kendine; özüne, sözüne, benliğine. İlgilenme kimseyle, kim ne yemiş, ne giymiş bundan sanane. Sen kendini besle; bilgiyle, sevgiyle, şefkatle. Ancak o zaman ulaşırsın, insan olmanın erdemine."
Aşk güçlü bir duygu evet fakat temel de kalmıyor uçup gidiyor. Birbirine kavuşanların aşkı bir süre sonra bitiyor ve asıl konu burda başlıyor :) Burada aşk ya sevgiye dönüşüyor ya da bitiyor. Kişiler birbirini tanıdıkça, başka yönlerini gördükçe, aslında yüceleştirdikleri kişinin gerçek yönlerini de kabul etmek veya etmemek durumunda kalıyor. Bu nedenle aşkı psikotik olarak görüyorum ben. Psikotik bozuklukta kişi hayal ve gerçek olanı ayırt edemez. Aşkta da böyle bir durum var.
Yine de aşk güzel şey kısa süreli de olsa herkes yaşamalı deyip konuyu kapatalım Ferhat bey :) Hoşçakalın
Bu konu da inandığım tek şey var , aşk diye bir duygu yoktur.Aşk kısa süreli bir sarhoşluktur bana göre.Önemli olan bu sarhoşluk geçtikten sonra uyandığımızda hala sevgi ve saygının kalmış olmasıdır.Sevgi ve saygı kalıcı bir mirastır, aşk değil.Uçucu madde gibidir aşk kanaatimce.Yoksa binlerce aşık birbirinden ayrılır mıydı?
İnsan bazı anlarda çalışamayacak halde olabilir, ama bu anlar eski başarıların hatırlanması ve daha sonra, engel ortadan kaldırıldığında, insanın şüphesiz daha bir azimle ve gayretle çalışacağının düşünülmesi için de en iyi zamandır.
Bu durumu sadece ülkemizle sınırlandırmak yanlış olur. Bugün dünyamıza sosyal ve ekonomik alanda geniş çaplı baktığımız zaman, birçok insanın mutsuz ve çıkmazda olduğunu görürüz. Afrika’da insanların açlıktan öldüğünü, Asya, Avrupa ve dünyanın muhtelif yerlerindeki insanların ise yoksulluk ve çaresizlik içinde, kapitalist sistemin çarkları arasında biçare vaziyette çırpındıklarını görürüz. Bunun nedeni ise 18. yüzyıldan beri süre gelen acımasız kapitalist düzendir. Kısaca Ali Bey her zaman yaptığımızı yapıp sorunlara gözümüzü kapatıp size mutlu akşamlar diliyorum. :))