Sürüden gelen bilgiyle hüküm veren, çoğu zaman düşünmüyordur;
çünkü bu bir akıl yürütme değil, psikolojik bir savunmadır.
Bu durum psikolojide, bireyin kendi değerlendirmesini askıya alıp
dış otoriteye yaslanmasıyla açıklanır.
Kişi böylece hata yapma sorumluluğunu da başkasına devreder.
Yanılıyorsa bile, yalnız değildir — ve bu ona yeter.
Kalabalığın görüşünü doğru kabul etmek,
bilişsel tembellik ve onaylanma ihtiyacı ile beslenir.
Kendi fikrini kurmak kaygı yaratır;
başkasının fikrine sığınmak ise geçici bir rahatlama sağlar.
Bu yüzden bazı insanlar gerçeği aramaz,
çoğunluğun güvenli yalanını tercih eder.
Düşünmemek bir eksiklik değil,
bilinçli bir kaçıştır.