zeynep usta

zeynep usta
@zeynepustaa
Derdi dünya olanın , dünya kadar derdi vardır...
Bir aşk rüzgarı esiyordu... Dağıtıyordu saçlarını ve kederini... İnleyen kalbi şifa bulacaktı , biliyordu. Bir umut ışığıydı gözlerini kamaştıran ama nasıl bir ışık... Deliler gibi çağlayan. Ağlıyordu hala ve yine aynı sözleri söylüyordu Şara... "Bulduk!"
Sayfa 246·Kitabı okudu
Reklam
"İşte şu mezar... İşte... şu mezar..." Şara yıkılmıştı. Şara işte şimdi ölmüştü. Şara bitmişti. Kül olmuştu. Yanmış yanmış erimişti ciğeri. Bir çığlık bastı ortalığı ayağa kaldıran. "Hayır! Ölmüş olamaz! Hayır!" Yıkılırcasına feryat figan haykırışlar içinde çöktü dizlerinin üzerine. Zira bacakları onu taşıyacak kadar güçlü değildi şimdi. Yıkılmıştı bedeni , çekilmişti gücü , çekip gitmişti umudu "Hayır... Olamaz... Bu , bu nasıl olur? Babam.." Buza kesen bedeni üzerine çöktüğü taşın kemiklerini nasıl acıttığını hissetmedi bile.
Sayfa 242·Kitabı okudu
Koruyacak sandığı silah insanın kendine de isabet edebilirdi.
Kelimeler kifayetsizdi özlemine. Aklı ise bunun bir rüya , hayal olma ihtimalini söylüyordu kalbine. Gerçek değildi sanki. Hala inanamıyordu. Nasıl kurtulabilmişti , nasıl buralara gelebilmişti , bir mucize gibiydi.
Sayfa 223·Kitabı okudu
Sarayın önünde durduğunda gözlerinden akan yaşlar söz dinlemediler. Yıllar olmuştu. Bu şehir , bu saray , bu topraklar , özgürlük... Hasret , bilinmezlik , kaybolmuş bir ruh , yitik bir esaret.
Sayfa 223·Kitabı okudu
Reklam