Zeynep

Zeynep
25 Kasım
60 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2021 20. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2021 18:55
Uzun zamandır ilk defa bir çırpıda okuyup bitirebildiğim bir roman olan Yere Yakın Yıldızlara Uzak kitabının yorumuyla geldim. Kitabın ana karakteri olan Bestegül bir sabah okula gitmek için metroya bindiğinde, on üç kişiyle beraber metroda mahsur kalıyor. Günlerce açlık, susuzluk ve kendi vicdanlarıyla baş etmeye çalışan bu on dört kişinin çaresizce kurtarılmayı beklerken neler yaşadıklarına şahit oluyoruz. Duygu yüklü ve bir o kadar da etkileyici olan kitapta hem ağladım hem güldüm. Hatta beni ağlatabilen sayılı kitaplar arasında yerini aldı diyebilirim. Birbirinden farklı karakter özelliklerine sahip bu on dört kişiyi tanımak, onları anlamaya çalışmak güzeldi. Yazarın dilini de oldukça beğendim. Hem akıcı hem de betimlemelerde abartıya kaçmayan bir dili vardı. Elinizden bırakamayacağınız ve bir solukta bitecek bir kitap arayışındaysanız tavsiyemdir.
Yere Yakın Yıldızlara UzakEmine Tavuz · Epsilon Yayınevi · 201915,2bin okunma
Reklam
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2021 19:55
Merhabalar! Stefan Zweig’ın yine çok beğendiğim bir eserinin yorumuyla geldim. Zweig’ın hayatı hakkında ufak bir bilginiz var ise, hayatında korku hissine ne kadar fazla yer verdiğini biliyorsunuzdur. Bundan mıdır bilmem, bu kitaptaki duyguları ve hisleri de fazlasıyla başarılı bir şekilde yansıtabilmiş. Kitap, ana karakterimiz olan Irene’nin eşini aldattığı adamın yanından ayrılmasıyla başlıyor ve o sırada karşılaştığı bir şantajcı Irene’nin neredeyse bütün hayat huzurunu kaçıracak, yaşadığı her saniyeyi korku içinde geçirecek şekilde onun sırrını açığa vermekle tehdit edip paralar istiyor. Bu korku dolu günlerde Irene’nin hissettikleri o kadar etkileyici bir biçimde yazılmıştı ki kitabın başından sonuna kadar aynı heyecan ve gerginlikle okudum. Sonunun da beni bir hayli şaşırtmasıyla beraber bir çırpıda okuduğum bir kitaptı diyebiliriz. Zweig severlere ya da ilk defa bir Zweig eseri okuyacaklara tavsiyemdir.
Edebiyat
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma
10/10
·268 syf.··
2021 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2021 17:57
Herkese merhaba! Okullarda hepimize ilk psikolojik roman olarak ezberletilen, çoğumuzun hâlâ aklının bir köşesinde duran Mehmet Rauf’un Eylül kitabının yorumuyla geldim. Kitabın konusu günümüz için fazlasıyla klişe ve basit bir konu olsa da anlatım açısından gayet başarılı bir romandı fikrimce. Suat ve Süreyya (Suat kadın, Süreyya erkek.) evli bir çifttir ve kafa dağıtmak için bir yalı kiralayıp oraya tatile giderler. Çok yakın dostları olan Necip de bu çifti orada sık sık ziyaret eder. Ve bu sık olan ziyaretler sırasında Necip’in Suat’a karşı içinde bastıramadığı sevgisi ve Suat’ın da Necip’e karşı hissettikleri ikisinin de hayatını altüst eder, ikisi de bu hisler karşısında kendileriyle savaşmaktan başka bir şey yapamazlar. Yazarın ağzıyla anlatılmış olan kitapta Süreyya, Hacer, Fatin gibi daha birçok karakter olmasına rağmen bu karakterlerin iç dünyalarına hiç yer verilmemiş diyebiliriz. Öyle ki iç dünyasını, hislerini ve düşüncelerini okuyabildiğimiz, hatta bunlara sayfalarca yer verilen bir tek Suat ve Necip var. Eylül, psikolojik türde bir kitap olduğu için bu uzun uzun anlatılan iç dünyalar gayet normal ama bazen akıcılığı bozabiliyor. Buna rağmen anlatım dili ağır değildi bence. Benim keyifle ve sıkılmadan okuduğum bir kitap oldu, Türk edebiyatı eserlerine ilginiz varsa tavsiyemdir.
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Koridor Yayınları · 202049,9bin okunma
9/10
·384 syf.··
2021 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2021 00:30
Artık üniversiteden mezun olmuş ve okul müdürü olarak çalışacak olan Anne’in, çalıştığı yer olan Summerside’da geçirdiği üç yılı okuyoruz bu kitapta. Bir kısmı serinin diğer kitapları gibi yazarın ağzından yazılmışken, kalan kısımlar Gilbert’a yazılmış olan mektuplar olarak, yani Anne’in ağzından yazılmış. Gilbert’ın karşılık olarak gönderdiği mektuplara ise kitapta hiç yer verilmemiş ki bu beni üzen detaylardan biri oldu. Serinin önceki kitaplarından alışkın olduğumuz Avonlea’daki karakterlere de neredeyse hiç yer verilmemiş ve Anne, Green Gables’ı ziyarete gittiği zamanların çoğu atlanmıştı. Yani neredeyse tamamen yeni karakterler ve yeni yerlerden oluşan bir kitap olmuş diyebilirim. Ve kızıl kızımız Anne, yine her zamanki gibi bu yeni tanıştığı insanlar üzerinde etkisini bıraktığı, dolu dolu bir üç yıl geçiriyor.
Yeşilin Kızı Anne - Rüzgarlı KavaklarL. M. Montgomery · Koridor Yayıncılık · 20213,810 okunma
10/10
·352 syf.··
2021 13. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2021 19:23
Kitap, Budayıcıoğlu’nun birkaç hastasının hayat hikayelerinden ve tedavi süreçlerinin derlemesinden oluşmuş. Aralara konulmuş kısa kısa farklı birkaç hastanın hikayelerinin yanı sıra asıl hikayemiz camdaki kıza, yani Nalan’a ait. Nalan’ın zorluklarla ve yaralarla dolu, aşk, ölüm ve ihanetle çevrelenmiş hayatını ve bütün bunların içinde başrollerde bulunan karakterlerin yaşam öykülerini okuyoruz. Yazar kitapta kader motifinden bol bol bahsetmiş ve bize anlatmak istediği kaderimizin, bilinenin aksine, bizim ellerimizde olduğu mesajı başarılı bir şekilde okuyucuya geçirilmişti. Bunun dışında farklı kültürlerde yetişen, farklı geçmişleri olan insanların nasıl beraber geçinebildikleri, geçinemedikleri, insanların geçmişini bilmeden yargılamamanın önemi gibi birçok fikir ve mesaj da barındırıyordu kitap. Anlatım ve duyguların okuyucuya aktarılışında yalın ve sade bir dil kullanılmıştı. Kitabın türünü ve yazarın aslında bir psikiyatrist olduğunu göz önünde bulundurursak zaten edebî ya da süslü bir anlatım beklentisinde olamayız. Üstelik bence bu sade anlatım dili kitaba akıcılık katmıştı. Genel olarak sevdiğim ve sıkılmadan, keyifle okuduğum bir kitaptı.
Camdaki KızGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap · 201928,1bin okunma
Reklam