Zamanın Dalgaları, Alberto Manguel söyleşisine gitmek için hazırlanan Otto'nun hayatına odaklanan bir roman. Otto'nun babası bir kaptandır ve oğluyla karısını terk etmiştir. Otto yaşamı boyunca bu terk edilişin ağırlığını yüreğinde taşır. Roman, olayların peş peşe sıralanmasıyla değil kahramanların kendi iç dünyalarını, sorgulayışlarını, pişmanlıklarını da ortaya koymasıyla ilerlediği için bizi çok boyutlu düşünmeye davet ediyor. Otto'nun geçmişine, mesleğine, evliliğine dair çeşitli bilgilerin de yer aldığı eser keyifli bir okuma sunuyor.
Otto'nun anne ve babasının nasıl tanıştığına, bu evliliğin getirdiği problemlere de odaklanan eser kahramanların her birine ayrı bir ilgi duymamızı sağlıyor zira biz yaşananları karakterlerin kendi ağzından öğreniyoruz. Romanın en güzel kısımlarından biri de sanıyorum bu. Otto'nun anne ve babası kendi gençlik hikâyelerini anlatıyor ve bu bölümlerde biz bir ailenin nasıl dağıldığına şahitlik ediyoruz. Otto'nun babası tarafından oğluna yazılmış olan mektuplar olayların aydınlanmasında rol oynuyor. Denize tutkun bir adam, tutkulu bir kadın, yazarlığa meyilli bir genç adam. Bize sanat ve edebiyat dünyasının önemli isimlerine dair bilgiler veren roman, Hollanda'nın sokaklarında dolaşmamıza imkân tanıyan bir muhtevaya da sahip. Yazar adeta roman içinde birkaç farklı türün birleşimini sağlamış. Karakterler arasındaki diyaloglarda değinilen "göç" konusu, kahramanların sahip olduğu hassasiyetler romanı bambaşka bir yere taşımış. Okuru düşündüren, ona kurguyla birlikte inceden inceye kültürel bir lezzet sunan bir eser. Şimdiden iyi okumalar.