• Sual: Tablacı hükmünde olan insanlara bir fiyat veriyoruz. Acaba asıl mal sahibi olan Allah, ne fiyat istiyor?

    El cevap: Evet, o Mün'im-i Hakiki, bizden o kıymettar nimetlere, mallara bedel istediği fiyat ise üç şeydir. Biri zikir, biri şükür, biri fikirdir.
    Başta Bismillah zikirdir.
    Âhirde Elhamdülillah şükürdür.
    Ortada, bu kıymettar hârika-i sanat olan nimetler, Ehad-i Samed'in mu'cize-i kudreti ve hediye-i rahmeti olduğunu düşünmek ve derk etmek fikirdir. Bir padişahın kıymettar bir hediyesini sana getiren bir miskin adamın ayağını öpüp hediye sahibini tanımamak ne derece belâhet ise öyle de zâhirî mün'imleri medih ve muhabbet edip Mün'im-i Hakiki'yi unutmak, ondan bin derece daha belâhettir.

    Sözler
  • Elcevap: Evet, o Mün'im-i Hakiki, bizden o kıymettar nimetlere, mallara bedel istediği fiyat ise üç şeydir. Biri zikir, biri şükür, biri fikirdir.

    Başta Bismillah zikirdir.

    Âhirde Elhamdülillah şükürdür.

    Ortada, bu kıymettar hârika-i sanat olan nimetler, Ehad-i Samed'in mu'cize-i kudreti ve hediye-i rahmeti olduğunu düşünmek ve derk etmek fikirdir. Bir padişahın kıymettar bir hediyesini sana getiren bir miskin adamın ayağını öpüp hediye sahibini tanımamak ne derece belâhet ise öyle de zâhirî mün'imleri medih ve muhabbet edip Mün'im-i Hakiki'yi unutmak, ondan bin derece daha belâhettir.

    Sözler
  • Namazı kıldığınızda ayakta, oturarak ve yanlarınız üzerinde iken Allahı zikredin
    (Nisa 4/103) diye emredildiğinden onun her noktasında zikir vardır. Bu ayet
    Benim zikrim için namaz kıl (Taha 20/14) emrinin de açıklamasıdır. Zikri daha iyi anlamak için şu ayete de bakmak gerekir:

    اتْلُ مَا أُوحِيَ إِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ وَأَقِمِ الصَّلَاةَ إِنَّ الصَّلَاةَ تَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاء وَالْمُنكَرِ وَلَذِكْرُ اللَّهِ أَكْبَرُ وَاللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ

    Bu Kitaptan sana vahyedileni anlayarak oku ve namazı tam kıl. Namaz her çeşit fuhşu ve kötülüğü engeller. Allahın zikri Kitabı elbette en büyük zikirdir. Allah, yaptığınız her işi bilir.(Ankebût 29/45)

    İki türlü zikirden bahsetmiştik biri doğadan elde edilen zikir, diğeri de Allahın kitabıdır. Doğadan elde edilen zikir yanlış olabilir ama Allahın kitabında yanlış olmaz. Bu sebeple her zaman Kurân esas alınır ve ondaki bilgiler üstün tutulur. Birde namazda Kuranda bulunan ve ona uygun olan zikirler okunur.

    Allah özellikle şuna dikkat çekmiştir

    وَلَقَدْآتَيْنَاكَسَبْعًامِنَالْمَثَانِيوَالْقُرْآنَالْعَظِيمَ

    Sana o mesânîden yedi tane ve yüce Kurânı verdik. (Hicr 15/87)

    mesânîden yedi tane yedi ayeti olan Fatiha Suresidir. Ebû Saîd el-Muallâ, Allahın Elçisi sallallahu aleyhi ve sellemin şu sözünü nakleder El-hamdulillah (Fatiha Suresi) bana verilmiş yedi mesânî ve yüce Kurândır. Allah onun gibisini ne Tevratta ne İncilde indirmiştir.Bu yüzden Fatiha her rekâtta okunur. Sonra diğer âyetlerden de okunarak Kurandaki bütün zikirlerin okunmasının kapası aralanır.

    Rükûda secdede ve son oturuşta okunan zikirler de Kurandan derlenmiştir

    Bir gün bir kişi Nebi sallallahu aleyhi ve selleme gelmiş ve şöyle demiş

    Ben Kur’an’dan bir şey alamıyorum bana onun yerine geçecek bir şeyler öğret

    O da ona şunu söyle demiş

    Suhanellah v’el-hamdulillah ve lâ ilâhe illa’llah v’ellahu ekber ve lâ havle velâ kuvvete illâ billah

    Allaha boyun eğerim, her şeyi güzel yapmak Allaha özgüdür. Allah’tan başka ilah yoktur Allah en büyüktür Yeni hal ve güç ancak Allahın yardımı ile elde edilir.

    Adam demiş ki

    Bu yüce Allah için benim için de bir şey yok mu

    Allah’ın Elçisi ona şunu şöyle demiş

    Allah’ım bana ikramda bulun rızık ver sağlık ve afiyet ver ve doğruyu göster.

    Adam kalkınca eliyle işte bu kadar demiş.

    Allah’ın Elçisi de Bu adam elini hayırla doldurdu demiş.

    Namazın zikir için olabilmesi okuduğumuz sure ve duaların anlamını bilmemize bağlıdır. Yoksa Müslümanın olmazsa olmazı olan bu ibadeti Allah’ın zikri için yapmış olmayız.

    Zikir için kılınan namaz, bir ibadet olmanın yanında bir Kur’an öğrenimine dönüşür. Her çeşit fuhşu ve kötülüğü ancak o zaman engeller.
  • Geleneksel anlayışa göre zikir tesbih çekmek kısa ve  güzel cümleleri düşünmeden tekrar etmektir. Sübhanallah Allah’a boyun eğerim Elhamdülillah her şeyi güzel yapmak Allah’a özgüdür Allahu Ekber Allah en yücedir sözleri anlamı düşünülerek söylense birer zikirdir ama zikrin sadece küçük bir parçasıdır.

    Sen sadece bu zikre Uyanları uyarabilirsin
    (Yasin 36/11) ayetindeki zikir Kur’andır. Ona uymak için bizden ne istediğini bilmek gerekir. Anlamını kavramadan gece gündüz okumakla ona uyulamayacağı için o okuyuş zikir olmaz
  • Tezekkür doğadan elde edilen zikirle Kur’an arasında bağlantı kurma anlamına gelir. O bağlantıyı kurmak için duygusallıktan uzak bir şekilde düşünmek gerekir. Bu yüzden Allah’ın Elçileri insanları tezekküre çağırmışlardır İbrahim aleyhisselam şirk içinde olan toplumuna Tezekkür etmez misiniz
    En’am 6/80 derken sizdeki bilgilerle benim sözlerimi karşılaştırıp gerçeği görmez misiniz demiş olur.

    Allah’ın indirdiği kitaplardaki zikir kişinin zihnini meşgul eden soruları cevapladığı için Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur

    أَلاَبِذِكْرِاللّهِتَطْمَئِنُّالْقُلُوبُ

    Bilin ki kalpler ancak Allah’ın zikri ile yatışır. (Ra’d 13/28)

    Tüm ilahi kitaplar insanlara evrensel bilgiler verir. O bilgi kişide güven duygusu oluşturur ve ufkunu açar Bu duygu herkeste olmaz Allah Teâlâ şöyle buyurur

    إِنَّمَاتُنذِرُمَنِاتَّبَعَالذِّكْرَ…

    Sen sadece bu zikre uyanları uyarabilirsin (Yasin 36/11)
  • Bir şeyi bağlantıları ile birlikte düşünerek öğrenmeye marifet o marifeti koruyup kullanıma hazır tutmaya veya dil ile söylemeye de zikir denir

    Zikrin ilk kaynağı doğadır. İnsan, doğada yaptığı gözlemlerle elde ettiği bilgi parçaları arasında bağlantılar kurar ve zikre ulaşır. İlgili ayetlerden bir kaçı şöyledir

    وَهُوَالَّذِيأَرْسَلَالرِّيَاحَبُشْرًابَيْنَيَدَيْرَحْمَتِهِوَأَنزَلْنَامِنَالسَّمَاءمَاءطَهُورًا.لِنُحْيِيَبِهِبَلْدَةًمَّيْتًاوَنُسْقِيَهُمِمَّاخَلَقْنَاأَنْعَامًاوَأَنَاسِيَّكَثِيرًا.وَلَقَدْصَرَّفْنَاهُبَيْنَهُمْلِيَذَّكَّرُوافَأَبَىأَكْثَرُالنَّاسِإِلَّاكُفُورًا.

    Rüzgârları ikramının önünde müjdeci olarak gönderen Allah’tır. Gökten dupduru su indirir ki onunla ölü bir beldeyi canlandırsın. Yarattıklarını büyük ve küçükbaş hayvanları ve çok sayıda insanı suya kavuştursun. O suyu aralarında halden hale çevirir ki tezekkür etsinler. Ama insanların çoğu nankörlük dışında her şeye direnç gösterir.(Furkân 25/48- 50)  

    Âyetteki tezekkür tefa’ul (تفعُّل) bâbındandır. Bu bâb fiile tekellüf yani hedefe adım adım ulaşma anlamı yükler. Bu sebeple tezekkür’ün ün anlamlarından biri zikre adım adım ulaşmaktır. Çünkü doğa olaylarını izleyerek bir bilgiye ulaşmak için zamana ihtiyaç olur.  

    Doğa bilginin kaynağıdır. Kurânın Allahın indirdiği kitap olduğu da doğadan elde edilen bilgilerle anlaşılır O bilgiler Kurân ile öylesin uyumludur ki Allah Kurana da zikir adını vermiştir.

    Sana da bu zikri indirdik ki kendilerine ne indirildiğini bu insanlara bildiresin belki düşünürler. Nahl 16/44
  • Zikir çok önemli bir kavramdır Namaz da Allahı zikir için kılınır Allah Teâlâ Musa aleyhisselama şöyle emretmiştir

    إِنَّنِيأَنَااللَّهُلَاإِلَهَإِلَّاأَنَافَاعْبُدْنِيوَأَقِمِالصَّلَاةَلِذِكْرِي

    Ben evet ben Allahım benden başka ilah yoktur. Bana kulluk et ve benim zikrim için namaz kıl. Taha 20/14

    Namazda zikir emri bize de verilmiştir

    فَإِذَاقَضَيْتُمُالصَّلاَةَفَاذْكُرُواْاللّهَقِيَامًاوَقُعُودًاوَعَلَىجُنُوبِكُمْ…

    Namazı kıldığınızda ayakta oturarak ve yanlarınız üzerinde iken Allahı zikredin
    Nisa 4/103

    Namaz Allah’ın zikri için kılındığına göre zikir kavramını iyi bilmek gerekir