• Hangisi daha kötü olurdu; bi canavar olarak yaşamak mı, yoksa iyi bir insan olarak ölmek mi?
  • 370 syf.
    ·9 günde·10/10
    2005 yılında kitabını okumuştum. Henüz filmi yoktu. Şunu söyleyebilirim ki bu kitap bir muhteşem. Beni polisiye gerilim romanlarına aşık eden kitap budur !
    Filmini seyredince aynı etkiyi alamasam da ,filmi de güzeldi diyebilirim.
    Kitapta akıl hastanesinde geçen bölümler aşırı ürkütücü ve çok korkunçtu.
    Baş kahramanın hastanenin en tehlikeli ve en korkulan hastasının yanına gizlice ulaştığı bölümü hatırlıyorum. (Adanın hiç bir kimsenin olmadığı , en ıssız bir köşesinde yer alan hasta ıslah odası)
    Işık yok, her yer zifiri karanlık ve her an her yerden birisinin çıkıp saldırma olasılığı var. Ama o sırada karanlıktan bir ses geliyor ve dedektifin adını söylüyor. Sen mi geldin diyor? Peki ses nereden geldi?
    Sesin geldiği yönü arayan ve sonunda bulan dedektif akıl hastasına bakıyor. Hastanın arkası dönük. Dedektifi görmesinin ve tanımasın imkanı yok. Daha önce hiç karşılaşmamışlar. Peki onu nereden tanıyor? İsmini nasıl biliyor? Ve onun geldiğini nasıl anladı? Yoksa bu bir insan değil mi? Ruh ile mi karşılaştı?
    Kitabın sonuna kadar hastanede ve adada dolaşan ruhani varlıklar olduğuna inandığınız (ve gece okurken korkudan etrafınızdan gelen her sese pür dikkat kesildiğiniz) bu yüzden kitap boyunca korkunun zirvesinde gezindiğiniz ama sonunda sizi gerçek anlamda ters köşe eden bir roman.
    Kitabın sonunda resmen ağızım açık kaldı ve o şekilde kitabı bitirdim. Günlerce ve yıllarca aklımdan çıkmadı diyebilirim.
    Tek kelime ile muhteşemdi.
    Filmini izlemeyenler MUTLAKA önce kitabı okusun !
  • 132 syf.
    ·2 günde·Beğendi·10/10
    Üzerimde Inception etkisi bırakan kitap. "Neydi bu?" dedirten. Inception pek beğendiğim bir film olmasa da, sonunda yaşadığım o "Ney neydi?" sorgusu açısından bir benzerlik/çağrışım kurdum yalnızca. Kitap sonlarına doğru ilginç bir karmaşanın içerisine düşüyor, bir kâbusa dönüşüyor ve bir an önce uyanmak istiyorsunuz. Heyecan ve merak duyguları kitabın sonlarına doğru tavan yaparken, birdenbire kendinize geliyorsunuz elinizde kalıveren birkaç sayfayla beraber. Tedirginleşmeye başlıyorsunuz, onca soru işaretini böyle önüme serip beni terk edecek değil ya diye kendinizi avutmaya çalışırken, bir yandan da, onca soru işaretini bu kadar az sayfada açıklayabilecek mi diye endişeleniyorsunuz. Aslında gizli bir bilinçle yazarın sizi yüzüstü bırakacağını seziyorsunuz. Ve yazar da size daha okkalı soru işaretleri olan cümlelerle yaklaşarak belirsiz bir sonla veda ediyor.
    Yıkılıyorsunuz.
    Ney, neydi?
    Aslında olaylar karmaşık değil, her şey açık ve güzel, anlaşılır bir kurguyla sunulmuş. Fakat sorun, hangisinin gerçek olup hangisinin gerçek olmadığıydı yaşananlardan. Gerçeklik, nerede başlıyordu? Gerçekliği veya hayali, yaratan kimdi?

    SPOILERIMSI
    Kitap pek çok filmi getirdi hatırıma: Dövüş Kulübü, Zindan Adası, Akıl Oyunları, Siyah Kuğu gibi...
    Inception/Başlangıç; yalnızca bıraktığı etki konusunda aklıma gelen ilk film olmuştu, beni soru işaretleriyle cebelleşir hale getirdiği için. Gerçekliğin ve hayalin ayrımını yapmanın zorluğunu sunduğu için. Fakat diğer saydığım filmlerde siz bir gerçekliğin içerisinde bulunduğunuzu zannederek, son anda bir darbeyle karşılaşıyor ve sandığınız tüm gerçekliğin bir hayal kurgusu olduğunu anlıyordunuz. Bu kitabı okurken de gerçekliğin zerresinden dahi şüphelenmiyor, sadece son sayfalara doğru yaşanan karmaşayla heyecanlanarak merakınızı artırıyordunuz. Ve "Ne oluyoruz? Neler oluyor?" diye sorup duruyordunuz.
    Ardından: ÇAT!
    Gerçeklik duvarı. Bu duvara çarpana kadar da ne o duvarı görmüştünüz, ne de camdan bir fanusun içerisindeymişçesine yaşayabileğiniz gibi bir ihtimali aklınızın ucuna getirmiştiniz. Sanıyorsunuz ki o camdan fanusun içerisinde; evet, hayat tam olarak, şu an bulunduğum yerde. Ve cam saydam olduğu için görmüyorsunuz o duvarları. Sonra bir an, hızınızı artırarak camdan duvarlara yanaşmaya başlıyorsunuz. Sonrasındaysa, durduramıyorsunuz kendinizi; tekrar merkeze dönmek istiyorsunuz; ama bir şeylerin, bir gücün çekimine/akımına kapılmışsınız artık. İsteseniz de dönemiyorsunuz. Kendi gücünüz sizi ele geçirmiş halde sürüklemeye hızla ve şiddetle devam ediyor.
    Derken bir sinek gibi, yapışıveriyorsunuz sonunda o cama.
    Peki, gerçeklik hangisiydi? Cam saydam olduğuna göre, hangisiydi? Cam var olduğuna göre, bir sınır vardı; peki bu sınır neyi neyden ayırıyordu? Yoksa camın her iki yüzünün de bir gerçeklik olabilmesi ihtimali mi vardı?
    İşte tüm bu soruları size yönlendirerek bir bilinmeyenin orta yerinde bırakıveriyor sizi kitap/yazar.

    Kitabın sonlarında yer alan bir cümleyle özetlemek gerekirse:
    "Gerçeğin gerçekdışına, gerçekliğin düşe dönüştüğü kesin an hangisi? Sınır neredeydi? Sınır nerede?"

    Teşekkürler sayın Yazar, bunca karmaşa için!
    Her şeye rağmen gerçekten teşekkürler, zira kitabın dilini, anlatımını, olay kurgusunu, ve özellikle de bir karakterini; çok sevdim. İçerisinde yer alan felsefi mesajları ve psikolojik çatışmaları da öyle.

    SPOILER
    Gelelim kitabın karakterlerine. Kendimi kadın karaktere değil de, erkek karaktere çok yakın hissettim okurken. Ve kitaba başlamadan evvel okuduğum tanıtım yazısı nedeniyle, aşk dolu bir kadına karşın çapkın bir erkeği okuyacağım beklentisine girmiştim. Bu tamamen bir yanılgı, hatta "belki" tam tersinin olduğu bile düşünülebilir. Kadın karakter olan Chantal, sevgilisini aldatan biri değildi elbette, fakat erkekler tarafından arzulanma, ilgi görebilme gibi histrionik "eğilimleri" olan biriydi. Yaşının ilerlemesi dolayısıyla erkekler tarafından artık beğenilmeme kaygıları yaşamaya başlamıştı.

    Oysa sevgilisi Jean-Marc:
    "Peki, ya ben? Ya ben? Seni kilometrelerce kumsalda arayan ben, ağlayarak adını bağıran ve peşinden dünyanın öbür ucuna kadar gelebilecek olan ben?" sorularıyla salt bir aşık adam olarak çıkıyordu karşımıza. Elbetteki, kendisine ait bir fikir dünyası ile beraber.

    Bazı insanlar, kendini bildiğinden, yani, fark etmeye başladığından itibaren, çok erken yaşlarda; hiçbir yere ait olamadığı hissiyatını duyumsayabilir. Jean-Marc onlardan biriydi. Geçmişinde meslek seçimi yaparken yaşıdığı karmaşa, kendisini hiçbir yere bir türlü ait olarak hissedememesi, her bir mesleğe kusur bulup, kendisi için uygun olabilecek birinin var olamadığını düşünmesi beni kendisiyle çok yakınlaştırdı. Hiçbir şey olmak istemiyordu. Kısa süreli aralıklarla farklı meslekleri icra ederek de yaşamına yansıtıyordu bunu. En çok hoşuma gidense, bir dilencinin "ihtişamlı" yaşamını fark etmiş olmasıydı. Bunu sanırım, ancak ruhu fakir olanlar, anlayabilir. Dilenmek, tembellik etmek manasında değil, yabancıların daha çok kullanmış olduğu, şu "evsiz insan" kavramı. Vazgeçmek manası... Tembellik değil, vazgeçmek...

    Karakteri okurken, gerçek olmasını o kadar istedim ki, eğer karşımda olsaydı, bir elimi yanağıma koyar, gözlerimi pörtleterek ilgi ve merakla dinlerdim onu. Sözlerinin büyüsüne kapılıp ağzımı unutabilirdim, küçücük bir aralık açılabilirdi iki dudağımın arasında. Oturdukları masada, Chantal yerine ben olayım istedim sohbet ederlerken hep. Çünkü, aynı şeyleri düşünmüş, aynı şeyleri hissetmiştim kendisiyle.

    Serseri olmak, onun kullandığı tabir buydu, dilenci olmak değil. Yine de, bir dilenciyi, lüks bir lokantanın sahibinden daha yakın görüyordu kendisine.

    Böyle derbederlerden yaşadığım ilçede çok var. Bir gün, geçen sene, bir arkadaşımla fakülteden çıkmıştım kol kola. Birkaç adım ilerledikten sonra kocaman yaşlı bir ağacın altında sırtını yaslamış oturarak düşünceli halde duran adamı görünce hayranlığımı gizleyemedim: "İşte hayal ettiğim, ama cesaret edemediğim hayat!" Dedim. Arkadaşım güldü ve dalga geçtiğimi sandı. Ona ciddiyetimi açıklamaya çalıştım.

    Oturuşu bile, normal değildi, dik değildi. Yarı oturur, yarı yatar bir pozisyonda, bacağının biri diğerinin üzerindeydi. O lakayt oturuş biçimini ne zaman görsem öyle bir yaşantının özlemini hissediyordum. Ama her seferinde, "Kadınsanız, serseri olamazsınız," cümlelerini geçiriyordum aklımdan. Çünkü, sokaklar güvenli bir yer değildi, hele ki kadınlar için hiç değildi; geceleri uyuklayabilmek için, rahatça.

    (Umarım biri de çıkıp, hayallerinizin peşinden gidin nidalarıyla saçma sapan bir destekleyiş içerisine girmez, bunu gerçekten istemiyorum hiç, zira ben sadece hayal kurup onu orada bırakmakla yetinenlerdenim ve bu beni tatmin ediyor).

    Her neyse, o adam, kesinlikle dilenci değildi. Önüne para koyarsanız kabul etmiyordu ve "Ben dilenci değilim," diyordu. Hakkında bazı söylentiler var elbette niçin böyle bir yaşantısı olduğuna dair, ama net olan bir şey varsa o da kesinlikle dilenci olmadığı. Ben bu insanlara, derbeder diyorum, kendimce. Derbederlere/serserilere bir sempatimin olduğu doğru, fakat dilencilere yalnızca antipati duyuyorum. Bu ayrımı da böyle belirteyim.

    Jean-Marc daha pek çok düşüncesiyle kendisine hayran kaldığım bir duygusal adam/karakter.
    Milan Kundera'ysa; edebiyatla psikolojiyi muhteşem bir şekilde harmanlayan bir yazar.

    Milan Kundera Avrupa'nın Peyami Safa'sı; veya Peyami Safa Türkiye'nin Milan Kundera'sı olabilir sanırım. Zira Kundera'nın kadın karakterleri bana Safa'nınkileri çağrıştırıyor.
    Kimlik'teki Chantal karakteriyle; Yalnızız'ın Meral'i, Bir Akşamdı'nın Meliha'sını hatırladım...
  • 282 syf.
    ·3/10
    Leonardo Di Caprio' nun Zindan Adası filmi var. Belki onu seyrettiğim için fazla etkilenmedim. Çeviri de pek iyi değildi. Yazı puntosu çok küçük ve sıkışık.

    Kitap zaten ağır. Şizofren bir dünyada Latin kültürüne özgü sembolik karakterler ve değerler etrafında gezerken , kahramanı anlamak, onun iç dünyasında tıbbi terimler ve batı felsefesinin ifade ettiği karşılıkları ve anlamları çözümlemek baya gayret ve çaba gerektiriyor.

    Kendinize güveniyorsanız buyrun okuyun.

    Ama beni çok zorladı.

    Bana sorsanız Zindan Adasını seyredin.

    Karar size ait. Sana Gül Bahçesi Vadetmedim
  • BİR KAÇ İYİ FİLM :))
    Film önerisi isteyenlerin ilgisini çekeceğini düşünüyorum..

    1- Yağmur Adam (Otizm)
    2- Benim Adım Sam (Zeka geriliği olan bir baba ve kızı)
    3- Sol ayağım (Fiziksel engeli olan bir adam)
    4- Guguk Kuşu (Psikiyatri kliniğinde geçen olaylar)
    5- Aklım Karıştı (Psikiyatri kliniğinde geçen olaylar)
    6- Akıl Oyunları (Şizofreni)
    7- Wilber Ölmek istiyor (İntihar ve Depresyon)
    8- İçimdeki Deniz (Ötenazi isteyen bir adam)
    9- Kimlik (Çoklu kişilik bozukluğu)
    10- Şanslı
    11- Atlı Karınca
    12- Zenne
    13- Siyah Kuğu (Mükemmliyetçilik psikolojik gerilim)
    14- Gözlerimi de Al (Karı koca ilişkisi)
    15- Karanlıktakiler (Sosyofobi- cinsel taciz)
    16- Otomatik Portakal (Vicdan deneyi- vicdan var mıdır? var edilebilir mi?)
    17- Sineklerin tanrısı (İnsanların medeniyetten uzaklaştıklarında “id” lerinin nasıl devreye giridğini anlatıyor)
    18- Babam Büfe (Fakir bir aile yapısı)
    19- Benny’nin Videosu (Psikolojik gerilim – Aile ilişkileri)
    20- Funny Games (Psikolojik gerilim – Aile ilişkileri)
    21- Hayat güzeldir (Nazi Almanyası, baba oğul ilişkisi)
    22-İnsomnia (Polisiye , gerilim uyuyamayan bir polisin maceraları)
    23- Akıl defteri (Hafıza Kaybı)
    24- Tehlikeli ilişki (Freud- jung)
    25- Dövüş kulübü (Saldırganlık)
    26- Ceket (Psikolojik gerilim)
    27- Truman şov (Kurgu bir yaşamda insan psikolojisi)
    28- Makinist (Uykusuzluk problemi- insomnia)
    29- Gizli pencere (Paranoya)
    30- Nietzsche Ağladığında
    31- Sen ne dilersen (İki kız kardeşin ilişkisi
    32- Dönüş (Aile içi ilişkiler)
    33- Yirmi Üç (Takıntılı kişilik)
    34- Sil Baştan (İki farklı kişiliğin beraberliği- bilinçte yolculuk)
    35- Piyano öğretmeni (Aşırı tutucu bir kişilik ve beraberinde getirdiği cinsel sapkınlığı anlatan bir film)
    36- Takva
    37- Büyük balık (Baba- oğul ilişkisi)
    38-Abim evin tek çocuğu (Aile ilişkileri- özellikle kardeş ilişkisi üzerinde durulmuş)
    39- Beyza’nın kadınları (Çoklu kişilik bozukluğu)
    40- Max ve Mary (Asperger sendromu)
    41- Babam ve Oğlum
    42- Benim Adım Khan / Konusu: Rizwan Khan Otizm türü rahatsızlığı olan sperger sendromu hastasıdır..
    43-Beşir'le Vals
    44- İnception
    45- 3 İdiot
    46- Her Çocuk Özeldir
    47- 28 Gün (Bağımlılık ve Alkol)
    48-Yukarıya Bak (Animasyon)
    49- Sybil
    50- Oğul Odası
    51) Ekim Düşü
    52) Muhteşem Üçlü
    53) Gökten İnen Melek
    54) Son Armağan
    55) Kırmızı Köpek
    56) Tavuklar Firarda
    57) Neşeli Günler
    58) Yumurcak (Yabancı Film)
    59) Altına Hücum
    60) Düşler Ülkesi
    61- Gen
    62- Ölü Ozanlar Derneği
    63- The Game
    64- Black (Kör bir kız çocuğunun hayatı)
    65- Billy Elliot
    66- Forrest Gump
    67- Atlıkarınca
    68- Tavşan Deliği
    69- Herkes Mi Aldatır?
    70- Mozart ve Balina
    71- Good Will Hunting (Can Dostum)
    72- American Psycho
    73- Rüzgar gibi geçti
    74- İn Treatment (Dizi Film, her bölüm bir danışma seansıdır)
    75- Lie To Me (Beden Dilini Anlatmaktadır)
    76- Sherlock Holmes (Psikolojik analizler ve vaka çözümlemeleri)
    77- Umudunu Kaybetme
    78- Zindan Adası
    79- Zoraki Kral
    80- Öğretmenim Mori
    81- Özgürlük Yazarları (Varoş bir okulda bir idealist öğretmenin verdiği mücadele)
    82) The Mentalist (Dizi)
    83- Uçurtmayı Vurmasınlar
    84- Kelebek Etkisi
    85-Çıldırış
    86- Ghajini
    87- Kuzuların Sessizliği
    88- Kır Zincirlerini
    89- Aile Babası
    90- Başkalarının Hayatları
    91) K Pax (Uzaydan geldiğini söyleyen bir adamın ilginç anlatıları)
    92) Shine (Pırıltı) (Sıradışı kabiliyetli bir çocuğun müzikteki başarısı ve ailesini bir arada tutma çabası anlatılmaktadır)
    93) Tabutta Rövaşata (Evsiz barksız bir adamın (hüzünlü) hikâyesini konu edinir)
    94) Anayurt Oteli (Otel müdürünün birbirine benzeyen olaylar içinde, iç dünyasındaki fırtınaları dizginlemeye çalışmasını anlatır)
    95) Kader ve Masumiyet (Hayat kadınına saplantılı bir adam olan Bekir (Haluk Bilginer), hapisten yeni çıkmış amaçsız biri olan Yusuf (Güven Kıraç) ve annesinin hamileyken yediği dayaktan dolayı sağır ve dilsiz doğan Çilem (Melis Tuna) etrafında gelişen sıradan olayları ele alır)
    96) Six Feet Under (Dizi) (Geçimlerini başkalarının ölümlerinden kazanan bir ailenin hikâyesi)
    97) Fil (Elephant) (Okulda şiddeti konu alıyor
    98) Prestij (Önceleri birlikte çalışan iki sihirbazın daha sonra rekabete ve hatta düşmanlığa dönüşen öyküsü anlatılmaktadır
    99) Korkuyorum Anne (İnsan nedir ki? Film bunu merak ediyor)
    100) Mama-Anne-(2013): Anne babalarının öldürülmesinden sonra ormanda kaybolan iki kız kardeşin hikayesi. Kızlar yıllar sonra kurtarılır ancak yeni hayata adapte olabilecekler mi ?
    101) Life Of Pi -Pi'nin Hayatı- (2012): Okyanusun ortasında bir salda mahsur kalan Pi'nin hayatta kalma savaşı. Pi keskin zekası ile bu savaşı kazanacak mı acaba ? Dev kaplan ile birlikte yaşamayı öğrenip adaya varacak mı ?
    102) Lorenzo'nun Yağı(1992): 7 yaşına kadar diğer çocuklar gibi normal bir hayat yaşayan Lorenzo amansız bir hastalığın pençesinde bulur kendisi. Gerçek bir hikayeden alınan filmde lorenzonun ailesinin mücadele azmini göreceksiniz. Ailesi Lorenzoyu bu amansız hastalıktan kurtaracak ilacı bulabilecek mi ?
    103) Fil Adam-The Elephant Man (1980): Genetik şekil bozukluğu. John Merrick'in hayatının anlatıldığı filmde John Merrick' in görünüşünden dolayı gördüğü kötü muamele ve biz insanların yapabileceği kötülüğün sınırının olmadığını gözler önüne seren bir baş yapıt.
    104) Yazı- Tura (2004): Doğu Anadolu bölgesinde askerlik yapan iki gencin hayatları boyunca atlatamadıkları travmalarını ele alıyor film.
    105) Cennetin Rengi (1999): Dramatik bir İran filmi. Görme engelli Muhammed'in çevresini sadece dokunarak ve duyarak anlamaya çalıştığı masalsı hikayesi. Baba evlilik planlarını bozacağından korktuğu Muhammed'ten kurtulabilecek mi ?
    106) Cennetin Çocukları (1997): Yoksul bir ailenin çocukları olan Ali ve Zehra'nın aynı ayakkabıyı paylaşmasının öyküsü.
    107) Mozart ve Balina(2005): Otizmin bir türü olan Asperger sendromlu olan iki gencin aşk hikayesi. Donalt ve Isabella toplumun baskısını, asperger sendromunun getirdiklerini yenip ortak bir hayat kurabilecekler mi ?
    108) 21 Gram(2003): Bir kaza sonucu yolları kesişen 3 kişinin yaşadıklarını ele alan filmde ayrıca "şans" denen şeyin geçmiş, şimdi ve gelecek zamanda hayatları nasıl etkilediği ele alınmıştır.
    109) Şifre Merkür(1998): 9 yaşında otistik bir çocuğun Amerikan hükümeti güvenlik birimi tarafından yapılan hiç kimsenin çözemeyeceği bir şifre olan "merkür"ü kırması ve başından geçenler anlatılmaktadır.
    110) Maraton-Marathon(2004): otistik Cho-won' un yılmamak ve yorulmamak prensibi ile devam ettirdiği hayatını ele alıyor film.
    111) Kelebekler Hürdür- Butterflies Are Free(1972): Don, ailesinde, toplumdan uzak hayatını devam ettirmeye çalışan bir genç. Yaşadığı yerde hippi bir kız olan Jill ile tanışır aşık olurlar. Jill Don'a yaşama sevinci aşılayabilecek mi ?
    112) Kelebeğin Rüyası(2013): Veremli iki şairin 2. dünya savaşı döneminde halka şiiri sevdirme çabası ve kendi geleceklerini kurabilme adına gösterdikleri çabayı ele alıyor film.
    113) Ben X(2007): Ben otistik bir gençtir. Çevresiyle uyum sorunları yaşamaktadır. Ben, internet ortamında oynanan bir oyunda gerçek hayatında olduğunun tam tersi bir hayat kuracaktır kendisine.
    114) Koro(2005): Müzik öğretmeni Clement yatılı bir okula müdür olarak atanır. Kendisinden bu yatılı okuldaki çocukları rehabilite etmesi beklenilir ancak çocukların umursamazlıkları ve baskıcı eğitim sistemi başlarda onu hayal kırıklığına uğratır ancak Clement müziğin gücünü kullanacaktır.
    115) Ron Clark'ın Hikâyesi-The Ron Clark Story(2006): Gerçek bir hikayeden alınan filmde öğretmen Ron Clark'ın öğrencilerinin hayatını nasıl etkilediğini izleyiciye sunan biyografi filmi.
    116) İnception-Başlangıç(2010) : Rüya içinde rüya. Bilim kurgu ve aksiyon dolu bir film. Filmin başrol oyuncusu Leonardo Dicaprio için zihnin bilinçaltı derinliklerinde saklı değerli bilgileri çalmak için rüya görme anı kadar daha değerli bir an olamaz.
    117) Erkek Severse (1994): Alkolizmin pençesinde bir aile ve bu ailenin bu büyük soruna rağmen sevgi ve aşk ile birbirlerine destek olma çabaları
    118) Saklambaç(2005): Annesi intihar ettikten sonra Emily depresyona girer psikiyatrist olan babası kızına yardımcı olmaya çalışır ancak kendisi de çeşitli sorunlar yaşamaktadır. Yeni taşındıkları evde Emily hayali bir arkadaş edinmiştir.
    119) Benden Bu Kadar(1997): Udall "obsesif kompülsif" başarılı bir yazardır.
    120) Kevin Hakkında Konuşmalıyız(2011): Çocuk gelişimi ve anne çocuk ilişkisini ele alan filmde anne Eva kariyerini ve planlarını bir kenara bırakarak çocuğu Kevini dünyaya getirir. Ancak Kevin toplumsal normlardan uzak kurallara aykırı bir hayat yaşar, çete gruplarına katılır. Anne Eva çocuğunun davranışlarından dolayı derin bir sorumluluk duymakta ve nerde hata yaptığını sorgular.
    121) Tehlikeli Oyun-Die welle (2008): 1967 yılında Kaliforniya'da geçen gerçek bir olayı perdeye aktaran filmde insanları robotlaştıran ideolojilerin insanlar ve toplum üzerindeki etkisi ele alınıyor. The Wave grubu ilk başlarda dayanışma, saf bir birliktelik olarak ortaya çıkmışsa da durum kontrolden çıkmaya başlar ve farklı boyutlara ulaşır
    Toplum psikolojisi nasıl harekete geçirilir nasıl bir tehlikeli bir hal alır, bunu anlatıyor. Olay bir lisede geçiyor. Basit bir proje ödevi olarak başlayan hareket, çok tehlikeli bir hale dönüşüyor.
    122) Experiment (Deney): Bir bilim adamı grubunun, hapishane ortamına deney yapmak amacıyla girmesini ve sonrasında işlerin çığırından çıkmasını konu almaktadır.
    123) Billy Elliot(2000): Billy 11 yaşında bir çocuktur ancak yaşına fazlasıyla olgundur. Yeri geldiğinde babası ve abisi ile birlikte grevlere katılmaktadır. Ancak Billy bir gün bale yapmak istediğini söylediğinde ailesi nasıl bir tepki verecektir ?
    124) 12 Kızgın Adam-12 angry man (1957): Grup psikolojisinin, yabancı düşmanlığının kararları vermede ne kadar etkili olduğunu ortaya koyan bir film. Filmde babasını öldürmekle suçlanan latin amerikalı genci suçlu bulan 11 jüri üyesi ve genci suçsuz bulan 1 jüri üyesinin arasında geçen muhteşem diyologlar.
    125) İçinde Yaşadığım Deri(2011): Tarantula adlı romandan çevrilen filmde Ünlü bir plastik cerrahın kaza sonucu yanan eşine deri yaratmak için 12 yıl boyunca uğraşması, eşinin intiharı ve bu intihar sonucu psikolojik travma yaşayan küçük kızını konu alır ancak olanlar sadece bunlarla sınırlı kalmayacaktır. Plastik cerrahın kızı tecavüze uğrar ve baba intikam için tecavüzcü üzerinde deri deneyleri yapar.
    126) Amedeus (1984):8 dalda Oscar ve birçok ödül kazanan filmde ünlü besteciler Amadeus Mozart ile Antonio Salieri' nin başından geçenlere tanık olacaksınız.
    127) Beethoven'i Anlamak -Copying Beethoven (2006): Beethoven' ı daha iyi, daha yakından tanımak isteyenler için güzel bir film. Sağırlığı giderek artmakta olan Beethoven son bestesini bitirmeyi hedeflediği sürede bitirip başarısına başarı katabilecek mi ?
    128) Küçük Gün Işığım(2007): Hoover ailesinin küçük bireyi yarışmaya katılmak için ailesini ikna eder ve calofirniya' ya doğru eğlenceli bir yolculuk başlar.
    129) Bir Zamanlar Anadolu'da(2010): Bir Nuri Bilge CEYLAN filmi. Filmde cinayet soruşturmasında doktor ve savcının 12 saatlik gerilimli hikayesi.
    130) Baran -Yağmur(2001): Majid Majidi yapımı bir iran filmi. Büyük bir kinin derin bir aşka dönüşmesinin hikayesi.
    131) Kulübe-Enter Nowhere(2011): Gizem dolu izlenilesi bir film. Film ormanda kaybolan 3 gencin bir kulübede buluşması ve bir türlü kurtulamamalarını ele alıyor. Bu gençler farklı zamandan ve mekandan mı gelmişler ?
    132) Kız kardeşimin Hikâyesi(2009): Kate adından çocukları olan çift kısa bir süre sonra çocuklarının lösemi olduğunu ve ilik nakli yapılmazsa bir kaç yıldan fazla yaşayamayacağı bilgisi ile hayatları altüst olur. Çift bir çare olarak Anna adında bir bebek daha yaparlar ve 11 yaşında kate'e böbrek nakli yapılması gerekmektedir. Ancak anna kendisinin bu amaçla kullanılmasına karşı ailesine dava açar.
    133) Dorothy Mills(2008): Ailesini trafik kazasında kaybeden bir psikiyatrist ve daha sonrasında yolları kesişen aynı kazadan kurtulan bir kız çocuğu ile yaşadığı garip olaylar.
    134) Uyanış -Awakenings- (1990) (Dr. Sayer, uzun süre bilincini kaybetmiş hareketsiz bir nevi koma durumunda olan hastalarını iyileştirmek amacıyla çabalamaktadır. L-Dopa adlı ilacı deneyecektir ancak pahalı olduğu için sadece bir kişi üzerinde deneyecektir. Ancak ilacın yan etkileri de kaçınılmazdır.
    135) Behzat Ç. -Seni Kalbime Gömdüm-
    136) Aynı Yıldızın Altında (2014) – 3 yıldır troid kanseri ile boğulan 16 yaşındaki bir genç kız ve kanserli hastalar için oluşturulan terapi grubunda yaşadıkları.
    137) Lorenzo’nun Yağı(1992) –7 yaşına kadar diğer çocuklar gibi normal bir hayat yaşayan Lorenzo amansız bir hastalığın pençesinde bulur kendisi. Gerçek bir hikayeden alınan filmde lorenzonun ailesinin mücadele azmini göreceksiniz. Ailesi Lorenzoyu bu amansız hastalıktan kurtaracak ilacı bulabilecek mi ?
    138) Sevgili Öğretmenim (1967) – Asıl mesleği mühendislik olan Thackeray iş bulamadığından öğretmenlik yapar. Ancak idealist öğretmenimizi okulun haylaz öğrencileri rahat bırakmayacaktır. Thackeray pes edecek midir ?
    139) Tedavi – The Great Hypnotist(2014) – Xu, alanında uzman bir o kadar da ukala çinli, bir psikiyatristir. Hayalet gördüğünü iddia eden hastasına inanmamakta ve hastasını hipnoz terapisine alacaktır.
    140) Musaranas (2014) – 1950 İspanyasında geçen psikolojik gerilim filminde Montse agorafobisi (açık alan korkusu) bir bireydir. Hayatı bir apartman dairesinde geçmektedir. Montse hayatının kalanını bu apartman dairesinde mi geçirecek yoksa başına çok daha farklı olaylar mı gelecek ?
    141) Edit ve Ben (2009)– Psikoloji bölümü okuyan genç zekasını arttırmak amacıyla kendisine çip taktırır ancak içinde yapay bir benlik olması nedeniyle birçok tuhaf olay yaşayacaktır. Bir yandan da otistik olan matematik dehasının gizli araştırmanın formülünü çözmesi Edit ile yakınlaşmasını sağlar.
    142) İnfaz-Calvary (2014)– Psikolojik ögelerin yer aldığı bir kara komedi filmi. Günah çıkartmak için Rahibi ziyaret eden bir adam rahibe onu öldüreceğini söyler ancak rahip adamın yüzünü görememiştir. Rahip bir yandan ölüm hazırlıkları yaparken bir yandan da bu adamın kim olduğunu bulmaya çalışır.
    143) Koku -
    144) Yalanın İcadı –
    145) 12 yıllık esaret
    146) Şeytan Üçgeni -Triangle (2009) – Arabasıyla giderken çaptığı bir martı nedeniyle trafik kazası geçiren Jess, bu kazanın hayatının değiştireceğini sonradan öğrenecektir.
    147) İhtiyarlara Yer Yok (2007)- Birçok ödül alan filmde uyuşturucu çetelerinin kanlı bir pazarlığına denk gelen Moss'un hikayesine yer verilmektedir. Moss parayı alıp gidecektir ancak akşam yaralı birisine yardım amacıyla tekrar dönecektir. Ancak başına neler geleceğinin farkında değildir
    148) Yüksek Tansiyon (2003)– Psikopat bir katilin evdekileri teker teker öldürmesini ele alan gerilim dolu bir film.
    149) İhtiyar Delikanlı -Old Boy (2003)– Muhteşem bir psikolojik film. 15 yıl boyunca tek başına bir odada esir tutulan bir adam ve yaşadıklarının hikayesi. Aklını yitirmemesi için Oh Dae-Su' ya şizofreni ilaçları verilmektedir. Oh Dae-Su bu esaretten kaçıp kurtulabilecek mi ?
    150) Yalın Ayak -Barefoot(2014) – Annesini kaybetmiş, psikiyatrik bir hasta olan Daisy, zengin bir ailenin çocuğu olan Joy ile tanışır. Romantik komedi tadında saflık ve masumiyet dolu bir film.
    151) Kayıp Otoban -Lost Highway (1997) – Fred, eşinin geçmişinden habersiz onunla evlenir ancak işler yolunda gitmeyecektir. Fred' in kişilik bölünmesi yaşaması, cinayet, bir korku hikayesi ..
    152) Enter Nowhere -Kulübe (2011) – Gizem dolu izlenilesi bir film. Film ormanda kaybolan 3 gencin bir kulübede buluşması ve bir türlü kurtulamamalarını ele alıyor. Bu gençler farklı zamandan ve mekandan mı gelmişler ?
    153) Onur Savaşı (2012)– Küçük bir kız tarafından cinsel istismar ile suçlanan ve sonrasında da toplumsal histeriye maruz kalan bir adamın dramatik hikayesi. Film birçok ödül almıştır.
    154) Etki Altında Bir Kadın (1974) – Bir ev kadınının eşi ve çocuklarıyla kendini var etme çabası. Mabel'in manik davranışları, çok fazla gülmesi gibi bir çok psikolojik rahatsızlığı ile eşi baş edebilecek mi ? Toplumsal eleştiri ögelerini de barındıran film ağır gelebilir ancak izlenilmesi tavsiye edilir.
    155) Trainspotting (1996)-(Psikolojik, Macera, Uyuşturucu kullanımı)
    156) Öldüren Sis -The Mist (2007) – Tutucu insanların bulunduğu bir kasaba ve bu kasabada bulunan hür düşünceli gençler..
    157) İntihar Odası (2011) – ( Farklı bir birey olan Dominik depresyonun eşiğine gelmiştir. Ailesinden ilgi görmeyen ve sürekli dışlanan Dominin kendini internet oyununa verir. İşte bundan sonra olanlar olur.
    158) Davetsiz -The Uninvited (2009) – Annesinin ölmesi üzerine travma yaşayan ve bir süre psikiyatri kliniğinde yatan genç bir kızın hikayesi. Babasının bir hemşire ile evlenmesi genç kızın depresyon yaşamasına neden olacaktır.
    159) Bir Rüya İçin Ağıt (2000)– Uyuşturucu bağımlılığı olan bir genç ve televizyon bağımlılığı olan annesi arasında giderek yükselen bir uçurum ve iletişimsizlik.
    160) Şampiyon -The Wrestler (2008) – Ünlü bir güreşçinin kalp krizi sonrası şov dünyasına veda etmesi ve tezgahtar olarak işe başlaması. Ailevi bağları bozulmuş bir adamın hikayesi.
    161) Bipolar (2014) - Harry çekingen bir adam ve aynı zamanda bipolar bozukluğu olan bir hastadır. Yeni bir tedaviyi denemek üzere bir kliniğe yatar ve tüm günü kamera ile izlenilecektir. Harry düzelme gösterebilecek mi ?
    162) Kukla - The Beaver (2011) – Sıkıntılarla dolu günler sonrası hayatını ve ailesini yeniden keşfe çıkan bri adamın hem esprili hem de duygu yüklü hikayesi.
    163) Phobe Harikalar Diyarında (2008) – Geniş bir hayal gücüne sahip olan bir çocuk ve kendini Alice Harikalar Dünyasında piyesi için olan rolüne fazlasıyla kaptırması nedeniyle kendini birden bu dünyanın içinde buluverir.
    164) Sineklerin Tanrısı (1963) - Bütün yetişkin insanların öldüğü bir uçak kazasında hayatta kalan küçük bir grup küçük çocuk ve hayatta kalma savaşları.
    165) Aklım Karıştı (1999) Bir gencin 18 ay boyunca akıl hastanesinde kalışı ve yaşadıkları
    166) Ara (2008) - Tek bir apartman dairesinde geçen filmde 4 kişinin birbirini seven ve aldatan, kıran ama bırakmayan hikayelerini ele alınmaktadır.
    167) Aç Gözünü (1997) – Psikolojik gerilim filmi. Çok güvendiği güzel yüzünü kaybedince Cesar'ın hayatı çok farklı bir yöne doğru gidecektir.
    168) Beyaz Köpek (1982) (Klasik Koşullanma) Eski sahipleri tarafından sadece siyahları saldırması ve öldürmesi yönünde eğitilmiş bir köpek. Yeni sahibi bu köpeğin koşullamasını söndürebilecek mi ?
    169) Büyük Yalnızlık –
    170) Cennet –
    171) Gölgesizler –
    172) Güneş Yanığı –
    173) Küçük Kıyamet
    174) Solaris –
    175) Gerçeğe Çağrı –
    176) Küp –
    177) Ölüm Kitabı (Misery)
    178)Esaretin bedeli
    179)godfather 1-2
    180)kaplumbağlarda uçar
    181)bajrangi bhaijaan
    182)rab ne de bana di jodi
    183) Ekşi Elmalar
    184)Azap yolu
    185) Öteki
    186) Kadın kokusu
    187) La la land
    188)Benim komşum bir melek
    189)Bay hiçkimse
    190) Yaralı yüz
    191) Paramparça köpekler ve aşklar
    192) Ateş böceklerinin mezarı
    193) Cesur yürek
    194) Gladyatör
    195) Özgürlük yolu
    196) The İntouchables ( Can dostum )
    197) Aynı Yıldızın Altında
    198) Leon ( Sevginin gücü )
    199) Lucy
    200) Karanlıkta dans
    201) Remember ( Hatırla)
    202) Zorba
    203) Peekay
    204) Ekmek ve çiçek
    205) Sarhoş atlar zamanı
    206) Kirazın tadı
    207) Kış uykusu
    208) Üç maymun
    209) Şimdi yada asla
    210) Piyanist
    211) Yeşil yol
    212) Prestij
    213) Çingeneler zamanı
    214) August Rush
    215) Amelie
    216) Otomatik Portakal
    217) Ucuz Roman
    218) Rezervuar köpekleri
    219) Zincirsiz
    220) Kanlı elmas
    221) Adalet
    222) Schindler'in listesi
    223) Er Ryan'ı kurtarmak
    224) V for vandetta
    225) Köprüdeki kız
    226) The revenant ( Diriliş)
    227) Gone girl ( Kayıp kız )
    228) Titanic
    229) Nostalghia
    230) Libertarias
    231) Özgürlüğe giden uzun yol

    Film listesi Facebook/Yeraltı Edebiyatı Sayfası Admin’inin kişisel tercihleri ve sayfa üyelerinin desteği ile oluşturulmuş, yaklaşık bir yıldır faydalanmakta olduğum listedir. Ben sadece aracıyım, sitede böyle bir ihtiyaç gördüğüm için paylaştım. Teşekkürler oluşturulmasında emeği geçenleridir.
  • 330 syf.
    ·6/10
    Livaneli'nin ilk okuduğum romanıydı. Gerek incelemeler olsun gerekse de yakinlarimdan duyduklarım beni okumaya itti. Sürükleyici bir dili olsa da konu çok degisik gelmemekle birlikte kahramanin kisilik bozukluğu olduğunu tahmin etmek zor değil. Sinemada olsun başka yerlerde olsun bu konu artık çok islenir oldu. Zindan adasi, muholland çıkmazi, makinist, vanilla sky, fight club benim aklıma çok zorlanmadan gelenler. Hanging machine yani sevgili de hemen aklıma diger izledigim filmi getirdi. İcat eden kadının biyografisi anlatılan filmdi. Okurken kitab hayalimde okuduklarimla degil izlediklerimle canlandı. Bilmiyorum benim hoşuma gitmedi. Yine de dili itibariyle anlatim tarziyla kolay bitirilebilecek bir eser.