• “Dünyadaki açlık için teknolojik gıda çözümü aramak, yeni yüzyılın ticari açıdan en kötü niyetli boş girişimidir.”
    Kitabın beni en çok etkileyen cümlesiyle incelememe giriş yapmak istedim.Ben sık sık inceleme yapan biri değilim.Çünkü bu anlamda kendimi henüz yetkin bulmuyorum.Hatalarım olursa affediniz. :)
    Saklı Seçilmişler gazeteci Soner Yalçın’ın derin araştırmaları sonucunda belirli tespitleri ortaya koyduğu siyaset,ekonomi ve tarım faaliyetleri ile harmanlanmış bir kitap.Açık konuşmak gerekirse siyasi anlamda taraflı bir bakış açısıyla yazılmış.Ve sırf bu yüzden bu kitaba yorum girmek istemedim.Çünkü her ne kadar yazılanların doğruluk payı olsa da ve bunlar belgelendirilmiş olsa dahi,farklı görüşlere sahip kişilerden tepki almak istemem.Ama yine de iki cümle etmeden geçmeyeceğim.
    Önce tohumlar,ardından süt,yumurta, mercimek, buğday... Derken,kısacası insan hayatının devamı için gerekli olan temel besin maddelerinin genetiğiyle nasıl oynandığı,ufacık bir buğday tanesinin bile nasıl zehire çevirildiği anlatılıyor.Önce tarım ürünleri,sonra tarımsal faaliyetler,daha sonra da tarım politikaları derken tarımın ülkemizde ne kadar vahim bir hale getirildiğini anlatmış gazeteci.Çiftliklerin kapanışı, markalarımızın satışı derken dışa bağımlılığımızın nasıl bu kadar arttığını teker teker açıklamış.
    Tabi ki perde arkasında emperyalist güçler var.Başta Rockefeller olmak üzere dünyayı adeta günden güne sömüren topluluklar.Sağlık alanında okuyan herkes bilir ki daha ilk derslerden Dünya Sağlık Örgütü’nün ne olduğu,önemi ve koyduğu standartlar adeta çiviyle çakarcasına öğretilir.Bu kitabı okuyunca anladım ki Dünya Sağlık Örgütü sadece bir kukladan ibaret,emperyalizm neyi emrederse ona yönelik algı oluşturan bir hiçmiş.Kitabı okudukça hem şaşırıyorsunuz hem de sorguluyorsunuz.İsterim ki herkes bu kitabı okuyup gıda alanında ne büyük oyunlar dönüyor,ne gibi tuzaklar kuruluyor bilinçlensin.
    Bana kalırsa ortada gerçekten emek harcanmış bir eser var.Bunu yazan kişide belli eğitimler almış,belli bir yaşanmışlığa sahip bir gazeteci.Ve umarım bu kitaptan sonra bir suikaste kurban gitmez.Zira bu ülkede faydalı olmaya çalışırken hayatı söndürülen bir sürü insan var.Ki benim için başta Sabahattin Ali gelir bu konuda.
    Diyeceğim şu ki:Belki aynı siyasi görüşe sahipsinizdir,belki taban tabana zıt düşünüyorsunuzdur.Bunu bilemem.Ama isterim ki elinize bu kitabı alın ve 500 sayfalık bir kitaba ayıracağınız süre zarfında bütün siyasi düşüncelerinizi,birikiminizi bir kenara koyup objektif bir şekilde kitabı okuyup değerlendirin.Bu kitabı size ısrarla tavsiye ediyorum. Okuyun,okutun...Sevgiyle kalın.
  • siriusufo sitesinde, varlık tipleri bölümünde bulunan, dünya dışı varlıklardan geldiği ileri sürülen mesaj.

    "sevgili dostlarımız,

    alttaki mesaj internet aracılığıyla tüm dünyada bir çok kaynağa ulaştı ve hiç birinde yazarına ilişkin bir tanımlama yok. dünya dışından olduğu söyleniyor ama kim ve nasıl aldı bilinmemekte. ister dikte edilmiş, ister kanal olarak alınmış veya dünya insanı tarafından yaratılmış olsun, özünde bu mesaj bize “doğru” geliyor. aslında tamamı ortak seçimle ilgili. biz galaktik vatandaşlığı mı seçeceğiz; yoksa korku, yadsıma ve güvensizlik ile giderek tükenen bir nesil olmayı mı? seçimse tamamen bize ait.

    “dünyayı sadece sevginin üstünlüğü değiştirir!”
    “görünmemizin gerekip gerekmediğine karar verin!”

    bu mesajı size kimin yazdığının önemi yoktur ve zihninizde anonim olarak kalmalıdır. önemli olan bu mesaja ilişkin ne yapacağınızdır! her biriniz kendi özgür iradenizi kullanarak mutlu olmayı istersiniz. özgür iradeniz sizin kendi gücünüz çerçevesindeki bilginize, mutluluğunuzda alıp verdiğiniz sevgiye bağlıdır. gelişimin bu evresinde tüm bilinçli ırklar gibi sizler de kendi gezegeninizde kendinizi izole olmuş hissediyor ve bu durumun etkisiyle kendi kaderinize mutlak gözüyle bakıyorsunuz. ama yine de küçük bir azınlığın farkında olduğu büyük bir değişimin eşiğindesiniz. kendi seçiminizin dışında sizin geleceğinizi değiştirmek bizim sorumluluğumuzda değildir.
    bu mesajı dünya çapında bir referandum olarak alın. ve yanıtınızı da bir oylama olarak düşünün. biz kimiz? insanlığın binlerce yıldır tanık olduğu açıklanamayan göksel olaylarla ilgili ne bilim adamlarınız ne de dini liderleriniz ortak bir fikir oluşturabilmiş değiller. inançlar ne denli saygı duyulur olsa da, doğruyu ve gerçeği bilmek için bu inanç filtrelerinin dışına çıkılması gerekir. artan sayıdaki bilinmeyen araştırmacılarınız yeni bilginin yollarını keşfediyor ve realiteye çok yaklaşıyorlar. bugün uygarlığınız içinde bir okyanus kadar büyük bilginin içinden özellikle sizi daha az üzecek kısmının çok küçük bir parçası ortaya dökülmüştür. özellikle son elli yılda tarihinizde saçma veya inanılmaz görünen olaylar daha sıklıkla olasılık ve farkındalık alanınlarına girmiştir. geleceğin daha da sürprizlerle dolu olduğunu bilin.

    en iyiyi olduğu kadar en kötüyü de keşfedeceksiniz. galaksideki milyarlarcası gibi bizler de “dünya-dışılar” olarak adlandırılan ve gerçekliğimizin fark edilmesi zor bilinçli varlıklarız. sizinle bizim aramızda önemli bir fark olmadığı gibi iki taraf da evrimleşmenin belirli aşamalarını deneyimlemekteyiz. herhangi organize bir yapının hiyerarşisi bizim iç ilişkilerimiz için de geçerlidir. bir çok ırkların bilgeliği üzerine kurulmuş kendi hiyerarşimizin onayıyla sizinle iletişime geçmekteyiz. bir çoğunuz gibi biz de yüce varlığı arama yolundayız. bu nedenle bizler tanrılar değiliz, ya da daha az tanrı değiliz, ancak kozmik kardeşlik’te sizlerle hemen hemen eşit yerlerdeyiz. fiziksel olarak bir biçimde sizden farklı olmamıza karşın, çoğumuz insanımsı görünümlüyüz.

    bizim var olduğumuz bir gerçek, ama henüz çoğunluğunuzun algılamadığı bir durum bu. bizi anlamayı başaramadınız çünkü, bizim, çoğu zaman sizin duyularınız ve ölçümleriniz içinde görünmemiz olası değildi. işte tarihinizdeki bu boşluğu bu anda doldurmaya niyet ediyoruz. biz ortak bir karar almış bulunuyoruz, ama bu yeterli değil ve sizinkine de gereksinimimiz var. bu mesajla sizler karar-alıcılar haline geleceksiniz! biz neden görünür değiliz? evrimin belirli aşamalarında kozmik “insanlık” bilimin yeni biçimlerini keşfederek, maddenin kolay anlaşılırlığının ötesine geçti. yapılandırılmış demateryalizasyon ve materyalizasyon onların parçasıdır. işte insanlığın birkaç laboratuvarda ulaştığı budur. “dünya-dışı” varlıklarla kurdukları yakın işbirliği ile tehlikeli uzlaşma, kimi temsilcileriniz tarafından sizden özellikle saklı tutulmuştur.
    havaya ya da uzaya ait objeler veya olağanüstülük diye tanımladığınız durumlar sizin bilimsel topluluğunuz tarafından anlaşılmış durumdadır. sizin ufo’lar olarak adlandırdıklarınız aslında çok boyutlu yetenekleri olan uzay gemileridir. bir çok insan bu tür gemilerle, görerek, işiterek, dokunarak veya medyumik bağlantılar kurdular. kimileri gizil güçler etkisinde bırakılarak sizi “yönetir” duruma getirildi. sizin bu gemileri nadiren ya da kısa sürelerde görüyor olmanızın nedeni onların demateryalize olma özelliklerindendir. siz gözünüzle görmediğinizin var olduğuna da inanmazsınız, bunu anlayışla karşılıyoruz. gözlemlerin çoğu bağımsız bireyler tarafından yapılmıştı, ruhlarına ulaştı ama organize sistemi değiştirmedi. insanlığın oligarşisinde negatif çok boyutlu varlıkların rolü oldu, kendi güçlerinin tatbikatını yaptılar, kendi varlıklarını orada tutmak ve bilinmeyeni zapt etmek için sağduyu motive ettiler. bizim için sağduyu, insanın özgür iradesine saygılı olmak ve böylece onların kendi meselelerinde kendilerine ait teknik, ruhsal olgunluğa erişebilmelerine izin vermek demektir.

    insanlığın galaktik uygarlıklar ailesine dahil olması çok önemlidir ve dört gözle beklenmektedir. bizler gün ışığında geniş bir kitle halinde size görünür hale gelir ve sizin bu birliğe katılmanız için size yardım edebiliriz. bugüne dek bunu yapmadık, çünkü içinizden çok azı bunu gerçekten istedi, cehalet vardı, kayıtsızlık veya korku vardı ve durumu haklı çıkaracak aciliyet söz konusu değildi.
    sizler zaman içinde karşılıklı katkılarla zenginleştirilmiş bir çok geleneklerin döllerisiniz. hedefiniz bu kökleri ortak bir plan altında birleştirmektir. kültürlerinizin görünüşleri sizleri birbirinizden ayrı tutmuştur, çünkü onu varlığınızda böyle içselleştirdiniz. artık görünüş sizin için süptil doğanızın özünden daha önemli hale gelmiştir. bölgedeki güçler için görünüşe verilen önemin yaygınlığı herhangi bir tehlike karşısında siperler oluşturmaktadır. ona yine zenginliği ve güzelliğiyle saygılı olmak ama görünüşlerin üstesinden gelmek gerekmektedir.

    bunu anlamak için ulaşabileceğiniz çözümler giderek artmaktadır. yöntemlerden biri bir başka ırkla bağlantıya geçip gerçekte ne olduğunuzun size yansımasının imgelenmesidir. nadir durumlar dışında, kendi yetenekleriniz içinde geleceğinize ait bireysel veya toplumsal kararlarınızda biz her zaman dışarda durduk, çok nadir durumlarda çok sayılı zamanlarda çok az katkımız oldu. sizin derin psikolojik yanınızı kendi bilgimizle motive ettik. sonuçta biz her gün adım adım özgürlüğün inşa edilmesi, varlığın kendisinin ve çevresinin farkındalığına uyanması, kısıtlamalardan ve uyuşukluktan giderek uzaklaşması kısmına ulaştık. cesur ve istekli sayısız insan bilinçlerine karşın, uyuşukluklar, büyüyen merkezi gücün yararına yapay olarak oluşturuldu. ama gelişmiş teknolojilerin büyümesi ve kullanılmasıyla insanlık kendi yazgısının kontrolünü giderek daha çok yitirmektedir. dünyayı, insanları ve tüm canlıları ilgilendiren yaşam koşullarına ilişkin geri dönüşü olmayan öldürücü sonuçlar yaratılmaktadır. hayatı yaşanabilir kılan olağanüstü yeteneklerinizi yavaş, ama kesin bir biçimde yitiriyorsunuz.

    bu gibi teknolojiler sizin zihniniz kadar bedeninizi de etkilemek için vardır. böyle planlar yoldadır. olası efendilerinizle karanlık niyettekilerin birlikteliklerine karşın, bu durum yine de kendi yaratıcı gücünüzü içinizde tuttuğunuzda değişip dönüşebilir. işte bizim görünmez durmamızın nedeni budur. her ne olacaksa artık o kırılma noktasına gelmiş durumdadır.

    fetihler hemen her zaman diğerlerine zarar vermek için yapılmıştır. şimdi dünya herkesin birbirini tanıdığı ancak hala çatışmaların ve her türlü korkunun ısrarlı süre ve yoğunlukta yaşandığı bir köy haline dönmüştür. çocuklarınızın eğitimi ve yaşam koşullarınız kadar sayısız hayvanın, bitkinin yaşam koşulları da sizin politik, finansal, askeri ve dini temsilcileriniz gibi az sayıdaki kişinin elinin altında tutulmaktadır. oysa bağımsız bireyler olarak insanlar, yazık ki üzerinde ciddiyetle çalışamadıkları bir çok potansiyel yetenekleri de barındırırlar.

    gelişmenin harikulade olanakları boyun eğdirici ve yıkıcı tehditlere yakın durmaktadır. bu tehlikeler ve fırsatlar şimdi var. her ne kadar siz sadece size gösterileni algılasanız da, uzun-dönemli ortak projeyi başlatmak yerine doğal kaynakların sonunun getirilmesi programlanmış durumdadır. kaynaklarınızın kıtlığı ve onların haksız dağıtımı, kaynaklarınızdan yararlanma bedeli gün be gün yükselecektir. kentleriniz ve kırsal kesimlerinizin tam ortasında büyük çapta kardeş kardeşi öldürür durumlar yaşanacaktır malesef. nefret ve kin daha çok büyüyor ve aynı şekilde “sevgi” de öyle. sizi çözümler bulmada kendinizden emin kılan budur. ancak kritik kütle yetersizdir ve çok usta yöntemle baltalama işi düzenlenmiş durumdadır. geçmiş alışkanlıkların ve eğitimin şekillendirdiği insan davranışları içinde var olan bir çeşit uyuşuk bakış açısı sizi çıkmaz sokağa götürmekte.
    barışın getirilmesi ve halklarınızın yeniden yapılanması kendi dışınızdaki uygarlıklarla uyum için atılacak ilk adım olmalıdır. bugünkü kararlarınız, tarihinizin hiçbir döneminde olmadığı kadar önemlidir ve sizin yarın yaşamda kalmanızı anlamlı biçimde etkileyecektir. bu kör koşuyu durduracak ortak ve birleştirici farkındalık nereden gelecektir? belki de artık insanlık ailesiyle yüz yüze gelip onları tartmakta olan bu tehdit karşısında daha büyük bir etkileşim içinde olmanın zamanı gelmiştir. yükselen büyük dalga ulaştığı yerden artık ortaya çıkmak üzeredir ve kendi içinde çok olumlu ve çok olumsuz ifadeleri barındırmaktadır.
    bir başka uygarlıkla kozmik kontrat yapmanın iki yolu vardır: temsilciler kanalıyla veya ayırım gözetmeksizin doğrudan bağımsız bireylerle. birinci yol çıkarların savaşını, ikinci yol farkındalık getirir. birinci yol, insanlığı kölelikte tutarak motive olan bir gurup yarışçı tarafından seçilmiştir ve bu nedenle de dünya kaynaklarının kontrolünü, gen havuzunu ve insanın duygusal enerjisini elinde tutar.
    ikinci yol, hizmet ruhu nedeniyle ortaklık oluşturmuş yarış gurubu tarafından seçilmiştir. biz, bizim tarafımızda, tarafsız nedeni onayladık ve kendimizi birkaç yıl önce insan gücünü temsil eden kişilere tanıttık, onlar bizim kendilerine uzanmış elimizi kendi stratejik görüşleriyle bağdaşmayacağı bahanesiyle reddettiler. işte bu nedenle bugün temsilcilerin araya girmesi olmadan bireylerin kendi seçimlerini yapma zamanıdır.
    negatif varlıklar, bölme yöntemiyle görünenin arkasından yönetimlerini her türlü bedeli ödemeye hazır sürdürmektedirler, çünkü saltanatları söz konusudur! aynı zamanda sizi yönetenleri de bölüyorlar. güçlerini, içinizde yarattıkları güvensizlik ve korku yeteneklerinden alıyorlar. bu, sizin kozmik doğanızı hatırı sayılır biçimde zedelemektedir. eğer bu kişilerin yönlendirmeleri ve öğretileri kendi en üst noktasına ulaşmamış ve önümüzdeki birkaç yıl içinde sapkınlıkları ve öldürücü planları hayata geçecek duruma gelmiyor olsaydı bu mesajın da önemi olmayacaktı.
    onların belirledikleri sürecin sonu yakındır ve insanlık yakın dönemde büyük acılar çekecektir. özgür iradenizin paha biçilmez değerinin farkında olun, size bir alternatif sunuyoruz. size daha sağlıklı görünen bir evren ve yaşam, yapıcı etkileşim, dürüst ve kardeşçe ilişkiler, teknik bilgi, acının kökünü kurutmak, bağımsız güçlerin denetlenmiş çalışması, enerjinin yeni şekillerine ulaşabilmeniz ve sonuç olarak da bilinci daha iyi kavramanız gibi olanaklar sağlayabiliriz. sizin ortak ve bireysel korkularınızı aşmanızı sağlayamaz, sizin seçmediğiniz yasaları sizin için oluşturamayız. birey olarak ve ortak çaba göstererek kendi istediğiniz dünyayı yaratmak ve ruhun yeni göklerinin serüvenlerini yaşamak için kendiniz çalışmalısınız.

    böyle bir temasa geçmeye karar verirseniz, evrenin bu bölgesinde kardeşlik dengesinin koruyucusu olmanın büyük sevincini yaşayacağız. karşılıklı ve verimli diplomatik alışverişler yanında kendi yeteneğinizi birleştirmenizin coşkusunu, başarınızın yoğun sevincini ve mutluluğunu duyacağız. sevinç duymak evrende kutsal olarak tanımlanır. peki size hangi soruyu soruyoruz? “bizim ortaya çıkmamızı ister misiniz?” bu soruyu nasıl yanıtlarsınız? ruhun gerçeği, telepatik yolla okunabilir.
    kendinize sadece bu soruyu açık biçimde sorup yine kendi seçiminize göre ister birey, ister grup olarak yanıtınızı yine açık ve net olarak vermeniz gerekir. soruyu sormanızın akabinde evet veya hayır derken bir kentin merkezinde ya da bir çölün ortasında olmanız yanıtınızın değerini etkilemez! sadece kendinizle konuşur gibi ama mesajı düşünerek bunu yapabilirsiniz.
    sadece birkaç kelime içeren bu evrensel soru kendi bağlamına konulduğunda güçlü bir anlam ifade eder. bunu yaparken duraksayıp tereddüt etmeyin. işte bu nedenle de sakin bir biçimde ve tüm vicdanınızı katarak üzerinde düşünmelisiniz. yanıtınızın soruyla mükemmel biçimde birleşip bütünleşmesi için mesajı bir kez daha okuduktan sonra yanıtı vermeniz önerilir. bunun için acele etmeyin. nefes alın ve tüm özgür irade gücünüzün sizi sarmasına izin verin. kim ve ne olduğunuzun onurunu duyun!
    sizi güçsüzleştiren sorunları birkaç dakika için unutun ki kendiniz olabilin. ortaya çıkan gücü hissedin. siz kendi denetiminizdesiniz. tek bir düşünce, tek bir yanıt sizin yakın geleceğinizi öyle ya da böyle muazzam biçimde değiştirebilir. kendi iç sesinize sorarak bizim sizin maddi alanınızda görünmemize ilişkin aldığınız bireysel ve bağımsız kararınıza bağlı olarak sizin maddi planınızda açık gün ışığında görünmemiz bizim için çok değerli ve gereklidir. yürekten ve kendi isteğinizle yaptığınız içten dileğiniz, her zaman gönderdiğiniz kişilerce algılanır.
    insanlığın doğuşunu kardeşlikle kolaylaştırabilirsiniz. sizin düşünürlerinizden biri bir keresinde şöyle demişti: “bana bir el verin-tutun ve ben dünya’yı kaldırayım”. bu mesaj yaygınlaştırıldığında el-tutmanın gücünü kazanacak, biz ışık-yılları uzunluğundaki maniveladakiler ve siz dünya’yı kaldıracak ustalar… bizim ortaya çıkmamız önemlidir. olumlu kararın sonuçları ne olabilir? bizim için, olumlu ortak kararın sonucu gökyüzünüzde ve dünya üzerinde bir çok gemimizin materyalize olmasıdır. sizin için, böyle bir durumun emin olduğunuz şeylerden süratle vazgeçmenizi doğrudan etkileyecek olmasıdır. basit, şüpheleri ortadan kaldıran görsel iletişim geleceğinize çok büyük ölçüde yansıyacak, daha çok bilgi, sonsuza dek değişmiş olacaktır.
    toplumunuzdaki kurumlar her alanda tamamen ve köklü değişimlere uğrayacaklar ve güç bireyselleşecektir çünkü bizim de yaşamakta olduğumuzu göreceksiniz. kendi değerlerinizi somut bir biçimde değiştireceksiniz. bizim gösterdiğimiz “bilinmeyen” karşısında insanlık tekil aileyi oluşturacaktır ki bizim için işin en önemli kısmı budur. tehlike yavaşça eriyip evlerinizi terk edecek, çünkü siz dolaylı olarak istenmeyenin yani bizim “üçüncü parti” diye adlandırdıklarımızın karşısında bir güç oluşturacaksınız. şimdiki durumda aç olan gülümseyemez, korku dolu olan bize hoşgeldiniz diyemez. biz erkeklerin, kadınların ve çocukların içlerinde taşıdıkları ışığa karşın kendi bedenlerinde ve yüreklerinde yine de bu denli yoksunluk içinde olmalarından büyük üzüntü duyuyoruz. bu ışık sizin geleceğiniz olabilir. ilişkimiz gelişmeye açıktır.
    durum her ne olursa olsun, siz kendi yüreğiniz ve ruhunuzun bilirkişisisiniz! seçiminiz ne olursa olsun, saygıdeğerdir ve saygı görecektir. kararınız ne olursa olsun onu ortaya koymalısınız. siz kendi iç sesinize ve sezgilerinize sormalısınız. işte asıl olan budur! binlerce yıl sonra, bir gün, bu seçim kaçınılmaz olacaktı: iki bilinmeyenden birini seçmek.
    bu mesajı geniş kitlelere yayın. bu sizin geleceğinizi ve milenyumlar ölçeğinde geri dönüşü olmayan tarihsel gidişi etkileyecektir. aksi halde bir çok yıl, hiç değilse bir nesil sonraki bir zamana yeni bir fırsat olarak ertelenecektir, eğer hayatta kalırsa tabii. seçmemek diğer kişilerin seçimi içindedir. diğerlerini bilgilendirmemek, haberdar etmemek birinin beklentisine zıt bir sonucun ortaya çıkması riskini getirecektir. kayıtsız kalmak birinin özgür iradesinden vaz geçmesidir. hepsi sizin geleceğiniz için.
    evrende bireysel her bir istek önemsenir. siz hala kendi yazgınızın mimarısınız…
    bizim ortaya çıkmamızı ister misiniz? …."

    edit: yazıyı saçma bile bulsa sonuna kadar okuyan güzel insanlara selam olsun."

    Alıntı
  • Tarih argümanlar ve karşı argümanlardan ibarettir. Kişi ya fikrini zorla kabul ettirir ya da fikri ona zorla kabul ettirirler. Beğenin ya da beğenmeyin, vaziyet budur. Zıt güçler hep var olmuştur ve o yüzden kişi boyun eğmeye aşırı düşkün olmadıkça, kişi her zaman savaş halindedir.
  • Mustafa (İslamoğlu) İnkaroğlu'nun İNKAR ettiği - Hadisler! - Hükümler! - İftira ettiği alimler! - Tahrif ettiği ayetler!!
    1 - Kaderi inkar ediyor,
    2 - Recmi inkar ediyor,
    3 - Mürtedin öldürülmesini inkar ediyor,
    4 - Miracı inkar ediyor,
    5 - Ruyetullahı inkar ediyor,
    6 - İsa a.s. Nüzulunu inkar ediyor,
    7 - Kabir azabını inkar ediyor,
    8 - Adem a.s. Cennetten indiğini inkar ediyor,
    9 - Mehdi a.s. geleceğini inkar ediyor.
    10 - Aklına uymayan bütün hadisleri "Kur'ana uymuyor" gerekçesiyle inkar ediyor.
    11 - Deccali inkar ediyor,
    12 - Ye’cûc ve Me’cûcü inkar ediyor,
    13 - Peygamber Mucizelerini kendi aklına göre tevil ediyor,
    14 - Peygamberimizin Kıyamet ile ilgili hadislerinin hepsini inkar ediyor..
    15 - Sahabelere dil uzatıyor.
    16 - Afganistandaki Budist heykeller için üzülüyor.
    17 - Buhari, Müslim ve diğer hadis müelliflerini yalancılıkla suçluyor.
    18 - Adem ve Havva'nın cennetten değil dünyadaki bir bahçeden geldiğini iddia ediyor.
    19 - Maide:33 ayeti; "Allah’a ve Resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır." İSLAMIN DEĞİL FİRAVUNUN HÜKMÜ DİYİYOR !
    20 - Kur'andaki bütün Mucizeleri inkar edip bunlar temsildir diyor.
    21 - Rafızi-Şiilere "Ehl-i beyt Mektebi" diyerek meşrulaştırıyor. Allahı roma putu JANUS'a benzeten Ali Şeriati ve Humeyniyi savunurken Buhari ve Müslimi, diğer islam alimlerimizi çirkef ağzıyla yalancılıkla suçluyor.
    22 - Deveye bakmıyorlar mı, nasıl yaratılmıştır! Ğaşiye:17 ayetteki "deve" kelimesini "yağmur yüklü bulutlar" manasına geldiğini yumurtluyor!!
    23 - Allah bir şeyi yaratmak istediğinde ol dediğinde hemen olmaz, olma süreci başlar diyor !!
    24 - Adem as. cinlerden önce yaratıldığını iddia ediyor.
    25 - Adem as. ilk insan olmadığını ondan öncede bazı ADEM'lerin yaratıldığını iddia ediyor!
    26 - Adem as.mın Allah azze ve cellenin "OL" demesiyle değil "olma süreci" içinde tek hücreli canlıdan oluştuğunu, yani evrime inanıyor.
    27 - İmam Şafii'ye yalan uydurup O'nun Er-Risale isimli kitabında "Sünnetin Kur'anı neshettiğini" söylediğini uyduruyor !
    28 - İmam Malik ve Ahmed bin Hanbel'in zamanının yöneticilerinden korktukları için kitablarından bazı bölümleri çıkardığını iddia ediyor! Halbuki İmam Ahmed'in Müsnedi kendi yaşarken yazılıp insanların elinde bulunmuyordu .
    29 - Muhaddis alimlerimizin hadis uydurduğunu uydurup onları "Hadis İdeolistleri" olarak vasıflandırıyor!
    30 - Sünnetin Kur'ana arzedilmesi gerektiğini iddia ediyor!
    31 - Resulullah sallalahu aleyhi vessellemin MUSTAKİL HÜKÜM KOYAMAYACAĞINI iddia ederken kendisi Kur'anda hiçbir delil olmadığı halde sigara için HARAM diyor! Peygamberimizin HELAL-HARAM belirleyemeyeceğini iddia eden kimse kendisi haram koyuyor!!
    32 - Kur'anı Kerimin kelimelerini şer-i, ıstılah manalarıyla değil Mekke Müşriklerinin anladığı sözlük manalarıyla tercüme ediyor. SALAT, İPEK, DEVE kelimelerinde yaptığı gibi.
    33 - İslamoğlu İslam alimlerinden esirgediği muhabbeti Ignaz Goldziher, Toshihiko Izutsu, Muhammed Esed gibi Oryantalist-Müsteşriklerden esirgemiyor! Bunlardan büyük bir sevgi ve saygıyla bahsediyor!
    34 - Hazırlamış olduğu GEREKÇELİ MEAL'inde sahife, paragraf yapısına kadar Muhammed Esed'in mealinden İNTİHALDE (ÇALINTI) bulunuyor.
    35 - Tefsir tarihimizdeki şazz görüşleri tercih edip kendi malıymış gibi pazarlamasını yapıyor.
    36 - Kitablarında yeterli olmayan arapça dilbilgisiyle komik-basit hatalar yapıyor
    37 - İslamda hırsızın elinin kesilmesini inkar ederek bunun Mekke müşriklerinin hukuku olduğunu iddia ediyor!
    38 - Kadının mirastaki 1/2 hakkının sabit olmayıp esnek olduğunu, değişebilir olduğunu iddia ediyor.
    39 - Ayın yarılması, küçükken peygamberimizin kalbinin yarılması ve benzeri mucizeleri inkar ediyor!
    40 - İlk kader inkarcıları Ma'bed el- CÜHENİ ve Gaylan ed- DIMAŞKİ gibilerini şehid olarak görüyor!
    41 - Erkeğin ipek ve altın yüzük takmasını helal görüyor!
    42 - İslamda Neshi inkar ediyor!
    43 - Abdülaziz Bayındırı savunduğu videosunda Muhammed 31.ayetin kariler tarafından Mushafa yanlış yazıldığını iddia ediyor!
    44 - "Üzerinde ondokuz (muhafız melek) vardır. "Müddesir:30 onun üzerinde on dokuz (melek/e) vardır." diyor.
    45 - Bakara Suresinde Yahudi ve Hristiyanların maymuna ve domuza tebdil edilmesini inkar ediyor!
    46 - Tur dağının Yahudiler üzerine kaldırılmasını mucizesini inkar ediyor!
    47 - Yahudilerin katili bulmak için ineğin bir parçasıyla ölüye vurmaları ayetini (Bakara.73) inkar ediyor!
    48 - İbrahim as.mın dört kuşu parçalayıp sonra çağırması mucizesini inkar ediyor! (Bakara.260)
    49 - İsa as.mın bebek iken konuşması mucizesini inkar ediyor! (A'li imran.45-46)
    50 - Musa as.Allah ile konuşmasını inkar ediyor! (Nisa.164)
    51 - Bakara.55.ayette israiloğullarının yıldırım çarpmasını inkar ediyor, dipnotta onların akıllarının çarpılmış olduğu için böyle bir istekte bulunduğunu iddia ediyor.
    52 - Bakara.56.ayette İsrailoğullarının öldürülüp diriltilmelerine mecaz diyor.
    53 - Bakara.61.ayettin dipnotunda İsrailoğullarının lanetlenmediğini, "lanetli zihniyet vardır" diyerek açıklıyor.
    54 - Bakara.102.ayette sihri inkar ediyor.sihrin "komplo, düzen, tuzak" şeklinde anlaşılması gerektiğini söylüyor.
    55 - Bakara.259.ayette 100 yıl ölü kalıp sonra diriltilen kimsenin kıssasını "TEMSİL" olarak anlamak gerekir diyor. İslamoğluna göre kur'andaki bütün mucize ve olağanüstü olaylar "temsil ve mecazdan" ibarettir.
    56 - Al-i imran.1.ayetteki müteşabih hurufu mukattaya "Hz.Peygamberinaldığı vahyi tek bir harfini dahi zayi etmeden ilettiğinin lafzi şahidi" manasını veriyor.
    57 - Nisa.153.ayette Yahudilere bir ceza olarak yıldırım çarpmasını inkar ediyor.
    58 - Maide.6.abdest ayetinde ayaklar hem yıkanabilir hemde "Ehli Beyt okuluna göre" meshedilebeilir diyor. İslamoğlunun bahsettiğ EHL-İ BEYT MEKTEBİ'yle neyi kastettiği ayrı bir araştırma konusu.
    59 - Maide.60.ayette Allahın Yahudi ve Hristiyanları maymun ve domuza tebdil etmesinin olmadığının bunun sadece TEMSİL olduğunu söylüyor.
    60 - Maide.114.ayette İsa. as.gökten sofra inmesini istemesinin aslında gerçekleşmediğini bununda sadece bir TEMSİLDEN ibaret olduğunu söylüyor.
    61 - A'raf.107.ayet ve devamında Musa. as. ile Firavunun sihirbazları arasındaki kıssada aslında sihir olmadığını sadece İLLÜZYON olduğunu söyleyerek sihri inkar ediyor.
    62 - Enfal.46.Bakara.45. ve diğer geçtiği yerlerde SABIR kelimesini DİRENMEK, DİK DURMAK gibi okuyucunun yabancı olduğu manalar veriyor.
    63 - R'ad.11.ayette kiramen katibine 'KORUMA KORTEJİ' diyor.
    64 - İsra.1.ayetteki SÜBHANA "mutlak aşk" diyor.
    65 - İsra.13.ayette "unuk-boyun" kelimesine ÇABA manası veriyor.
    66 - Enbiya.35."Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz." ayetin dipnotunda "şer Allaha nisbet edilmez" diyor. Halbuki ayet Allahın hayır ve şer ile insnaların imtihan edildiğini ifade ediyor. Eğer hayır ve şerri Allah yaratmıyorsa kim yaratıyor?
    67 - Enbiya.82.ayette Süleyman as. emrine verilen cinleri "dik başlı birileri" olarak tercüme ediyor. Aslında İslamoğlunun cinler üzerindeki yorumları biribirini tutmuyor. Bu konuda kafası biraz karışık anlaşılan..
    68 - Enbiya.96.da geçen Ye'cuc ve Me'cuc için her devirde olabilecek "küresel güçler" diyor.
    69 - Hacc.23. ve geçtiği yerlerde cennette Mü'minlere mükafat olarak verilecek "ipekten elbiseleri" küçümseyerek bunlara "ÖZGÜRLÜK ÜNİFORMASI " manası veriyor! Müminler neden ahirette üniforma giyecekler, kime, niçin, nasıl özgür olacaklar ayrı bir muamma!
    70 - Kaf.17.ayettte Kiramen Katibine( her insanın sağında ve solunda bulunup kişinin iyiliklerini yazan şerefli melekler) "zıt kutuplarda konuşlanmış olan o iki unsur" manası veriyor. R'ad.11 'de KORUMA KORTEJİ demişti.
    71 - Deveye bakmıyorlar mı, nasıl yaratılmıştır! Ğaşiye:17 ayetteki "deve" kelimesini "yağmur yüklü bulutlar" manasına geldiğini söylüyor.
    72 - Tebbet suresinde Ebu Lehebin iki eline :" 1.dipnotta "lafzen:"iki eli" bir sonraki ayette yer alan mal ve kazanca delalet eder." diyerek Batını yorumlarda bulunuyor..
    73 - İslamoğlu, kader konusunda geçen bütün hadislerin Emeviler zamanında uydurulduğunu söylüyor..
    74 - Neml:82.ayette Dabbenin yeryüzünde,Dünya hayatında değil ahirette,mahşer gününde konuşacağını iddia ediyor.
    75 - Tevbe 126.ayetteki "fitne" kelimesine "skandal" diyor.
  • Karanlığın olmadığı bir dünyada ışığın bir hükmü olmadığı gibi, tek başına akıl da anlamsızdır. Annenin bilge öğüdünü ve doğanın her varlığa sınırlar koyan acımasız yasasını insan mutlaka dikkate almalı, dünyanın zıt güçler dengede tutulduğu için var olabildiğini asla unutmamalıdır.
  • Dünyanın zıt güçler dengede tutulduğu için varolabildiğini asla unutmamalıdır. Nitekim, rasyonel olan irrasyonel olanla, amaçlanan da verilmiş olanla dengelenir.
  • ADAM BU DÜNYAYA SIRF İNKAR İÇİN GELMİŞ

    Mustafa İslamoğlu'nun İNKAR Ettiği - Hadisler! - Hükümler ! - İftira ettiği alimler ! - Tahrif ettiği ayetler !!
    1 - Kaderi inkar ediyor,
    2 - Recmi inkar ediyor,
    3 - Mürtedin öldürülmesini inkar ediyor,
    4 - Miracı inkar ediyor,
    5 - Ruyetullahı inkar ediyor,
    6 - İsa a.s. Nüzulunu inkar ediyor,
    7 - Kabir azabını inkar ediyor,
    8 - Adem a.s. Cennetten indiğini inkar ediyor,
    9 - Mehdi a.s. geleceğini inkar ediyor.
    10 - Aklına uymayan bütün hadisleri "Kur'ana uymuyor" gerekçesiyle inkar ediyor.
    11 - Deccali inkar ediyor,
    12 - Ye’cûc ve Me’cûcü inkar ediyor,
    13 - Peygamber Mucizelerini kendi aklına göre tevil ediyor,
    14 - PeygamberimizinKıyamet ile ilgili hadislerinin hepsini inkar ediyor..
    15 - Sahabelere dil uzatıyor.
    16 - Afganistandaki Budist heykeller için üzülüyor.
    17 - Buhari,Müslim ve diğer hadis müelliflerini yalancılıkla suçluyor.
    18 - Adem ve Havva nın cennetten değil dünyadaki bir bahçeden geldiğini iddia ediyor.
    19 - Maide:33 ayeti;"Allah’a ve Resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır." İSLAMIN DEĞİL FİRAVUNUN HÜKMÜ DİYİYOR !
    20 - Kur'andaki bütün Mucizeleri inkar edip bunlar temsildir diyor.
    21 - Rafızi-Şiilere "Ehl-i beyt Mektebi" diyerek meşrulaştırıyor.Allahı roma putu janusa benzeten Ali Şeriati ve zındık Humeyniyi savunurken Buhari ve Müslimi,diğer islam alimlerimizi çirkef ağzıyla yalancılıkla suçluyor.
    22 - Deveye bakmıyorlar mı, nasıl yaratılmıştır! Ğaşiye:17 ayetteki "deve" kelimesini "yağmur yüklü bulutlar" manasına geldiğini yumurtluyor !!
    23 - Allah bir şeyi yaratmak istediğinde ol dediğinde hemen olmaz ,olma süreci başlar diyor !!
    24 - Adem as. cinlerden önce yaratıldığını iddia ediyor.
    25 - Adem as.ilk insan olmadığını ondan öncede bazı ADEMLERİN yaratıldığını iddia ediyor!
    26 - Adem as.mın Allah azze ve cellenin "OL" demesiyle değil "olma süreci" içinde tek hücreli canlıdan oluştuğunu,yani evrime inanıyor.
    27 - İmam Şafii'ye yalan uydurup O'nun Er-Risale isimli kitabında "Sünnetin Kur'anı neshettiğini" söylediğini uyduruyor !
    28 - imam Malik ve Ahmed bn.Hanbel'in zamanının yöneticilerinden korktukları için kitablarından bazı bölümleri çıkardığını iddia ediyor ! Halbuki İmam Ahmed'in Müsnedi kendi yaşarken yazılıp insanların elinde bulunmuyordu .
    29 - Muhaddis alimlerimizin hadis uydurduğunu uydurup onları "Hadis İdeolistleri" olarak vasıflandırıyor !
    30 - Sünnetin Kur'ana arzedilmesi gerektiğini iddia ediyor !
    31 - Resulullah sallalahu aleyhi vessellemin MUSTAKİL HÜKÜM KOYAMAYACAĞINI iddia ederken kendisi Kur'anda hiçbir delil olmadığı halde sigara için HARAM diyor ! Peygamberimizin HELAL-HARAM belirleyemeyeceğini iddia eden kimse kendisi haram koyuyor !!
    32 - Kur'anı Kerimin kelimelerini şer-i,ıstılah manalarıyla değil Mekke Müşriklerinin anladığı sözlük manalarıyla tercüme ediyor.SALAT,İPEK,DEVE kelimelerinde yaptığı gibi.
    33 - İslamoğlu İslam alimlerinden esirgediği muhabbeti Ignaz Goldziher,Toshihiko Izutsu,Muhammed Esed gibi Oryantalist-Müsteşriklerden esirgemiyor ! Bunlardan büyük bir sevgi ve saygıyla bahsediyor !
    34 - Hazırlamış olduğu GEREKÇELİ MEAL'inde sahife,paragrafyapısına kadar Muhammed Esed'in mealinden İNTİHALDE (ÇALINTI) bulunuyor.
    35 - Tefsir tarihimizdeki şazz görüşleri tercih edip kendi malıymış gibi pazarlamasını yapıyor.
    36 - Kitablarında yeterli olmayan arapça dilbilgisiyle komik-basit hatalar yapıyor
    37 - İslamda hırsızın elinin kesilmesini inkar ederek bunun Mekke müşriklerinin hukuku olduğunu iddia ediyor !
    38 - Kadının mirastaki 1/2 hakkının sabit olmayıp esnek olduğunu,değişebilir olduğunu iddia ediyor.
    39 - Ayın yarılması,küçükken peygamberimizin kalbinin yarılması ve benzeri mucizeleri inkar ediyor !
    40 - İlk kader inkarcıları Ma'bed el- CÜHENİ ve Gaylan ed- DIMAŞKİ gibilerini şehid olarak görüyor !
    41 - Erkeğin ipek ve altın yüzük takmasını helal görüyor !
    42 - İslamda Neshi inkar ediyor !
    43 - Bayındırı savunduğu videosunda Muhammed 31.ayetin kariler tarafından Mushafa yanlış yazıldığını iddia ediyor !
    44 - "Üzerinde ondokuz (muhafız melek) vardır."Müddesir:30 onun üzerinde on dokuz (melek/e) vardır." diyor.
    45 - Bakara Suresinde Yahudi ve Hristiyanların maymuna ve domuza tebdil edilmesini inkar ediyor !
    46 - Tur dağının Yahudiler üzerine kaldırılmasını mucizesini inkar ediyor !
    47 - Yahudilerin katili bulmak için ineğin bir parçasıyla ölüye vurmaları ayetini (Bakara.73) inkar ediyor !
    48 - İbrahim as.mın dört kuşu parçalayıp sonra çağırması mucizesini inkar ediyor ! (Bakara.260)
    49 - İsa as.mın bebek iken konuşması mucizesini inkar ediyor ! (A'li imran.45-46)
    50 - Musa as.Allah ile konuşmasını inkar ediyor ! (Nisa.164)
    51 - Bakara.55.ayette israiloğullarının yıldırım çarpmasını inkar ediyor,dipnotta onların akıllarının çarpılmış olduğu için böyle bir istekte bulunduğunu iddia ediyor.
    52 - Bakara.56.ayette İsrailoğullarının öldürülüp diriltilmelerine mecaz diyor.
    53 - Bakara.61.ayettin dipnotunda İsrailoğullarının lanetlenmediğini,"lanetli zihniyet vardır" diyerek açıklıyor.
    54 - Bakara.102.ayette sihri inkar ediyor.sihrin "komplo,düzen,tuzak" şeklinde anlaşılması gerektiğini söylüyor.
    55 - Bakara.259.ayette 100 yıl ölü kalıp sonra diriltilen kimsenin kıssasını "TEMSİL" olarak anlamak gerekir diyor.İslamoğluna göre kur'andaki bütün mucize ve olağanüstü olaylar "temsil ve mecazdan" ibarettir.
    56 - Al-i imran.1.ayetteki müteşabih hurufu mukattaya "hz.Peygamberinaldığı vahyi tek bir harfini dahi zayi etmeden ilettiğinin lafzi şahidi" manasını veriyor.
    57 - Nisa.153.ayette Yahudilere bir ceza olarak yıldırım çarpmasını inkar ediyor.
    58 - Maide.6.abdest ayetinde ayaklar hem yıkanabilir hemde "Ehli Beyt okuluna göre" meshedilebeilir diyor. İslamoğlunun bahsettiğ EHL-İ BEYT MEKTEBİyle neyi kastettiği ayrı bir araştırma konusu.
    59 - Maide.60.ayette Allahın Yahudi ve Hristiyanları maymun ve domuza tebdil etmesinin olmadığının bunun sadece TEMSİL olduğunu söylüyor.
    60 - Maide.114.ayette İsa. as.gökten sofra inmesini istemesinin aslında gerçekleşmediğini bununda sadece bir TEMSİLDEN ibaret olduğunu söylüyor.
    61 - A'raf.107.ayet ve devamında Musa. as. ile Firavunun sihirbazları arasındaki kıssada aslında sihir olmadığını sadece İLLÜZYON olduğunu söyleyerek sihri inkar ediyor.
    62 - Enfal.46.Bakara.45. ve diğer geçtiği yerlerde SABIR kelimesini DİRENMEK,DİK DURMAK gibi okuyucunun yabancı olduğu manalar veriyor.
    63 - R'ad.11.ayette kiramen katibine 'KORUMA KORTEJİ' diyor.
    64 - İsra.1.ayetteki SÜBHANA "mutlak aşk" diyor.
    65 - İsra.13.ayette "unuk-boyun" kelimesine ÇABA manası veriyor.
    66 - Enbiya.35."Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz." ayetin dipnotunda "şer Allaha nisbet edilmez" diyor.halbuki ayet Allahın hayır ve şer ile insnaların imtihan edildiğini ifade ediyor.eğer hayır ve şerri Allah yaratmıyorsa kim yaratıyor ?
    67 - Enbiya.82.ayette Süleyman as. emrine verilen cinleri "dik başlı birileri" olarak tercüme ediyor.aslında İslamoğlunun cinler üzerindeki yorumları biribirini tutmuyor.Bu konuda kafası biraz karışık anlaşılan..
    68 - Enbiya.96.da geçen Ye'cuc ve Me'cuc için her devirde olabilecek "küresel güçler" diyor.
    69 - Hacc.23. ve geçtiği yerlerde cennette Mü'minlere mükafat olarak verilecek "ipekten elbiseleri" küçümseyerek bunlara "ÖZGÜRLÜK ÜNİFORMASI " manası veriyor ! Müminler neden ahirette üniforma giyecekler,kime,niçin,nasıl özgür olacaklar ayrı bir muamma !
    70 - Kaf.17.ayettte Kiramen Katibine (her insanın sağında ve solunda bulunup kişinin iyiliklerini yazan şerefli melekler) "zıt kutuplarda konuşlanmış olan o iki unsur" manası veriyor. R'ad.11 'de KORUMA KORTEJİ demişti.
    71 - Deveye bakmıyorlar mı, nasıl yaratılmıştır! Ğaşiye:17 ayetteki "deve" kelimesini "yağmur yüklü bulutlar" manasına geldiğini sÖylüyor.
    72 - Tebbet suresinde Ebu Lehebin iki eline :" 1.dipnotta "lafzen:"iki eli" bir sonraki ayette yer alan mal ve kazanca delalet eder." diyerek Batını yorumlarda bulunuyor..
    73 - İslamoğlu, kader konusunda geçen bütün hadislerin Emeviler zamanında uydurulduğunu söylüyor..
    74 - Neml:82.ayette Dabbenin yeryüzünde,Dünya hayatında değil ahirette,mahşer gününde konuşacağını iddia ediyor.
    75 - Tevbe 126.ayetteki "fitne" kelimesine "skandal" diyor.