Daha dün seyrederdi eski rüyalarını,
Kalbimin dört duvarı böyle değildi, Kadın!
Bir el o perde perde örümcek ağlarını
Sen geleceksin diye oradan sildi, Kadın!
Zülfünün yay gibi kuvvetli çelik tellerine
Takılan gönlüm asırlarca peşinden gidecek,
Sen bir ahu gibi dağdan dağa kaçsan da yine
Seni aşkım canavarlar gibi takip edecek...
Güvenine, inanına lâyık olmaktır aşk : içiyin : derinliğinin : üzerine yumulduğun o kaynak var ya : yazıyı yazı yapan : her gün and içeceksin, bir engeli daha aşmaya : yazıyı yüreğine götürüp götürüp pişirmek demektir bu da. Aşkta kavrul ki yazı da kavrulsun okunur : yapıt, insana, omuriliğinden de yakın olmalıdır : eklemleniştir : kesik, kesiğe bağlanır...
Sayfa 23 - Edebiyat Dergisi Yayınları·Kitabı okudu
"Ben Cuma namazına gidiyorum. Bir saat içinde dönerim." dediğimde, sekreterin gözleri fal taşı gibi açıldı. Ortaköy Camii'nde, Allah'a ciddi ciddi yalvardım: "Yâ Rabbim, senin huzuruna bu kılıkla çıktığım için beni bağışla. Haddimi aştığımı seziyorum Allah'ım. Kabalık ettiğimin farkındayım, üzgünüm. Sana bu yapay elleri açarak dua ediyorum, fakat bunu küstahlığımın değil, acizliğimin bir delili say. Tarumar yüreğime bak Yâ Rabbim; senin lütfunla [sanırım] hâlâ bana ait olan yüreğime bak..."