1000Kitap Logosu
Gökhan Aşkın BEKTAŞ
Gökhan Aşkın BEKTAŞ
Gökhan Aşkın BEKTAŞ
TAKİP ET
Gökhan Aşkın BEKTAŞ
@zizou2352
Hitit Üniversitesi, İİBF Siyaset ve Sosyal Bilimler ABD, Siyaset Felsefesi
Arşiv Sorumlusu
Yüksek lisans
Çorum
Ordu
Erkek
87 okur puanı
15 Ara 2018 tarihinde katıldı.
208
Kitap
62
İnceleme
25
Alıntı
15
İleti
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
Gökhan Aşkın BEKTAŞ
Kabala Bilimi'yi inceledi.
1056 syf.
·
10/10 puan
İnsanın doğanın ve tanrının apriorik varlığı temelinde kökeni ve amaçsallığı çocukluğuma değin dayanan bir kişisel savaşım olmuştur bu temelde çalışmadığım çok az mitolojik kaynak kalmıştır ve nihayetinde Kabala bu anlamda beni tatmin eden ilk ekol olmuştur. Uzunca bir süredir çalıştığım bir konu Kabala ve gerçekten sistematik bir şekilde yaratılış ve bu yaratılışın arkasında ki niyeti ortaya koyuyor. Derler ya gerçek soruyu ortaya koyabilmektir çözüm diye Kabala bunu çok güzel bir şekilde açıklıyor dostlar. Kitap adına Spoil vermemek için detaya girmiyorum ama temel denklem almak-vermek üzerine kurulu ve bunun bir anlamda karesini alarak; almak için almak, vermek için almak, vermek için vermek ve almak için vermek konularına indirgeyebiliriz. Sırasıyla gidersek almak için alan hazcıdır ve gölgesini yakalamaya çalışan biri gibi emekten,paradan sürekli ziyandadır,iki yakası bir araya gelmez bir türlü bu insanların. Vermek için verense gizli bir egoisttir (bknz; Haluk Levent ahbap zırvalığı) ve zamanında ki hatalarını topluma iyilik yapmak için satar. Almak için verense sinsi insanlardır ve 3 ü ancak 5 alabileceğini hissettiği zaman verirler. (Bir dayı olarak söylüyorum dayılar genelde böyledir her ailede çakal bir dayı vardır :) ) bu tiplerin ayakları maneviyatta ( ki oraya basıp amaçlarına ulaşırlar) kafaları maddiyattadır. İşte Kabala’nın tek meselesi kişiyi bu sapkın 3 yoldan alarak vermek için alan- almayı isteyen bir insan- haline getirmek. Çünkü tanrı sınırsız veren olarak insana çok şey vermeyi istiyor fakat insanın asli anne ve babasına benzemesi (yani tanrısına ulaşması) evlatlarına vermek için alması daha doğrusu almak istemesi… Bu anlamda bizdeki vahdeti vücut, südur teorisi ve kainatın Esma-ül Hüsna ile kuşatılması fikirlerine çok benzeyen Kabala bu düşünceleri adeta bir makina gibi anlatmış. Özellikle Spinoza’nın panteizmi ile bu anlayış arkasında ki ruh ile berebet aşkın tanrıyı açıklamaya çalışması salt “doğacılıltan” kurtararak adeta mekanik bir panteizm teorisi ortaya çıkmış ki harika bir şekilde işleyen sistemi anlayabiliyorsunuz. Sonuç olarak dilinin ağırlığı ve kavramsal hacmi ile başetmeyi göze alıyorsanız (daha da doğrusu buna cüret edecek kadar hayatınız boktanlaşmışsa) şiddetle okuyun derim hayat kurtarır. Nitekim kurtardı da -tecrübe ile sabittir-. Bir çok terim aramice,Süryanice Arapça ve genelde de İbranice fakat bu zorluk büyük bir kapı açıyor. Son bir dipnot olarak eklemekte fayda var ki; Kabala hakikaten Yahudiliğin bir arka kapısı değil Tevrat ve Zebur’u da okumuş biri olarak ne bir propaganda ne de bir misyonerlik sezmedim ben. Sadece doğayı doğa olarak inceleyip tanrının ne yapmak istediğini anlamaya çalışan neredeyse 5000 yıllık bir ekol Kabala ön yargılarını yıkmadan yeni biri olamazsınız ve zaten ön yargılarınız hayatınızı boktan yapan. Şiddetle tavsiye edilir Saygılar sunarım.
Kabala Bilimi
9.5/10
· 14 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
6