"Köydeki erzaklar, onları bir süre idare eder. Hem, biraz açlıktan, kimsenin öleceği yok," dedi, bezgin bir sesle. Dante ve Arm, göz göze geldiler ama ikisi de oğlana cevap vermeye kalkmadı. Yaşamayan kimsenin bilemeyeceği o sırrı paylaşarak susmak, daha kolaydı. Hiç açlıkla sınanmamış birine, bunu nasıl anlatabilirlerdi ki?
Açlık, onların kaderiydi. Açlık, onları bir bıçak gibi bilemiş ve oldukları kişi yapmıştı. Açlık, halklarını delirtmiş; birçoğunu öldürmüş, kalanları ise zalim birer mahlukata dönüştürmüştü. Dante, açlığın insana ne yaptığını çok iyi biliyordu. Açlık, insanı özündeki en karanlık şekle sokuyordu. Yapamayacaklarının sınırları olmadığını öğretiyor, en masumu bile, elinde kanla bırakıyordu. Açlık, seni gölgenle tanıştırıyordu.
"Umarım," diye mırıldandı, Dante. Umarım, açlık, kimseyi gerçekten öldürmezdi.