Sümbül Yanardağı'nın talanında bulunmuş paramparça bir cerendi, ipekten damıtılmış lacivert sevdanın çok çocuk öldürdüğü bir hatayı anlayarak başladı aşka ve süreğen bir tutkuyla kısalttı sevişmeleri. Bu yakası paçası darmadağın kentin girişinde mutsuz bir adam, mutsuz bir hayat, yaşanmamış bir deniz yolculuğu, bir tür... bir tür... Nereye gizleyeceksin kendini (çocuklar sırlarını aynaların arkasına saklarlar ya), nereye sokacaksın başını, kanayan göğsüne hangi yüzü banacaksın; hangi in, hangi zula sona dek taşıyacak sana ait olan diğerini? Gelmiyor işte beklediğin mektup, çalmıyor sevdiğin kapını! Bu hüznü kimse ilhak etmez.
Şiir
şimdi tutumlu harcıyorum sesimi şimdi şiir zula yok ki başka kelimeler
O kadar güzel, farklı ve yalnızdılar ki eninde sonunda başlarına bir şey gelecekti.
Sayfa 63·Kitabı okudu
Nereye sokacaksın başını, Kanayan göğsüne hangi yüzü banacaksın; Hangi in, hangi zula sona dek taşıyacak Sana ait olan diğerini, Gelmiyor işte beklediğin mektup Çalmıyor sevdiğin, kapını! Bu hüznü kimse ilhak etmez
Sayfa 65·Kitabı okudu
Alıntı
Zula
Her filozof bir felsefeyi de gizler; her görüş aynı zamanda bir zuladır, her söz aynı zamanda bir maske.
Sayfa 226·Kitabı okudu
... nereye gideceğini bilmiyordu. Artık ne küçük sopalar diyarı ne Bill ne de Dease Nehri kenarında ters dönmüş kanonun altındaki zula umurundaydı. Ona sadece "yemek" fiili yükleniyordu. Açlıktan delirmek üzereydi.
Sayfa 13·Kitabı okudu