Hepimiz duygularımız, düşüncelerimiz, deneyimlerimiz ve ilişkilerimizin sonucunda büyüyen, var olan kişilikleriz. Bizler bir hayatı oluşturan parçaların bütünüyüz.
Yaşadıklarımız nelere dikkat edeceğimizi belirliyor. Bu yüzden bizim için önemli şeyler, her şeyi unuttuktan sonra aklımızda kalanlar oluyor.
...
Bu kitapta benliğini arayan küçük bir çocuğun ve ailesinin çetin hikayesi anlatılıyor. Yine gerçek olması beni etkilemesinin başlıca sebebi.
Dibs hepimizin içinde bir yerlerde istediği şeyi istiyor: Değerli bir insan olduğunu hissetmek için bir fırsat. Onurlu bir insan olarak istenmek, saygı görmek, kabul edilmek...
Yazarın düşüncesine tüm kalbimle inanıyorum ve saygı duyuyorum. "Bir çocuk fırsat verildiğinde, dürüst ve içten bir iletişim kurma yeteneğine sahiptir."
Burada tüm samimiyetimle, aslında pek ilgi duymadığımı zannettiğim çocuk psikolojisi ve oyun terapisi alanında aslında var olan bilgi eksikliğimi farkettiğimi itiraf edebilirim. Bu konuda daha fazla okuma yapmaya ihtiyacım var. Kim bilir belki, bu alanda okuyacağım bir sonraki kitap Alice Miller' dan 'Yetenekli Çocuğun Dramı' olur :)
Herkese keyifli okumalar dilerim.