İnsanlar kendi benliğini seyretmeye ihtiyaç duyuyorlar. Her yerde kendimizi görmek, seyretmek istiyoruz. Bununla da kalmayıp başkaları da bizi seyredip beğensin istiyoruz. Neticesi oldukça vahim; derinlik kendini sığlığa terkederken manada yerini surete bırakıyor
“Bize bu dünyada perde olmayacak, âhirette hesabı sorulmayacak ve bizim orada cezalandırılmamıza yol açmayacak rızık ver! Bizi hevâ ve hevesten, şehvetten ve nefsî hırslardan korunmuş olarak tevhid ve şeriat ilminin yaygısı üzerinde tut!”
Bir mümin Allah'ın birliğini ve Rablığın da sadece O’na ait olduğunu bildiği hâlde, Mevlâ'sını bırakıp da bir başkasına dileklerini arz etmesi ne kadar çirkindir! Hâlbuki o mümin Allah'ın şu ayetini bilmektedir:
“Allah kuluna kâfi değil mi?”
Sen Yaradan’ın büyüklüğünü yüreğinde ve zihninde hissetmediğin sürece öteki yaratılmışlarla birliktesin, hissettiğinde ise bütün kâinat seninle birlikte...