Yazar Mescid-i Aksâ ziyaretinde bulunma olasılığı olan her müslüman için tabiri caizse el kitabı tadında bir kitap hazırlamış.Görsel eklerin yanında bilgi ve bilinçlendirici bölümlerle dava şuuruna sahip olmanın ilimsiz olmayacağını göstermiş.
Mescid-i Aksâ'nın kapıları gibi bazı konularda detaylı bilgi verilmemiş olmasını eksik bulmakla beraber bireysel olarak yapılacak tamamlayıcı çalışmalara kapı aralayabileceğini düşünüyorum.
Kitapta da bahsi geçtiği üzere söz konusu Mescid-i Aksâ ise orada Osmanlı,Memlükler,Eyyübiler olmak üzere birçok devletin izine rastlıyoruz.Hakimiyeti sağlayan her devlet mescidimizde kalıcı eserler bırakmak için adeta birbiriyle yarışmış.Mescid-i Aksâ'da müslümanların ibadet hayatını kolaylaştırıcı sayısız eserle onları hayırla anmamıza vesile olmuş.Bu hususta kendime çıkardığım dersi sizlerle paylaşmak istiyorum.Hangi devirde yaşarsak yaşayalım hayırla anılma çabası içerisinde olmak ve bizim olana sahip çıkmak zorundayız.Bu uğurda elimizden gelen her ne ise onu yapmak üzerimize bir borçtur.Ecdadın izinde onların yaptıklarını özümseyerek ve üzerine ekleyerek..
Son olarak 'Kudüs Yolcusuna Birkaç Tavsiye' bölümünün üzerinde uzun uzun düşünmeliyiz.Özellikle son dönemde Kudüs'e giden sayısındaki artışı görebiliyoruz.Kudüs için yapılabilecek en iyi şey oraya gitmektir.Ancak her şeyin bir usulü olmalı.Kudüs'e öfke kusmak için gidilmez.Kudüs'e gövde gösterisi yapmak için gidilmez.Oraya gittiğimizde üzerimizde hem Filistinli müslümanların hem de bizden sonra oraya gidecek turların sorumluluğunu taşıyoruz.Bu sebeple itidalli ve şuurlu müslümanlar olarak davranma hususunda çaba göstermeliyiz.