Büyük Osmanlı Projesi

1,0/10  (1 Oy) · 
27 okunma  · 
1 beğeni  · 
687 gösterim
Bir bakıyorsunuz Belçika'da bir "Türk köyü", bir bakıyorsunuz Himalayaların eteklerinde bulunan Keşmir eyaletinde de kendilerine "Osmanî" diyen Türk Köyleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği... ingiltere Parlamentosu üyesi olup şimdilerde Londra Belediye Başkanlığı yarısına giren Boris Johnson'ın son Osmanlı İçişleri Bakanı'nın torunu olduğu haberi gazete manşetlerinde çınlarken, Meksika'da bir Osmanlı çeşmesinin ortaya çıktığı notu düşüyor önümüze. Nicolas Sarkozy'nin de. Fidel Castro'nun da atalarının Osmanlı Yahudisi çıkması yetmiyormuş gibi, besteci Wagner'in Sultan Abdülaziz'den para yardımı istediğini, Abdülhamid'in Pasteur'e beraber çalışma teklifinde bulunduğunu okuyoruz hayretle.
Ve düşünüyoruz: Acaba tarihimiz hakiki çehresiyle arz-ı endam ettiğinde nasıl bir manzara karşısında kalacağız?
Misak-ı Millî sınırlan içinden görmeye ve düşünmeye alıştırılmış bir neslin dramıdır yaşadığımız. "Biz neydik?" sorusu, ete şaplanan bir kurşun gibi hemen her adımda karşımıza çıkıyor veya biz hatırlamak istemesek de, başkaları tarafından çıkarılıyor. Bunun en son örneğini, Avusturya sağının temsilcisi Andreas Möller'in, "Türkler AB'ye girerse Viyana'yı kaybederiz' mealindeki demecinde gördük. Demek ki, dedik, bu demeci okuyunca, biz unutsak da dünya bizi unutmuyor.
Mustafa Armağan son kitabı BÜYÜK OSMANLI PROJESİ'nde bu nicedir unuttuğumuz dünyanın kapılarını açıyor önümüze ve bize bir hafıza tazelemesi çalışması öneriyor. "Hatırla onu!" ikazı, kitabın her satırında karşımıza çıkıyor ve giderek "Hatırla kendini!" uyarısına bürünüyor. Osmanlı'yı, yaşadığı çağların küresel aktörü olarak konumlandıran ve bu yüzden de küreselleşmekte olan dünyamızda bunu daha önce tecrübe etmiş bulunan Osmanlıların birikiminden yararlanmanın önümüzü görmemize yardım edeceğini vurgulayan yazar, hem "küresel tarih" çalışmalarına Osmanlı'nın katkılarına atıfta bulunuyor, hern de Osmanlı tecrübesinin kendiliğinden bir 'oluşum' değil, bilinçli bir 'proje' olduğuna dikkat çekiyor.
Armağan, "BÜYÜK OSMANLI PROJESİ" adını verdiği bu projenin ana hatları hakkında ufkumuzu genişletecek bilgiler veriyor ve daha da önemlisi, Türkiye'nin içine girdiği yeni bir gelişme çizgisinde 'Bir kere başarılan neden bir kere daha başarılanlasın?' sorusunun umut vadeden kuyusu içine gömüyor okurunu.
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    288
  • ISBN:
    978-975-263-689-7
  • Yayınevi:
    Timaş
  • Kitabın Türü:
ihtiyar 
24 Ağu 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Osmanlı İmparatorluğunu kesitler halinde anlatan tarihi olayları kaleme almış yazar. Kitabın ismine bakarak bir proje anlattığını düşünmeyin, tarihte Osmanlı'yı anlamak, savaşlarla, devlet yönetimiyle, ordusuyla, donanmasıyla, sömürgeci olmayan yaklaşımlarıyla, devşirme sadrazamları ve devlet adamlarıyla, diğer devletlerle yaptığı anlaşmalarla, bazı padişahların devlet adamlığı dışındaki meziyetleriyle vb. konularla Osmanlıyı anlatan, geçmişini bilmeyenlerin, anlamayanların geleceği şekillendirmelerinin mümkün olamayacağı ana fikri kapsamında kitabı değerlendirmek doğru olacaktır. Tarih bilgimize katkı sağlayacak, akıcı bir dille anlatımı olan faydalı bir kitap diyebilirim.