10,0/10  (1 Oy) · 
10 okunma  · 
1 beğeni  · 
605 gösterim
İstanbul’da Hacı Ahmet Bey adında bir bey yaşardı. Varlığı , bilgisi, efendiliği ile kente ün salmıştı. Gününü kütüphanede kitap okuyarak, kalan zamanını da oğluna ayırırdı. Oğlu Veli babasının üzüntü kaynağıydı, velinin en kötü huyu savurganlığıydı. Yaşı 20 olduğunda ne bir kazancı ne de bir mesleği vardı. Babası üzüntüden yatağa düştü ve oğlunu yanına çağırarak öğütlerde bulunuyor. Diyor ki: "Savurganlıktan vazgeç, eğer yokluğa düşersen sakın konağı satma. Eğer konağı satacak duruma düştüğün gün tavandaki halkaya ip geçir iki ucunu beline bağla ve kendini boşluğa bırak,"dedi ve soluğu tükendi. Zamanla babasından kalan her şeyi tüketti. Aradan bir kaç yıl geçti ve yokluk içinde kıvranmaya başladı. Artık arkadaşları arayıp sormuyorlardı. Hatta "Deli Bey babanın onca varlığını nasıl yiyip bitirdin,"diye dalga geçiyorlardı.

Artık yaşama fazla dayanamayacağını anladı. Konaktan başka satacak bir şeyi kalmadı ve babasının son isteğini yerine getirmek için babasının odasına gitti. Tavandaki halkaya ipi geçirerek beline doladı, tavana tırmanmaya başladı, tavandaki tahta kırılıp başına altın yağmaya başladı. Deli Bey ağlayarak babasının mezarına koştu "bana yaptığın son iyiliğin değerini bileceğim diyerek dua etti. Tavandan dökülen altınlarla konağı yeniden döşedi. İyi bir iş kurdu çalışmaya başladı. Boş zamanlarında kitap okuyarak kendini yetiştirdi ve babası gibi saygılı, görgülü, hayırsever bir bey oldu.

stanbul’da Hacı Ahmet Bey adında bir bey yaşardı. Varlığı , bilgisi, efendiliği ile kente ün salmıştı. Gününü kütüphanede kitap okuyarak, kalan zamanını da oğluna ayırırdı. Oğlu Veli babasının üzüntü kaynağıydı, velinin en kötü huyu savurganlığıydı. Yaşı 20 olduğunda ne bir kazancı ne de bir mesleği vardı. Babası üzüntüden yatağa düştü ve oğlunu yanına çağırarak öğütlerde bulunuyor. Diyor ki: "Savurganlıktan vazgeç, eğer yokluğa düşersen sakın konağı satma. Eğer konağı satacak duruma düştüğün gün tavandaki halkaya ip geçir iki ucunu beline bağla ve kendini boşluğa bırak,"dedi ve soluğu tükendi. Zamanla babasından kalan her şeyi tüketti. Aradan bir kaç yıl geçti ve yokluk içinde kıvranmaya başladı. Artık arkadaşları arayıp sormuyorlardı. Hatta "Deli Bey babanın onca varlığını nasıl yiyip bitirdin,"diye dalga geçiyorlardı.

Artık yaşama fazla dayanamayacağını anladı. Konaktan başka satacak bir şeyi kalmadı ve babasının son isteğini yerine getirmek için babasının odasına gitti. Tavandaki halkaya ipi geçirerek beline doladı, tavana tırmanmaya başladı, tavandaki tahta kırılıp başına altın yağmaya başladı. Deli Bey ağlayarak babasının mezarına koştu "bana yaptığın son iyiliğin değerini bileceğim diyerek dua etti. Tavandan dökülen altınlarla konağı yeniden döşedi. İyi bir iş kurdu çalışmaya başladı. Boş zamanlarında kitap okuyarak kendini yetiştirdi ve babası gibi saygılı, görgülü, hayırsever bir bey oldu.v
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2000
  • Sayfa Sayısı:
    64
  • ISBN:
    978-975-405-808-6
  • Yayınevi:
    Altın Kitaplar
  • Kitabın Türü: