Din - Kent ve Cemaat Fethullah Gülen Örneği

9,0/10  (1 Oy) · 
2 okunma  · 
1 beğeni  · 
511 gösterim
Fethullah Gülen'in küresel dönemini iki ana devrede düşünmek mümkün: Biri, 16 Haziran 1991'de vaazlarına son vermesiyle ulusal ölçekte bir açılım yapmaya karar vermesi, diğeri kuşkusuz 21 Mart 1999'da yurt dışına çıkmak zorunda kalması...

Ana hatlarına işaret ettiğimiz hayat hikâyesi, bize, Hocaefendi'nin kişisel hayatının Türkiye'nin 20. yüzyılın ikinci yarısından sonraki toplumsal, ekonomik ve politik gelişmesiyle paralel cereyan ettiğini göstermektedir. 1950'lerden sonra ilk büyük göç dalgası başlamış ve bu toplumsal hayatın derinden sarsıntı geçirmesine yol açmıştır. Belki bu dalganın meydana getirdiği hareket içinde Hocaefendi, Erzurum'dan Türkiye'nin batısına taşınmaktadır. İkinci büyük göç dalgası 1970'lerde ve üçüncüsü 1990'larda cereyan eder. Üçüncü büyük dalga, Türkiye'nin beşerî potansiyelini dış dünyaya taşımaktadır.

Hocaefendi 1990'ların başında yerel ve ulusal olanı geride bırakıyor, küresel bir bakış açısından yeni bir dil ve yaklaşım tarzı geliştiriyor. Demek ki, ne Türkiye ne Türkiye'deki İslâm, vukû bulmakta olan toplumsal ve küresel gelişmelerin gerisinde kalmıştır; tam aksine Hocaefendi'nin biyografisinde kristalize edilecek olursa her şey tam zamanında gelişmelere eşlik ederek yaşanmıştır. Bu, aslında İslâm'ın sadece modern dünyaya değil, sahici ve zaruri toplumsal değişmelere olan intibak kabiliyetini göstermesi bakımından önemlidir. Aynı tarihsel zamanlarda sol, sosyalizm tarih sahnesinden çekilir, milliyetçi veya ulusalcı ideolojiler sıkışmışlık (kabz) hali içine girer ve 19. yüzyılın pozitivist dünyasında formüle edilen Türk modernleşme projesi sorunların parçası haline gelirken, İslâm hem değişime intibak ediyor hem yeni yol haritalarına işaret ediyor. Bu konuda hiç kuşkusuz Fethullah Gülen tek başına değildir, başka biyografilere de yakından ve bu gözle bakıldığında benzer paralellikler görülecektir.
(Tanıtım Yazısından)