Fırlama Profesör

8,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
1 beğeni  · 
339 gösterim
Ah, orta yaş! Sorgulanan hayatlar. Pişmanlıklar. Mizah ve kırık kalpler. Hayatı ciddiye almayı reddeden bir profesör...

Hank Deveraux, küçük bir Amerikan üniversitesindeki İngilizce Bölümü'nün zoraki başkanı. Aynı hafta içinde kızgın bir meslektaşı burnunu yaralıyor, karısının dekanla ilişkisi olduğundan kuşkulanıyor, birbirinin ayağını kaydırmaya çalışan meslektaşlarına çalımlar atıyor, güzel bir asistanın ona asıldığını sanıyor ve kampustaki kazları öldürme tehdidiyle yerel televizyonun gündemine oturuyor.

Bir yandan da karışık duygular beslediği çapkın babasıyla ilişkilerini sorguluyor...

"Russo'nun romanının tam ortasında alaycı, kocaman bir yürek çarpıyor."
- The New Yorker

"Okuduğum en komik ciddi kitap..."
- Tom De Haven / New York Times Book Review
(Arka Kapak)

Radikal, 3 Şubat 2006, Z.Heyzen Ateş

Aynı sonuca ulaşan iki teori varsa teoriler arasından basit olan doğru seçimdir. William of Occam, Occam'ın Usturası Teorisi (1320)

İyi ki bu kitaplar var. Kanlı bıçaklı 'bestseller'lar, bitmek bilmez komplo teorileri, artık vıcık vıcık olmuş aşk ilişkileri ve cinayetlerle dolu, 'rahatça okunabilen' kitaplar dünyasında, sade ama incelikli bir dille yazılmış, sıradan (sıradan derken "sandaletli ayakları altında dünyayı titretmeyen" kahramanlara sahip kitapları kastediyorum), hayata dair öykülerin anlatıldığı kitaplar. Pulitzer Ödüllü Richard Russo'nun Fırlama Profesör'ü gibiler... Hiç abartmadan söylüyorum, Russo, kitaplarıyla edebi kitap/'bestseller' sınırının bu kadar keskin olmadığını ispatlayan yazarlardan biri.

Edebiyatta gittikçe aşırılığa başvurulan (daha fazla kan, daha imkânsız aşklar, daha karmaşık komplolar vb.) günümüzde, 'basit' insanların kendilerini düşürdükleri durumların anatomisi böylesi güzel bir dille yapıldığında ve ironinin dozu da kalemi sağlam bir yazar tarafından ayarlandığında, kişi, kitap okumanın tadını hatırlıyor. Klasiklerle karşılaştırmıyorum Russo'yu, yanlış anlaşılmasın, ama yukarıda bahsettiğim çizgi üzerinde oynamaktan ve ucuzlatmadan rahat okunur bir kitapyazabilmekten bahsediyorum. 'İnsani' bir kitaptan. Ne var ki gittikçe zorlaşıyor bu tür kitaplarla karşılaşmak.

Gereksiz durumlar

Fırlama Profesör, West Central Pennsylvania Üniversitesi'nde, İngilizce departmanında görevli William Henry 'Hank' Devereaux Jr.'ın hayatından bir kesiti ve içine gömüldüğü son derece gereksiz, son derece gereksiz oldukları için de (abartılı olmakla beraber) son derece gerçek olan karmaşaları konu alıyor. Aile içindeki problemler, akademik hayattaki problemler, sistemin kendisiyle yaşanan problemler. Gündelik hayatı alaycı bir eleştiri yağmuruna tutmak. Aslında sıradan bir adam Henry. Babası 'büyük yazar', şanı şöhreti alıp yürümüş, egosu rakip tanımaz akademisyen William Henry Devereaux sayesinde akademik dünyada kabul görmüş, buna karşın babasından kesinlikle hazzetmeyen kahramanımızın hayatı da kendisi gibi 'sıradan' kişilerle dolu elbette: Henry'nin karısına hafiften âşık olan en yakın arkadaşı Teddy Barnes, Teddy'nin başkasıyla bir ilişkisi olduğu yolunda söylentiler duyduğu karısı June, baş belası yaşı geçkin 'primadonna-şair' Gracie DuBois, en 'erkek' feminist saplantılarıyla iş arkadaşı Campbell 'Orshee' Wheemer, yaşlı Kazanova Tony Coniglia, Henry'nin yaptığı hiçbir espriye gülmemeye yeminli ezeli düşmanı ve komşusu Paul O'Rourke, karısı Lily (kadının durumunu düşünün bir, birkaç günlüğüne tatile gidiyorsunuz ve döndüğünüzde kocanızı ya hapiste ya hastanede buluyorsunuz), kıskançlıkları, kazaları, kontrolsüz hareketleri, birinden çıkmaya çalışırken bir diğerinin içine düştüğü kendini düşürdüğü umutsuz durumlar, bir süre sonra onun gözünden görmeye başladığımız haliyle dünyası.. Çevresindeki insanlarla ve kendisiyle ilişkilerini gözden geçirme sürecindeki orta yaşlı bir profesörde ilgi çekici ne olabilir diye düşünüyorsanız, çok yanılıyorsunuz, derim. Richard Russo'nun kaleminde bu öykü yer yer sesli kahkaha atmanıza neden olacak bir tür başyapıta dönüşüyor çünkü.

Kendi duygularına kör, olayları Occam teorisi misali, olabildiğince basite indirgemeye çalışarak değerlendiren bir adam hayatıyla yüzleşmek zorunda kalırsa ne olur? Çevresinde yer alan karışık duygular beslediği kadınlar, bu kadınların yol açtığı aksaklıklar, alkollü araba kullanma sonucu başa gelen tek gecelik bir hapishane macerası, tehdit edilen/rehin alınan bir ördek, kafası karışık bir kız evlat, onu nekrofiliye dair öykülere boğan saplantılı bir öğrenci, hırslı insanlarla dolu bir İngilizce departmanı, ekonomik sorunlar ve kahramanın kendini alaycılık aracılığıyla dünyaya kapatma yeteneği. Henry Devereaux kitabın her sayfasında kendini garip durumlara düşürebilme yeteneğini bir kere daha ispatlıyor okuyucuya. Ve açıkçası bir yandan 'bu kadar da olmaz' dedirtirken diğer yandan o kadar da 'neden olmasın' ki... Kimsenin durup dururken bir ördeği rehin almayacağı düşünülecek olursa olayların akışının Henry'yi ne hâle getirdiğini tahmin edebilirsiniz sanırım. Böylesi profesörler gerçek hayatta var olabilselerdi, üniversite hayatı kesinlikle çok daha anlamlı olurdu diye düşünmeden edemiyorum. Oysa romanlarda bile varolma güçlüğü çekiyor artık bu karakterler.
Paul Newman'ın tam da Paul Newman'lık bir oyunculuk sergilediği ve Oscar'a aday gösterildiği, Russo'nun aynı adlı romanından uyarlanan Nobody's Fool (bizde Yaşamın İçinden adıyla gösterildi) filmi size bu kitaptan ne bekleyebileceğinize dair bir ipucu verecektir. Daha ne diyeyim, keşke Galata Yayınları, yazarın Pulitzer Ödülü aldığı kitabı 'Empire Falls'ı da çevirip yayımlasa; daha da doysak Russo'ya.

Derhal annemi yıpratmak için kendi planımı yürürlüğe koydum. Onunkinin aksine benimki sade ve kusursuzdu. Sabahları köpeklerden bahsederek uyanıyor, geceleri onlar hakkında konuşarak uykuya dalıyordum. Annemle babam konuyu değiştirdiklerinde ben aynı konuya geri dönüyordum. "Köpeklerden bahsetmişken" diye, annemin bir çatal dolusu rostosu ağzımdan sarkarken söze başlayıp sürdürüyordum. Belki de hiç kimse köpeklerden bahsetmiyordu ama zararı yok, biz şimdi onlardan söz ediyorduk ya! Her iki haftada bir, kütüphaneden köpekler hakkında yarım düzine kitap alıp açarak evin sağına soluna bırakıyordum. Sokaktan geçen, televizyondaki, annemin abone olduğu dergilerdeki köpekleri gösteriyordum. Her yemekte değişik cinslerin göreceli değerlerini tartışıyordum. Babam söylediklerimi çok ender dinlerdi fakat annemin kişiliğinin temel direklerinin benim ısrarcı gelgitlerimin tuzlu sularında aşınmakta olduğunu görmeye başladım. Tam bir yıkıma yakın olduğuna karar verdiğimde harçlığımdan biriktirdiğim her kuruşu alarak köşedeki pahalı evcil hayvan dükkanından göz kamaştırıcı, mücevher gibi bir köpek tasması ve kayış seti aldım.

Sürekli "Köpek demişken" diye söze girdiğim bu dönemde ben örnek bir çocuk değildim. "Bir köpeği kazanmam" gerekiyordu ve bu konudaki performansımı anlayabilmek için sürekli annemi kontrol ediyor ve bir köpeğin ne kadarını hak edebildiğimi anlamaya çalışıyordum, fakat davranışlarımın zerre kadar değiştiğini sanmıyorum. Aslında kötü bir çocuk değildim. Sadece gürültücü, meşgul, sürekli bir şeyler isteyen bir çocuktum.
(Kitaptan)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2006
  • Sayfa Sayısı:
    486
  • ISBN:
    9789753224093
  • Orijinal Adı:
    Straight Man
  • Çeviri:
    Fezal Gülfidan
  • Yayınevi:
    Galata Yayıncılık
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 1 Alıntı

Doğrusunu söylemek gerekirse, ben kolay bir adam değilim. Eğlenceli olabilirim ama deneyimlerime göre, çoğu insan eğlenmek istemiyor. Avutulmak istiyor. Ve, tabii ki, benim eğlence kavramım sizinkiyle aynı olmayabilir. Sinemaya gittiğinde "ben sadece eğlenmek istiyorum" diyenlerle aynı fikirdeyim. Bu popülist duruşum, akademisyen meslektaşlarım tarafından basitlik, safdillik ve kuşkulu bir analitik ve eleştirel keskinliğin delili sayılarak alay konusu oluyor. Ama bir önceki ifademi kabul ediyorum. Ben de sadece eğlenmek istiyorum. Sadece eğlenmek isteyen diğer insanları eğlendiren şeylerin beni hiç bir zaman eğlendirmemesi, aramızda felsefi uyumsuzluk yaratmaz. Sadece, birlikte sinemaya gitmemeliyiz anlamına gelir.

Fırlama Profesör, Richard Russo (Sayfa 13)Fırlama Profesör, Richard Russo (Sayfa 13)