Hoşçakal Diyemeden Sana

0,0/10  (0 Oy) · 
0 okunma  · 
0 beğeni  · 
321 gösterim
"Kaalû belâ" demiştik hatırlarsan, ezelde Rab sorduğunda; "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" diye.
Sonra unuttuk, nisyana mahpus kaderimizle birbirimizi.

Rüya dedik adına, hayal dedik; hatırlar gibi olduk. Sonra ilk fırsatta yeniden unuttuk. İşimize geldiği için belki, belki de acizliğimizden, taşıyamadığımız için bu asil yükü.
Bilip de geldik! Fakat yine de ne kadar bilebilirdik ki?
Çünkü en bilmemiz gerekeni unutmuştuk!

"Garip bir şekilde hatırladığımdan beri seni, yaşamda hiçbir şeyin sürpriz olmadığını fark ettim yeniden. Bir yaşanmışlık söz konusuydu. Yoksa insan nasıl birbirine karşı böylesi bir yakınlık hissi taşıyabilirdi?"

"Hoşçakal diyemeden sana" genç bir adamın hatırlama serüvenine dair; bir kopuş, kayboluş ve buluş öyküsüdür.

Arayışının en sonunda nerede son bulacağını henüz kendisinin de tahmin edemediği bir yolculuk.

Hatırlamaya talip, yolda olanlara ve bu yola aşkla tutunanlara ithaf bir "aşk" hikâyesidir "Hoşçakal diyemeden sana." Yazarken aldığım keyfi, sizlerin de okuyarak alması umudu ve duasıyla...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2012
  • Sayfa Sayısı:
    323
  • ISBN:
    978-605-4611-13-3
  • Yayınevi:
    Mola Kitap
  • Kitabın Türü: